BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İki kardeş, iki dedem...

Dört harf tek kelimeden oluşur “dede” ismi. Kimine göre her zaman evde duran, kimine göre beş vakit camiye gidip gelen, elinden bastonunu hiç düşürmeyen ihtiyarcıklardır… Ama onların torunlarına olan sevgisi birer merhamet abidesidir. Dedeler şefkat yumağı mübarek insanlardır.
Dedeler, kimine göre bakımı bir dert olan, insanın başına dert olan hatta evde fazlalık olarak görülen hatta zengin ise mirasına konmak için ölümü beklenen, fakir ise bakımevine terk edilen veya edilmek istenen bedbaht insanlardır.
Nineler de öyledir ama ben bu duygularımı dedem Necati Çiçekçi ile diğer dedem Bedir Çiçekçi ile ilgili paylaşacağım… Onlar iki kardeş ve iki dünür, benim de iki dedemdir…
Düşünüp baktığınız zaman her iki durumda da hayatı görmüş geçirmiş her zaman tecrübesine ihtiyaç duyduğumuz merhametine, şefkatine ve duasına muhtaç olduğumuz ailemizin en büyüğü en kıymetlisi başımızın tacıdır.
Tabii bunu anlayana ve kıymetini bilene. İşte benim de böylesine değerli iki dedem vardı. Maddi bir varlıkları yoktu, bana bırakacak mirasları servetleri de. Ben onların ilk torunlarıydım. Onlar için her zaman ilk oldum ve özel oldum. Gün geldi ellerinden tuttum gezdirildim gün geldi aldıkları oyuncak ile sevindim. Gün oldu nasihatlerini dinledim düstur edindim ve onların sayesinde bugün çevremde çok şükür sevilen ve saygı duyulan bir insan oldum ve onların sayesinde çok zenginim...
Biliyor musunuz ben namaz kılmayı Bedir dedemi izleyerek öğrendim. Ramazan aylarında teravih namazına elimden tutar götürür namaz çıkışında da bir şişe gazoz ile beni mutlu ederdi. Tabii çocuk aklı bir gazoz içmek için namaz kılmaya camiye gidiyor, hem de teravih namazına. Oruç tutarsam iftarda benim için lahmacun getirirdi. Tabii o zamanlar şimdiki gibi her sokakta lahmacun satılmıyordu. Kadıköy’den Acıbadem’e iftar için bana lahmacun getirirdi.
Şimdi aynısını ben kendi oğluma yapıyorum ve onu teravih namazları sonrası bir çikolata ile ödüllendirerek dedemden gördüğümü uyguluyor çocuğumu teşvik ediyorum.
Elhamdülillah benim oğlum da yaşı henüz küçük olmasına rağmen teravih kılar hâle geldi. “Ramazan ayında oruç tutarsan iftarda sana döner alacağım” diyerek onu ödüllendiriyorum ve rabbime şükürler olsun oğlum bu sene ramazan oruçlarını tam tuttu. Allah razı olsun Bedir dedem… Ya bir de Necati dedemin hayatıma yön veren nasihati… DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619365 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/619365.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT