BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Vaktin kıymetini bilmek -1-

Günlük hayatımızda zaman deyince fazla önemseyip geçiyoruz ama zaman hayatımızın en önemli bir gerçeğidir. Güneşin sabah doğması, akşam batması ve takvimden kopardığımız her yaprak ve saatin çıkardığı her sesle geçen saniye ve dakikalar aslında ömrümüzden bir parça alıp götürüyor. Hiçbir şey olduğu gibi kalmıyor her şey zamanla yıpranıp değişikliğe uğruyor.
Allah bütün âlemi ve her şeyi öyle ahenkli güzel yaratmış ki canlı cansız bütün kâinat yerli yerinde kurulu saat gibi bir düzen içinde kusursuzca işliyor.
Vücudumuzdaki organlar ve hücreler bile bir düzende saat misali durmadan çalışıyor. Durduğu zaman zaten hayatın ve yolun sonu demektir. Onun içindir ki bu kısa hayatımızın en önemli parçası olan zamanımızı güzel ve iyi değerlendirmek varken üç günlük dünya malı için insanları kırıp dökmek, kalp kırmak, gönül yıkmak niye? Hayatımızı yaşarken helalinden alın terinden kazanıp çoluk çocuğumuza bir şeyler vermek veya kalıcı bir eser bırakmaktan daha iyi bir miras olabilir mi?
Gözlerimizi ve gönüllerimizi sadece bize kolunu açanlara değil sırtını dönenlere de çevirmek daha güzel olmaz mı? Hayat felsefesine bağlı olduğunu sanan ve zamanını güzel değerlendiremeyen öyle insanlar var ki ömürleri sefalet içinde geçiyor. Bu da insanın hayatı kendi kafalarınca yorumlamalarından oluyor.
Bir bilgenin dediği gibi sadece uzun süren hayat, hayatların en iyisi değildir, sağlık sıhhat ve afiyet üzere bir hayat hayatların en güzelidir.
Güzel dinimiz bizi yalnız kendimiz için değil Allah’ın rızasına kavuşmayı, ana babaya, ailesine, hısım akrabaya sonra komşulara olarak herkese iyilik etmek en azından asla kötülük etmemeyi tavsiye etmiştir.
Günlük hayatımızda sabahleyin güneş doğmasıyla başlayan bir günlük kısa zaman içinde akşamleyin güneşin battıktan sonra başımızı yastığa koyduğumuzda kendimize şu 4 soruyu sorarsak çok iyi olur:
Birincisi: Bugün kendin için ne yaptın? Her şeyden önce kendinle barışık olup bize bahşedilen sağlıklı ve güzel vücudumuzu her türlü sağlıksız ve zararlı alışkanlıklardan koruyup sıhhatimize dikkat ettik mi?
       Em. Sağ. Yazar Aslan Torun
 
 
ŞİİR
 
 
       Kış Güneşi
 
Yıllar bir bir gidiyor
Kendime nasıl da ağırım?
Bir ömür hassas bir kalbi taşımak
Dünyanın en büyük hüznünü
Sabırla sırtlanmak yol boyu
Nasıl bir duygu bu?
 
Kâr taneleri aklıma düşüyor,
Hiç bu kadar üşümemişti ellerim.
“Aklansak” diyorum bir ömür,
Ama hangi bulut yardım eder bana,
Hangi kuş konar ki sahipsiz dallarıma?
Zamanın çok uzağında...
 
Mühürlü cümleler yorgun şiirlere gebe,
Yeni baştan yazıyorum mevsimleri.
En bilinmezinde kaybolurum iklimlerin,
Bilmem ki kaç gün daha beklerim?
Savururken rüzgâr kelimelerimi,
Titreyen yapraklar hatırlatır yüreğimi…
 
Kanatları ağlıyor kuşların...
Gözlerimin rengi gayri hüzne çalar.
Sonsuza kadar kalırım o diyarda…
Yerim yurdum bir kalptir oysa…
Bulamam bir türlü eşini benzerini
Kış güneşinde hangi çiçek açar ki?
 
                        Hanım Yazar
 
 
 
UNUTULMAZ COĞRAFYALAR
 
SÜVEYŞ KANALI
Bugün Osmanlı Devletinin Süveyş Kanalı Seferi’nin 106. yıl dönümü… Süveyş Kanalı 1869 yılında 163 km uzunluğunda ve 75-125 m arasında değişen genişlikte açılmıştı. Adını, Kızıldeniz’in kuzey kıyısında Mısır’ın önemli bir liman şehri olan ve tarihte Kulzüm adıyla bilinen eski şehrin güneyindeki Süveyş’ten almıştır...
Avrupa ve Asya kıtaları arasında Afrika’nın güneyini dolaşmadan yük taşınması ve deniz ulaşımını sağlayan kanal, inşasının tamamlandığı 1869’dan bu yana, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış sürecinden Avrupa siyasi yapısına kadar dünya jeopolitiğinde ve ticaretinde büyük değişikliklere sebep olmuştur. Süveyş Kanalı bölgede yaşanan askerî hareketlerden çok etkilenmiş özellikle İsrail-Mısır savaşlarında (1967, 1973) büyük hasar görmüştü. Süveyş şehri de 1967-1975 yılları arasında kanal kapandığında âdeta ölü bir şehre dönüşmüştü. Ancak kanal tekrar açıldığında ve 2000’li yılların başında çevresindeki inşaatlar tamamlandığında nüfusu artarak beş yüz bini geçmiştir.
Asya ile Avrupa arasındaki mesafeyi ortalama iki hafta kısaltan Süveyş Kanalı'ndan 2023'te 13,2 milyar dolar gelir elde edileceği ön görülüyor.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617121 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/617121.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT