Damla PEKER

15 Temmuz, darbe girişiminin ana hedefi olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kalkışmayı ailesiyle birlikte tatilde olduğu Marmaris’te öğrendi. Erdoğan’ın istihbarat zaafı tartışmalarına yeni bir boyut getiren olay gününe ilişkin açıklamaları şöyle: “4-5 günlük bir tatil için Marmaris’e gitmiştim. Haber bana ulaştı, bu darbe girişimiyle ilgili. Ama önce beni eniştem haberdar etti. İlk önce ciddiye almadım. Ama sonra istihbarat ve çeşitli kanallardan teyit edilince gerekli adımları attık. Otelden ayrılmak için gerekli adımları attık. Sonra Dalaman’dan İstanbul’a geldik. İstanbul’da da zor bir durum vardı. F-16’ların şehir üstünde alçak uçtuğunu gördük. Binlerce insan sokaklardaydı. Hızlı bir değerlendirme yapıp ek adımlar attık ve kısa sürede her şeyi kontrol altına aldık. Otelden ayrılıp İstanbul’a geldik. On binlerce insanın sokaklarda olduğunu gördük”

TÜNELDEN YÖNETTİ

Başbakan Binali Yıldırım: “Dolmabahçe ofisinde saat 21:00 gibi çalışmalarımız tamamlandı ve Tuzla’ya hareket ettim. Köprü’yü geçtikten 10 dakika sonra köprünün tutulduğunu öğrendim. Benim yakın korumama bu haber iletildi ve eşten dosttan duydum. Baktım iş kötüye gidiyor. Tanklar, uçaklar çıkmış. İşin adını koymak gerekiyor. Bu bir kalkışmadır, milli iradeye karşı, demokrasiye karşı, silahlı bir eylemdir. Bunu vatandaşlarımıza hemen bir tv kanalı ile bağlantı kuruldu ve aktardık. Daha sonra Cumhurbaşkanı ile temasa geçtim. Tuzla’dan Sabiha Gökçen’e geçecektik ama orası güvenli değil dedik. Tanklar yolda bizi durdurmaya çalıştı. Süratle uzaklaştık. Atlattık. Aracıma ateş edildi. Gerede’den ayrıldık Samsun istikametine Ilgaz Tüneline gittik. Tünelde kaldık. Yaptığımız, temelini attığımız tünel bize sığınak oldu. Artık gün ağarmış vaziyette. Karşıda bir jandarma aracı var. Biz yaklaşınca ateş etmeye başladılar. Karşılık verildi. Şoförümüz hemen geri vitese taktı. Atış menzilinden çıktık. Tali yoldan Ilgaz merkeze geldik ve Kaymakama konuk olduk. Ankara’da 00.30 civarında basın toplantısı yaptık.” 

"ÜZERİME ATEŞ AÇTILAR"

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci: Darbe girişimi haberini alır almaz hızla Meclis’e gittim. Dikmen kapısında arabadan inerek, korumalarla birlikte Genel Kurul salonuna giderken üzerimize helikopterlerden ateş etmeye başladılar. Doğrudan hedef gözeterek bize ateş ettiler. Yanımıza, sağa sola, ağaçların dallarına, önümüze, arkamıza yere mermiler iniyordu. O sırada, korumalar üzerime kapanarak beni yere yatırdılar. Sonra hızlıca binaya girdik ve sabaha kadar Meclis’te bekledik. Evden çıkarken, abdestimi aldım, gerekli teçhizatımı aldım, her kim bizi almaya geldi, önce onun canı gidecek, sonra benim ki diyerek yola çıkmıştım. 

"KIZILAY’A GİDİYORDUM"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: Darbe girişiminde önce Kızılay meydanına gitmek istedim. Ancak milletvekili arkadaşlar Meclis’e gitmenin daha doğru olacağını dile getirdi. Bunun üzerine, Meclis’e geldik. Meclis’te ‘Öleceksek burada ölelim’ dedim.

AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu: Grup yönetiminden gelen mesaj üzerine Meclis’e gitmek üzere yola çıktık. Eşim ve kızım da benimle geldi. Dikmen kapıya aracı park ettim, 50-60 metre ilerledikten sonra, ana binaya 5-10 metre yaklaşınca, uçaktan bahçeye atılan bomba ve helikopterin taraması nedeniyle yaralandık. Eşimi ve çocuğumu yerden kaldırdım. Hastaneye gittik. 

ÖNCE JETLERİ DUYDUM

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker: Dikmen’deydim uçak seslerini duydum. Anormal bir şey olduğunu hissettim. Efkan Bey’i aradım ulaşamadım, Bekir Bey’le görüştüm o da bilmiyordu. Sonra Hakan Bey’e ulaştım.  ‘Bizi zorluyorlar’ dedi. Hakan’la benim görüşmem 22.30 sıralarında oldu. Tam darbe olarak tarif etmedi. ‘Kimler’ dedim, ‘Nedir’ deyince bana, hava ve jandarma içindeki paralelcilerin harekete geçtiğini söyledi. Sesi de kötüydü. ‘Çok sıkıntı var’ dedi kapattı telefonu. Ardından da Meclis’e geçtim.

TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek: O sırada evdeydim, gelen telefonlar üzerine sıkıntılı bir durum olduğunu anladım. Hemen Başbakanı aradım, ardından genelkurmay eski başkanı Necdet Özel’i aradım. Ne olduğu ortaya çıkmıştı. Ardından Meclis’e geçtim. 20 saat boyunca Meclis’te kaldım. Meclis’te anormal derecede tedirginlik oluştu, bombalar patladı. Ne cam kaldı ne çerçeve kaldı. Ateş açılıyor. Bunun üzerine, sığınaklara indik. 

GECEKONDUDAN YÖNETTİ…

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek: “Tam uçakların havada olduğu saatte ben Konya Yolu’ndaydım. Eve gidiyordum. Arkası arkasına telefon almaya başladım. Bakanları aradım, Faruk Çelik’i aradım. ‘Faruk ne var ne yok, bir şey mi var’ dedim. ‘Galiba darbe oldu başkan’ dedi. Onun üzerine hemen eve gittim. Oğlumu çağırdım, orada arkadaşları teşkilatlandırdım. ‘Biz başka bir yerden bu işi yöneteceğiz’ dedim. Yanımdaki 5 arkadaşımla birlikte bir gecekonduya gittim. Orada başladım telefonla televizyonlara bağlanmaya. Kullanılan bir yer de değildi, terk edilmişti. Önce normal bir daireye gittik. Fakat dairenin üstünde FETÖ’cü vardı. Bundan sonra da tanıdığım emniyet müdürleriyle, polislerle devamlı irtibat kurdum. Kurduğum irtibatlar vasıtasıyla bizim tanksavarlarımızı, kamyonlarımızı, dozerlerimizi, belediye otobüslerimizi kışlaların çıkışlarına konuşlandırdım. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nü sarmışlardı, orada tanklar vardı. Vatandaşları da Kızılay’a, havaalanına, Emniyet Sarayı’na ve köşke davet ettik.”

KÖPRÜDEN GEÇİYORDUM

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu: “Eskortsuz, sivil bir araçla o sırada köprüden geçiyordum. Şoförüm, ‘Efendim Boğaziçi köprüsünde trafik olabilir, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçelim’ dedi. Bu dediğim 21.30 civarında. Tam köprüden geçerken baktım, Asya yakasından Avrupa yakasına geçişler durdurulmuş, öbüründen de birtakım tedbirler alınmış ve kontrollü geçiş veriyorlar. Sivil olduğumuz için ben de geçtim gittim. Ama darbe olduğunu hemen orada anladım. Neticede Cumhurbaşkanımızın korumasını aradım, o da öğrenmiş, biz de öğrendik.”

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli: “Haber aldık, sonra beni almaya geldiler. Önce tankla, vatandaş önünü kesti, gelemedi. Sonra helikopterle 9 maskeli, elleri silahlı. Daha önce evden ayrılmıştım eşimle. Bütün site dışarı çıkmış, polisler de gelmişti. Polisler ateş etti, vatandaşı da görünce helikopterle kaçıp gittiler.”

DARBECİLER MHP'Yİ KANDIRAMADI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, o gece evindeydi. Durumun ciddiyetini anlayınca parti binasına döndü. Kurmay heyetini topladı. 22:00 sularında Başbakan Binali Yıldırım’ı aradı. Ardından Genelkurmay’dan telefon geldi. Arayan özel kalem müdürüydü. Yavere itibar etmedi, “Darbeye karşıyız” dedi. Bu arada alçak uçuşlar devam ediyor, genel merkez yakınlarına bombalar düşüyordu. Bahçeli sakindi. Bazıları ‘Binayı terk edelim’ şeklinde konuşurken, o “Partiler demokrasinin merkezidir. Ayrılmayacağız” dedi. Ardından vekillere ‘Meclis’e gidin, Terk etmeyin. Diğer partilerden vekillerle birlik beraberlik oluşsun” talimatını verdi. Sabaha kadar uyumadan genel merkezde bekledi. Olaylar netleşmeye başlayınca, Cumhurbaşkanı da arayıp teşekkür etti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe yapıldığı saatlerde uçaktaydı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile aynı uçakta İstanbul’a giden Kılıçdaroğlu darbe girişimini uçağın tekerleri yere değer değmez aldı. Ankara’ya Meclis’e dönmek isteyen Kılıçdaroğlu, havalimanında uzun süre uçak aradı ancak Ankara’ya seferler durdurulmuştu. O gece Bakırköy Belediyesi Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun evinde konaklayan Kılıçdaroğlu, sabah saatlerinde tekneyle karşıya geçti.