BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

KAZAKİSTAN ÜZERİNDEN TÜRKİYE KUŞATMASI!

Kazakistan, Sovyet Rusya’nın çöküşünden sonra 16 Aralık 1991’de istiklâline kavuşmuş bir Türk Devletidir. Ancak, bu, diğer birçok Türk devletinde de olduğu gibi tam, eksiksiz ve kusursuz bir istiklal değildir.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından onun vârisi olarak kurulan Rusya Federasyonu, Orta Asya’daki eski peykleriyle yaptığı bir anlaşmayla İngiliz Milletler Topluluğu misali “Bağımsız Devletler Topluluğu” adıyla yakın temas içinde olmak istedi ama bu proje tutmadı. Ne var ki 2 Ocak 2022’de Canözen kentinden başlayarak Kazakistan’ın karışması üzerine Kazak CB Kasım Cömert Tokayev’in çağrısı üzerine olayları yatıştırmak için gelen Rus askeri ağırlıklı, Ermenistan kuvvetlerinin de içinde olduğu KGAT-Kolektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatı’nın çağrıya cevap verip asker yollaması BDT sözleşmesine dayanarak işletilmiştir…

Kazakistan, 2 milyon 725 bin km2 ve 20 milyon nüfuslu bir memlekettir. Gaz, petrol ve her çeşidiyle zengin yer altı kaynaklarına sahip bir Türk yurdudur. Nüfusun yüzde 70’i kazak ve yüzde 18’i Rus’tur. SSCB zamanında Rus nüfusu, bugünkü mevcudiyetlerinin iki katından fazlaydı.

Kazakistan, Rusya ve Çin arasındadır.

Asya’nın tepe noktasıdır.

Çin, Rusya, Hindistan, İran ve Türkiye’den sonra bölgenin en önemli ülkelerinden biridir. SSCB yok olmuş olsa bile Rus milliyetçiliği, büyüme ideali devam etmektedir. Rusya, Kazakistan’ı ve diğer Tük vatanlarını arka bahçesi gibi görmektedir.

Diğer taraftan ABD, Rusya ve Çin’le sonu gelmez bir kuvvet mücadelesindedir. Beri tarafta ise SSCB’den sonra Karadeniz’de âdeta kıyısı kalmayan Rusya Kırım’ı -bir baskınla girmiş ve- ilhak etmiştir. Türkiye, haklı olarak, bu gasba işgal demektedir. Öbür yanda ise aynı Rusya, AB, ABD ve NATO ile yakınlaşan eski müstemlekesi olan devletlerden Ukrayna’ya diş bilemektedir. Yakın geçmişte kargaşalar çıkarıp ülkenin bir kısmını kopardığı gibi hâlen de Ukrayna’yı işgal ihtimali yüksektir.

Kazakistan olaylarına baktığımızda konuyla ilişkisi olan devletler şunlardır: Rusya, ABD, Çin, Ukrayna ve Türkiye…

Kazakistan niçin karıştırıldı?

Kazak devlet adamlarıyla Kazakistan müşahidlerinin verdiği bilgiye göre 2 Ocak’ta başlayan ve devlet dairelerini basan, polise saldıran, kuyumcu dükkânlarını ve mağazaları talan eden saldırganların elebaşları uzun senelerdir bu devlette faaliyet gösteren FETÖ okulları mezunlarıdır. Cumhurbaşkanı, isyanı bir terör saldırısı olarak telakki etmektedir. İsyanın çıkış sebebi, petrol ve gaza yapılan zamdır. Bu zahiri ve sahte bir bahanedir. Rahatsızlık doğunca zamlar geri alındı, Başbakan Askar Mamin ve Hükûmet istifa etti, Nazarbayev, Güvenlik Konseyi Başkanlığı vazifesinden ayrıldı.

Kazakistan’ın karışması ve FETÖ-DEAŞ ve yabancı terörist unsurlar tarafından ülkenin sarsılması hem Rusya’nın ve hem de ABD’nin menfaatinedir. Dikkatlerden kaçmamalı ki Gezi Olayları benzeri bu isyan, Türk Konseyi’nin “Türk Devletleri Teşkilatı” adıyla güçlenerek yeniden kurulmasından sonra meydana geldi. Kazakistan yönetimi, TDT’nın kurulmasında ciddi adımlar atmıştır. Başkentler Nursultan ve Ankara yakındır. FETÖ, gayretlerimizle burada da gerileme içindedir. Kazak Devletinin, Ankara ile sıcak münasebetlere girmesinden Moskova rahatsızdır. İddia edildiğine göre Rusya, Kazak yönetiminden Kırım’ı işgalini tanımasını ve Rusça’nın Kazakistan’da ikinci resmî dil olarak kabul edilmesini talep etmektedir. Bu akıl ve mantık dışı isteklerin asılsız olmasını temenni ederiz. ABD ise Rusya’nın ilgi ağırlığını Ukrayna’dan Kazakistan’a çevirmesinden memnundur.

-Rus ağırlıklı bir teşkilat askerlerinin Kazak Cumhurbaşkanının çağrısıyla Kazakistan’a girmesi doğru mudur?

Hayır, yanlış olmuştur. Üstelik bu yabancı askerler, dâvet üzere geldikleri için “işgalci” de sayılmayacaklardır. Ne zaman, nasıl ve ne karşılığı gitmeleri de merak mevzuudur.

-Kazakistan’ın Türk Devletleri Teşkilatı’ndan yardım istemesi gerekmez miydi?

-Doğru olan, yapılması gereken buydu.

Türkiye öncülüğünde fazlasıyla yardım gerçekleşirdi. Artık uzaklık bahane değildir. ABD, okyanus ötesinden Irak ve Körfez’e on binlerce asker, tank, top, uçak yığıyorsa Türkiye teşkilat mensubu diğer devletlerle birlikte şuradaki kardeş ülkeye bunu haydi haydi yapardı.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulması gibi olayların çıkış zamanlaması olarak gözden asla kaçmaması gereken bir başka husus daha vardır:

Kazakistan’daki bu menfur ve mel’un Vandallıklar, içimizdeki bir kısım politika bezirganı ve yabancı vakıflardan fonlu ve FETÖ bulaşığı olan kalemlerin sokak çağrıları yapmaları ile de çakışmıştır. Diktatör diye sataştıkları meşru Cumhurbaşkanını ve meşru Cumhur İttifakı’nı devirmek için gözü dönmüş gayretkeşlikler içindeler. FETÖ Kazakistan’da hâlen faaldir. Yanı sıra DEAŞ vardır. Başıboş Afgan militanlarını da satın alarak Hazreti Türkistan Ahmed Yesevî Hazretlerinin mayasını çaldığı toprakları kargaşaya sürüklemeleri yalnızca Türkiye dostu bir iktidarı değil, Türkiye’deki iktidarı da devirmek içindir.

Şimdi; sokağa çağırdıkları çapulculara örnek gösterecekleri yağma, talan ve isyanın yaşandığı bir kardeş memleket var.

Türkiye, Kazakistan’a Dışişleri Bakanımızın riyasetinde hey’etler yollamalı, BTD’ni harekete geçirerek her türlüsüyle yardımlar yapmalı.

Hükûmet, ayrıca içeride de teyakkuzda olmalıdır.

Su uyur, düşman uyumaz.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
622258 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/622258.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT