BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maliki’yi taklit ederken

Maliki’yi taklit ederken

Diş dolgusu, idrar ve yel kaçırma veya herhangi bir akıntı sebebiyle Maliki mezhebini taklit eden Hanefi; sadece gusülde, abdestte ve namazda, kendi mezhebinin şartlarına ilaveten, Malikinin farzlarına uyup müfsitlerinden kaçar.



Diş dolgusu, idrar ve yel kaçırma veya herhangi bir akıntı sebebiyle Maliki mezhebini taklit eden Hanefi; sadece gusülde, abdestte ve namazda, kendi mezhebinin şartlarına ilaveten, Malikinin farzlarına uyup müfsitlerinden kaçar. Hanefi’den farklı olanlar şunlardır: 1- Gusülde niyet, muvalat ve delk farzdır. Gusülde, abdestte ve namaza başlarken niyette Maliki’ye uymaya niyet etmelidir. [Abdest aldıktan veya guslettikten yahut namaz kıldıktan sonra, hatta bir ay sonra, niyet etmediğini hatırlarsa, (Bu abdesti Maliki’ye göre aldım, namazı Maliki’ye göre kıldım) derse, yeniden abdest alması, gusletmesi veya namaz kılması gerekmez. Muvalat, her uzvu, birbiri arkasından ara vermeden, acele olarak yıkamak, normal şartlar altında, bir önce yıkadığı uzuv kuruyacak kadar ara vermemektir. Çok kısa zamanda yapılan bir iş, muvalata engel olmaz. Mesela musluktan su kesilse, kovadaki suyu almak veya bitişik odadaki musluğa gidip, o musluktan abdest almak, muvalatı engellemez. Sağ ayağı yıkadıktan sonra, kolayca giren bir çorabı hemen giyerek, öteki ayağı yıkamaya başlamak da muvalata mâni olmaz. Yavaşça giyerse, muvalata mâni olur. Abdest alırken çoraplarını çıkarmak muvalata mâni olmaz. Uzuvların kuruyup kurumaması kesin ölçü değildir. Çünkü sıcak ve rüzgarlı havada, hararetli vücutta, uzuvlar tez kuruyabilir. Yahut soğuk ve rüzgârsız bir yerde, uzuvlar geç kuruyabilir. Uzuvlar kuramadı diye, başka bir iş yapmak muvalata mâni olur. Hanefî’ye göre muvalatı anlatırken, (Teyemmüm, su ile yıkamak olmadığı hâlde, bir uzuv kuruyacak kadar ara vermek muvalata mânidir) buyuruluyor. Muvalatta ölçü şudur: Normal şartlarda, bir uzuv kuruyacak kadar ara vermemelidir. Delk, yıkanan yerleri el veya havlu ile hafif sıvazlamaktır. Dokunmak da delk yerine geçer. Gusülde saçı, sakalı ve başka uzun kılları hilallemek farzdır. Saçı tarakla taramak hilallemek yerine geçer. Gusülde, saçın dibine su ulaşabiliyorsa, kadın örgüsünü çözmez. Saç dibi ıslanmazsa örgüyü açmak gerekir. Örgüsüz saçların her tarafını yıkamak farzdır. 2- Abdestte de, niyet, muvalat, delk, başın tamamını, kulakları meshetmek, hafîf sakalı mesh etmek ve sık sakalı yıkamak farzdır. Kadın, örülü saçını açmaz, örgünün üstünden mesheder. El parmaklarının arasını hilallemek farz, ayak parmaklarını hilallemek müstehaptır. 3- Hanımına veya yabancı kadına [cildine veya saçlarına] şehvetle dokunan erkeğin, erkeklere şehvetle dokunan kadının abdesti bozulur. Şehvetsiz dokunursa bozulmaz. Kendi ön edep yerine, elinin içi ile dokunan erkeğin abdesti bozulur. 4- Kan, irin, sarı su hastalık sebebiyle çıkarsa ve kadınlardaki akıntı abdesti bozmaz. 5- Saç tıraşı olunca, tırnak kesilince abdest bozulmaz. Sakal tıraşı olunca bozan diyenler de olduğu için, jiletle veya ustura ile sakal tıraşı olunca, abdest almak iyi olur. 6- Abdesti bozulduğunu bilip, sonra abdest aldığında şüphe ederse, abdest alması gerekir. Abdest aldım mı almadım mı, abdestim bozuldu mu, bozulmadı mı diye şüphe edenin abdesti bozulmuş olur. Eğer, abdest aldığını ve bozulmadığını hatırlarsa abdesti bozulmuş olmaz. (Devamı var)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT