BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > DÜNYA ŞOKTA

DÜNYA ŞOKTA

New York’un ikiz kuleleri ve Pentagon yerle bir... Hayat felç oldu... En az onbin kişi öldü... Dünyanın en güçlü devleti ABD, dün peş peşe gerçekleşen inanılmaz terör saldırılarıyla sarsıldı. İlk saldırı New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne yapıldı. İkiz kulelere 18 dakika ara ile iki uçak çarptı. Binalara göbekten giren uçaklardan birinin 156 yolculu Boeing yolcu uçağı olduğu görüldü. Çarpmanın etkisi ile iki bina kısa süre içinde çökerek toz yığını haline geldi. Türkler de var Çöken binalarda, çok sayıda Türk vatandaşının da çalışmakta olduğu öğrenildi. Ancak şok bununla bitmedi. Pentagon’a iki uçak düşerken, Dışişleri Bakanlığı’nın içinde bomba yüklü araç infilak etti. Saldırı ihtimaline karşı Beyaz Saray alel acele boşaltıldı. Bu sırada ABD Ticaret Bakanlığı’nda da bir patlama meydana geldi. Ülkede bir anda savaş hali ilan edildi. Olağanüstü hal Saldırılar bununla bitmedi. Washington’daki en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Washington Mall’da da büyük bir yangın çıktı. New York ve Washington’dan olağanüstü hal ilan edildi. ABD’deki bu “korkunç günde” en az 4 yolcu uçağının düştüğü bildirildi. Yaralılara kan yetiştirilemezken, hastaneler yetersiz kaldı. Ölü sayısının 10 bini geçtiği kaydedildi. Pentagon da çöktü Pentagon’un vurulmasıyla ABD Ordusu alarma geçti. “Yaşayan şehir” denilen Pentagon’un komuta merkezinin olduğu bölüm, patlamanın 20 dakika sonrasında çöktü. Cumhuriyetçi Parti Nebraska Senatörü Hagel, saldırıları, “İkinci Pearl Harbor” olarak niteledi. Bush: İntikam alacağız Canlı yayında ağlamaklı sesle konuşan Başkan Bush, “Saldırıyı yapanları mutlaka bulacağız ve karşılıksız bırakmayacağız” dedi. Kamikaze usulü Amerikalı terör uzmanları, ABD’yi derinden sarsan terör saldırılarının, usta kamikaze pilotların işi olduğunu ileri sürüyorlar. Bu arada AFP ajansının haberine göre saldırıları emperyalizm karşıtı uluslararası Japon Kızıl Ordu (JKO) örgütü üstlendi



Amerika Birleşik Devletleri, dün iki büyük şehrinde dünya tarihinin en büyük terörist saldırısına maruz kaldı. Korkunç trajik gün, ABD’nin New York şehrinde bulunan Dünya Ticaret Merkezi’nin kulelerine yapılan iki “kamikaze” saldırısı ile başladı. Önce küçük bir nakliye uçağı, ardından Boeing 747 tipi bir uçak, peş peşe 420 metre yüksekliğindeki ikiz kulelere göbekten girdi. Binalar kısa süre içerisinde tamamen çökerek, toz yığını haline döndü. Bu saldırıların hemen ardından, Savunma Bakanlığı binası Pentagon’a da saldırı gerçekleştirildi. İçerisinde 156 yolcu bulunduğu bildirilen uçağın da Pentagon’a “kamikaze” türü intihar saldırısı yaptığı bildirildi. Saldırıların ardından Pentagon’un “komuta merkezi”nin yer aldığı bölüm tamamen çöktü. Kuleler nasıl çöktü? 50 bin çalışan ve 70 bin ziyaretçinin bulunduğu, 110 katlı ikiz kulelerden birine önce küçük bir nakliye tipi uçak çarptı. Bunun ardından içerisinde 156 yolcu bulunduğu öğrenilen bir Boeing 747 tipi yolcu uçağı, ilk saldırının 18 dakika sonrasında ikiz kulelerden diğerine göbekten girdi. Saldırılar yerel saatle 09.00’da başladı. İkinci uçağın kuleye çarpma anı, bölgeden canlı yayın yapan televizyon kameraları tarafından bütün dünyaya saniye saniye aktarıldı. İki dev binada bulunan insanlar, büyük bir telaş ve panik içerisinde binaları boşaltmaya çalıştılar. Hatta bazı insanların 30. kattan aşağıya atladıkları görüldü. Bu boşaltma esnasında büyük bir facia yaşandı ve insanların çoğu tahliye olamadan ikiz kuleler peş peşe çöktü. Enkazın altında binlerce kişinin olduğu bildirildi. Dünya Ticaret Merkezi’nin altında yer alan bir Türk marketinin binaların çökmesine rağmen yanmaya devam ettiği belirtildi. Bu arada, çöken binalarda çok sayıda Türk vatandaşlarının da çalıştığı açıklandı. Dünya Ticaret Merkezi’ndeki patlamanın ardından ABD’nin en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Washington Mall’da da bir patlama duyuldu. 7 uçak kaçırıldı Saldırıların ardından Peru’yu resmen ziyaret etmekte olan ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell da, derhal ülkesine hareket etti. Saldırıyı gerçekleştiren terör örgütünün 7 ayrı uçak kaçırdığı, bu uçaklardan ancak 4 tanesinin gazetemiz yayına girdiği ana kadar intihar saldırısında bulunduğu, diğer 2 uçağın ABD tarafından düşürüldüğü, 1’inin ise akıbetinin bilinmediği ifade edildi. Uçaklardan birinin ABD’nin Pennsylvania eyaletinin batısına düştüğü öğrenildi. Uçakta 90 yolcunun bulunduğu kaydedildi. Senato’da patlama Art arda saldırılar ve patlamalarla şoka giren ABD’de, kısa sürede gökdelenlerin ve iş merkezlerinin boşaltılmasına başlandı. Her şey bitti denildiği anda, bu sefer de ABD Dışişleri Bakanlığı binasında yangın çıktı. Bakanlığın içerisinde patlayıcı yüklü bir kamyonun havaya uçurulduğu bildirildi. Bu saldırı olurken, diğer tarafta, Beyaz Saray’a yakın bir noktada ise patlama meydana geldi. ABD Senato binasının yakınlarında da bomba dolu bir kamyon patladı ve bölge tamamen toz bulutu altında kaldı. ABD’nin New York kenti ile başkent Washington’a yönelik olarak düzenlenen terorist saldırılardan sonra, her iki kentteki resmi daireler, müzeler ve diğer önemli binalar boşaltıldı. ABD genelindeki tüm borsalar, ülkelerle olan sınırlar kapatıldı. ABD Uzay Araştırma Merkezi de (NASA) tamamen boşaltılarak faaliyetine son verildi. TV yorumcuları ve terör uzmanları, ABD tarihinde görülmemiş geniş çaplı saldırıyı, “çok etkin ve hassasiyetle koordine edilmiş profesyonelce bir terorist saldırı” olarak nitelendirdiler. Saldırıyı bazı örgütler üstlenmesine rağmen, ABD’li yetkililer, kendilerine resmi olarak bir açıklamanın ve başvurunun yapılmadığını belirttiler. ABD ordusu alarmda Uçaklı intihar saldırılarıyla sarsılan Amerika Birleşik Devletleri’nde, kısa sürede, başkent Washington ve New York şehirlerinde yaşayanların tamamen tahliye edilmesine başlandı. Daha sonra Washington’da olağanüstü hal ilan edildi. Elektrikler ve şehre gaz verilmesi tamamen kesildi. Amerikan televizyonları, FBI’a dayanarak Dünya Ticaret Merkezi binasına yapılan ikinci saldırıda, daha önce kaçırılan American Airlines Hava Yolları’na ait bir yolcu uçağının kullanıldığını bildirdiler. Söz konusu uçakta 156 yolcunun olduğu ifade edildi. Gün boyu meydana gelen saldırılarda en az 10 bin kişinin öldüğü, onbinlerce kişinin de yaralandığı bilgisi verildi. Bu arada, intihar saldırısı yapılan 4 yolcu uçağında toplam olarak 266 yolcunun olduğu öğrenildi. Hastanelerde yer kalmadı Dünya Ticaret Merkezi’ne ve ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a dün sabah düzenlenen saldırılardan sonra, New York’un gökdelenleriyle ünlü Manhattan adasına tüm giriş çıkışlar yasaklandı. CNN, Amerikan Federal Havacılık İdaresi (FAA) ABD’ye yönelik tüm hava trafiğini durdurduğunu duyurdu. Avrupa’dan da ABD’ye yapılan tüm uçuşların ikinci bir emre kadar rafa kaldırıldığı bildirildi. Öte yandan, New York’taki hastanelerde yaralıları tedavi edecek yer kalmadı. Bazı hastanelerin kendisine gelen yaralıları yer olmadığı için almadığı bildirildi. Yaralılar hastanelerin çevresindeki caddelerde bekletildi. Televizyonlardan da halka kan vermeleri çağrısı yapıldı. Ancak, kanın yeterli olmadığı ve insanların ağlayarak canlı yayında “kan verin” diye yalvardıkları görüldü. Önemli binalar boşaltıldı Televizyonlar, Amerikan ordusunun en yüksek düzeyde alarma geçirildiğini duyururken, ABD Başkanı George Bush’un da gezisini yarıda keserek Washington’a döndüğü bildirildi. Bush, ABD ordusunun ülke içinde ve dışında üst düzey alarmda olduğunu belirtti. Fox televizyonu, Beyaz Saray’ın da tahliye edildiğini açıkladı. ABD’de yaşanan uçaklı saldırıların ardından yeni bir saldırı ihtimaline karşılık Beyaz Saray’ın ardından, Dışişleri Bakanlığı ile Hazine Bakanlığı binaları da tahliye edildi. Amerikalı yetkililer, Chicago’da ABD’nin en yüksek binası olan Sears Tower’ın da boşaltıldığını belirttiler. Önlemlerin sadece ABD ile sınırlı kalmadığı Türkiye’den İngiltere’ye kadar pek çok ülkedeki ABD binalarının bir saldırı ihtimaline karşı tamamen boşaltıldığı öğrenildi. Amerikalı yetkililer, ayrıca, Meksika ve Kanada sınırını hem karadan hem havadan kapattı. 4 yolcu uçağı düştü ABD’deki “trajik günde” en az 4 yolcu uçağının düştüğü açıklandı. Bu uçaklardaki toplam yolcu sayısının 266 olduğu kaydedildi. Konu hakkında Amerikan havayolu şirketleri American Airlines (AMR) ve United Airlines (UAL), bu konuda ortak açıklama yaptılar. AMR, toplam 156 yolcu taşıyan 2 uçağının ‘’kayıp’’ olduğunu bildirdi. Boeing B757 tipi ilk uçağın 81 yolcu ve 11 kişilik mürettebatın bulunduğunu belirten AMR, ikinci uçağın da 58 yolcu ile 6 kişilik mürettebat bulunduğunu bildirdi. UAL da, içinde 48 yolcu ile 7 kişilik mürettebatın bulunduğu Boeing B757 tipi uçaklarından birisinin Pittsburgh yakınlarına, Boston’dan 56 yolcu 9 kişilik mürettebat bulunan Boeing B767 tipi diğer uçağın da düştüğünü bildirdi. Pentagon çöktü WASHINGTON - ABD’de meydana gelen korkunç saldırılarda, Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon’un bir bölümü tamamen çökerken hükümet yetkilileri binaya ikinci bir saldırı düzenlenmesi endişesiyle Pentagon’dan 24 bin kişinin tahliye edildiğini bildirdi. ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in de binadan uzaklaştırıldığı belirtildi. Pentagon çevresinde geniş güvenlik tedbirleri alınırken, Washington üzerinde askeri uçaklar denetimlerini sürdürüyor. ABD F-16’ları yolcu uçaklarının peşinde American Airlines yetkilileri, bünyelerinde bulunan iki ayrı uçaktan haber alamadıklarını açıkladı. Açıklamada; 77 sayılı uçuşla havalanan ve Washington’dan Los Angeles’e giden uçakla bağlantının tamamen kesildiğini bildirdi. Ayrıca New Jersey’den havalanan 705 sefer numarasıyla havalanan bir diğer yolcu uçağından da haber alınamadığı kaydedildi. Amerikan Havacılık yetkilileri, nereye gittiği belirlenemeyen uçaklarından Washington’da kamu binalarına yönelik intihar saldırısı düzenlenmesinden endişe duyulduğunu bildirdiler. Amerikan F-16’larının yolcu uçaklarını muhtemel hedeflere yönelmeleri durumunda düşürme planı yaptığı kaydedildi. American Airlines şirketi olaylarda kaçırılan 2 yolcu uçağında yolcu ve mürettebat dahil toplam 164 kişi bulunduğunu bildirdi. Teröristlerce kaçırılan bir yolcu uçağı, ABD’nin batı Pennsylvania bölgesine bağlı Pittsburgh şehri Sommerset havaalanına düştü. Boeing 747 tipi uçakta bulunan 90 kişiden 45’inin öldüğü bildirildi. Saldırıların ardından NATO Genel Sekreteri George Robertson, teröre karşı ittifaka bağlı bütün ülkelerin birleşmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan New York’taki hastanelerde yaralıları tedavi edecek yer kalmadı. Yaralılar hastanelerin çevresindeki caddelerde bekletiliyor. Ayrıca bölgedeki okullardan bir kısmı hastaneye dönüştürüldü. Televizyonlardan sürekli kan verilmesi çağrısı yapılıyor. Amerikalılar ve New York’ta bulunan turistler Times Meydanı’ndaki dev televizyon ekranlarından gelişmeleri dakika dakika takip ediyorlar. Bush havada bekletildi Bu arada Başkan Bush’un uçağı Air Force One, saldırı ihtimaline karşı bir süre havada tutuldu. Amerikalı yetkililer, olayın ardından Washington’a hareket eden Bush’un uçağının tedbir amacıyla bir süre havada bekletildiği daha sonra Hava Kuvvetleri Üssü’ne indirildi. “İntikam alınacak” WASHINGTON (A.A) - ABD Başkanı George Bush, Amerika ve Amerikan halkını korumak için gereken her şeyin yapılacağını belirterek, terörist saldırıların sorumlularının mutlaka cezalandırılacağını bildirdi. Halen nerede olduğu konusunda, güvenlik nedeniyle bilgi verilmeyen Bush, televizyonlardan yayınlanan açıklamasında, “Amerikan halkına güvence veriyorum. ABD, bu korkunç eylemin sorumlularını yakalayıp cezalandıracaktır” diye konuştu. Amerikan ordusunun en yüksek düzeyde alarmda olduğunu vurgulayan Bush, “dünyaya bu testi geçeceğimizi göstereceğiz’’ dedi. Bush’un bulunduğu yer halen açıklanmadı. Amerikan televizyonları, Başkan’ın, askeri tesislerden birinde tutulduğu yolunda yorumlar yapıyorlar. Öte yandan, Beyaz Saray’ın boşaltılmasına karşılık, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin, savaş durumları için oluşturulan, “acil durum odasında” halen çalışmalarını sürdürdüğü, Kongre üyelerinin de, saldırı ihtimaline karşı özel bir yerde koruma altında tutulduğu kaydedildi. Borsalar çakıldı dolar düştü NEW YORK -ABD'deki saldırılar dünya borsaları ile Dolar'ı da olumsuz etkiledi. Saldırıların ardından, New York Menkul Kıymetler Borsası'nda çalışanlar tahliye edildi ve işlemler durduruldu. Avrupa borsaları da çakılırken, borsacılar, alış-satış işlemlerinin birçok piyasada donduğunu belirterek, ''fiyat yok, alış-satış yok'' dediler. Saldırıların hemen ardından Londra borsasında euro 90 senti aşarken, ABD'li yatırımcılar, Amerikan Hazine tahvillerine yöneldi. Elektronik ortamda borsa alış-satış şebekesi Instinet de, ABD ve Kanada'daki işlemlerini kapattı. Petrol fiyatlarında da sert yükseliş yaşandı. Kuzey Denizi Ham Petrolü 31.5 dolara fırladı. Füzeden korkarken uçakla vuruldular Askeri tehditlerden korunmak için uydu güdümlü füze sistemi projesini hayata geçirmeyi düşünen ABD, tarihinin en büyük saldırısını füzelerden değil sivil uçaklardan aldı. Dünyada uzun menzilli stratejik füzelerin hızla yayılmasını "21'inci yüzyılın gerçek tehdidi" olarak gören ABD Başkanı George Bush, savunma konseptini buna göre değiştirerek, Ulusal Füze Savunması (NMD) projesini gündeme getirmişti. Dünyadaki füze sistemlerini uzaydan denetleyen ve ABD'ye stratejik askeri ve siyasi üstünlük sağlayan NMD sistemi, dört entegre üniteden oluşuyor. Herhangi bir ülkeden fırlatılacak bir füze, önce Amerikan radarında tespit ediliyor. Buradaki bilgiler derhal askeri bir uydu üzeri komuta merkezine ulaştırılıyor. Buradan verilen komuta ile Amerikan füzesi fırlatılıyor ve karşı füzeyi henüz yerdeyken ya da havada imha ediyor. İşte Bush'un iktidarının ilk günlerindeki en tartışmalı konu da bu oldu. Sistemin görevleri Ulusal Füze Savunma (NMD) programının hedefi: üçüncü dünya ülkelerinden yetkisiz veya kaza sonucu fırlatılan balistik füze tehditlerine karşı; anti balistik füze anlaşmasıyla uyumlu, harekat açısından etkili, maliyet etkinlik yönünden ekonomik olan bir sistemi geliştirmek ve idame ettirmek. Sistemin ana görevi; asi ve sorumsuz devletlerden yapılacak sınırlı stratejik balistik füze tehditlerine karşı ABD'yi korumaktır. Böyle bir sistem, aynı zamanda Rusya gibi daha fazla nükleer yeteneğe sahip ülkelerden gelebilecek stratejik balistik füzelerin küçük kazalarına veya yetkisiz fırlatmalarına karşı bazı yetenekler sağlayabilecektir. Sistemin diğer görevlerini şöyle sıralayabiliriz: *Konuşlandırma kararı ile balistik füze tehdidini karşılayacak NMD sistemini tertiplemek. *Katılan düşman balistik füzelerini tespit ve takip etmek. *Kara konuşlu radarlarla balistik füzelerin izlenmesini sürdürmek. *Yaklaşmakta olan düşman balistik füze hakkında alınan bilgileri değerlendirerek, önleme füzelerini ateşlemek *Dünya atmosferinin üstünde balistik füze savaş başlığı ile angaje olarak, çarpma etkisi ile onu imha etmek. Rusya ve Çin karşı Rusya ve Çin, büyük rahatsızlık duydukları bu sistemin geliştirilmesinden mutlaka vazgeçilmesini istiyor. Böylesi bir sestemin dünyayı tehdit edeceğini açıklayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bunun "uluslararası ilişkiler mimarisine onarılması mümkün olmayan zarar vereceği"ni düşünüyor. Tepki yağdı ABD’deki uçak saldırıları, başta Avrupa başkentleri olmak üzere dünyanın her yerinde şok etkisi yaptı. Eylemlerin ardından, kabinesini acil toplantıya çağıran ABD’nin bir numaralı müttefiki İngiltere Başbakanı Tony Blair, Başkan Bush’a başsağlığı dileyerek, ‘’elinden gelen bütün yardımı’’ yapacağını duyurdu. NATO Genel Sekreteri George Robertson ise, ittifak ülkelerini terörizme karşı ortak cephe kurmaya çağırdı. Japonya Başbakanı Juichiro Koizumi de “Bize düşen ne ise yapacağız” dedi. Filistin lideri Yaser Arafat da ABD’deki saldırıları kınadığını açıkladı. Gazze’de gazetecilere konuşan Arafat, ‘’Kendim ve Filistin halkı adına, ABD Başkanı George Bush’a, hükümetine ve Amerikan halkına başsağlığı diliyorum’’ dedi. Bu korkunç eylemi kınadıklarını belirten Arafat, ‘’Bu inanılmaz, inanılmaz, inanılmaz...’’ diye konuştu. Avrupa Birliği (AB), dünkü saldırıların Pearl Harbour’dan sora ABD’ye yapılan en büyük saldırı olduğunu bildirdi. Japonya, 1941 yılında Pasifik’teki Pearl Harbour Amerikan deniz üssüne sürpriz bir saldırıda bulunmuştu. Japonların öncelikle Singapur’a saldırmasını bekleyen ABD yönetimi, Ohau’da üslenmiş iki Amerikan radar operatörünün 2 Aralık’ta bir Japon saldırı gücünün yaklaştığını bildirdiğinde bunun yanlış istihbarat olduğunu zannetmişti. Japonların, 6 uçak gemisi ve 432 uçakla Pearl Harbour’a yaptıkları baskın sonucu 2 binden fazla kişi ölürken, Oahu’daki Amerikan uçakları, sekiz savaş gemisi, üç destroyer, üç keşif gemisi imha etmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise saldırıyı ‘’terörist bir eylem, korkunç bir trajedi’’ olarak nitelendirirken, Hava Kuvvetleri’ni alarma geçirdi. AB Dışişleri Bakanları bugün acilen toplanma kararı alırken, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, halkının bu korkunç olayda Amerikan halkının yanında olduğunu söyledi. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, “Bu saldırıların, bütün medeni dünyaya açılmış bir savaş” olduğunu söyledi. Çin de saldırıları kınarken, hava sahasını yabancı uçaklara kapatan İsrail ise “terörizme karşı işbirliğinin kaçınılmaz” olduğuna dikkat çekti. Ürdün Kralı Abdullah, Meksika Devlet Başkanı Vicente Fox, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, Kanada Başbakanı Jean Chretien, İtalya Cumhurbaşkanı Carlo Ciampi, Hollanda BaşbakanıWim Kok, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, Papa 2. Jean Paul’ün de aralarında bulunduğu birçok lider, ABD’yi sarsan saldırıları kınadıklarını açıkladı. ABD’li Müslümanlar korku içinde WASHINGTON (A.A) -ABD’deki uçaklı intihar saldırıları bu ülkede yaşayan Müslüman toplumunu tedirgin etti. Merkezi Washington’da bulunan Amerikan İslami İlişkiler Konseyi (CAIR), Müslüman kuruluşları mağdurlara yardıma davet ederken, saldırıyı gerçekleştirdiklerinden şüphelenilen Müslümanlara karşı tacizler olabileceği yönünde uyarıda bulundu. CAIR’den yapılan açıklamada, ‘’ülke çapında bütün Müslümanları, New York ve Washington’da meydana gelen terörist saldırıların kurbanlarına yardım için ellerinden geleni yapmaya çağırıyoruz’’ denildi. Müslüman tıp ekiplerinin, olay yerlerine giderek yardıma koşmaları, yardım kuruluşlarının Hıristiyan kuruluşlarla işbirliği yapmaları, Kızılhaç’a kan bağışında bulunmaları, şüpheli olayları polise rapor etmeleri çağrısında bulunuldu. CAIR’in açıklamasında, kurbanlar için taziyede bulunulurken, karşı saldırı ihtimaline karşı, bütün camiler ve İslami merkezlerin çevresinde güvenlik tedbirlerinin artırılması tavsiye edildi. Oklahoma’da 1995 yılında Murrah federal binasına düzenlenen saldırının ardından, Müslümanlara yönelik 200’den fazla şiddet ve tehdit olayının gerçekleştirildiği de açıklamada kaydedildi. KAMİKAZE USULÜ NEW YORK - ABD’yi kalbinden vuran tarihin en büyük terör saldırısı için Amerikalı terör uzmanları, saldırılarda kullanılan 4 uçağın teröristlerin usta eğitimli pilotları tarafından gerçekleştirildiğinde hemfikirler. ABD’nin ulusal güvenlik uzmanları, tarihin en büyük kamikaze saldırılarından birine girişenlerin uçakların kumandasını mutlaka ele geçirdikten sonra hedeflerine yönelmiş olduklarını belirtiyorlar. Uçakları silah gibi kullandılar Amerikan İstihbarat Çalışanları Derneği’nin Başkanı Gene Poteat, “Eyleme girişenler, uçakları kendileri uçurdular; yönlendirdiler, hiçbir uçağın esas pilotu, beynine dayanmış namlu bile olsa aracını Ticaret Merkezi İkiz Kuleleri’ne yönlendiremez. Terörist uçak korsanları, hedefi tam yerinden vuran kamikaze eylemlerini gerçekleştirirken, uçakları tam anlamıyla silah gibi kullandılar. Uçağı kullanmayı bilen korsanlar, büyük bir ihtimalle kaçırma eylemini önceden haber verebilecek uçak alarm sistemini de devreden çıkarmayı başarmış olmalılar. Bu operasyon, çok uzun zaman büyük dikkatle planlanmış bir harekat” şeklinde konuştu. Terör uzmanlarının tahminini aşıyor Uzmanlara göre bu büyük plan, “terörle mücadele uzmanlarının her türlü ihtimal hesabı ve havsalasını dahi aşan boyutta hazırlanmış bir operasyon.” ABD’nin uluslararısı terörle uğraşan uzmanlık kurumu Teftiş Projesi’nin uzmanı Steven Emerson, gerçeği şu cümleyle teslim ediyor: “Hiçbir uzman, eş zamanlı anında bu çapta bir operasyonu öngörmedi” Japon Kızıl Örgütü üstlendi Bu arada AFP haber ajansının verdiği haberde ABD’deki saldırıları, emperyalizm karşıtı uluslararası Japon Kızıl Ordu (JKO) örgütü üstlendi. Örgüt dünyanın çeşitli yerlerinde zaman zaman gerçekleştirdiği terör eylemleriyle tanınıyor. 18 yılda saldırı Dünya Ticaret Merkezi ve ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a düzenlenen saldırılar, ABD hedeflerine bugüne kadar yapılan en büyük terörist saldırılar olarak tarihe geçti. ABD hedeflerine yönelik 1983 yılından bugüne yapılan terörist saldırıların kronolojisi şöyle: Nisan 1983: ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği’ne yapılan bombalı saldırıda, aralarında 17 Amerikalının da bulunduğu 63 kişi hayatını kaybetti. Ekim 1983: ABD’nin Lübnan’daki askeri üssüne radikal Müslümanlar tarafından düzenlenen bombalı saldırıda 241 Amerikalı ölürken, aynı anda Beyrut’taki Fransız askeri üssüne benzer bir saldırı düzenlendi ve bu saldırıda 58 asker öldü. Kasım 1984: Kolombiya’nın başkenti Bogota’daki Amerikan diplomatik misyon binası bombalı saldırıya uğradı. Saldırıda yoldan geçen bir Kolombiya vatandaşı hayatını kaybetti. Nisan 1985: Madrid’deki Ameriken hava üssü yakınlarındaki bir lokantada patlayan bomba 18 İspanyol ile 15 Amerikalının ölmesine neden oldu. Haziran 1985: Mısır Havayolları’na ait bir uçağı kaçıran korsanlar, uçaktaki Amerikalı bir yolcuyu öldürdüler. Malta’ya inen uçağa Mısırlı komandoların yaptığı müdahale son derece trajik biçimde sona erdi ve müdahale sonucu 60 kişi daha hayatını kaybetti. Temmuz 1985: Akdeniz üzerinde kaçırılan TWA uçağı, iki hafta sürecek rehine krizine de neden oldu. Uçağı farklı ülkelerdeki havaalanlarına indiren korsanlar, ikinci haftanın sonunda rehin aldıkları 39 kişiyi Şam’da serbest bıraktılar. El Salvador, Orta Amerika’da aynı ay düzenlenen silahlı saldırılarda, 6’sı Amerikalı olmak üzere toplam 13 kişi öldü. Ağustos 1985: ABD’nin Frankfurt’taki askeri üssünün önünde, araba içine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu bir Amerikan askeri öldü. Aralık 1985: Dört Arap intihar komandosu, Roma ve Viyana havaalanlarındaki Amerikalı ve İsrailli yolculara ayrılan kontrol noktalarında üzerlerindeki bombaların pimlerini çekince, kendileriyle birlikte toplam 20 kişinin hayatını yitirmesine neden oldu. Nisan 1986: Havadayken meydana gelen patlama sonucu Atina havaalanına zorunlu iniş yapan TWA uçağında bulunan dört yolcu öldü. Berlin’de bir diskoda aynı ay meydana gelen bir diğer patlamada da biri Amerikalı iki kişi öldü. Aralık 1988: Pan Amerikan havayollarına ait Boeing 747 uçağı, meydana gelen patlamanın ardından İskoçya’nın Lockerbie kasabasına düşünce, uçaktaki 259 kişinin yanı sıra kasabadaki 11 kişi de hayatını kaybetti. Şubat 1993: Dünya Ticaret Merkezi’nin önündeki kamyona yerleştirilen bombanın patlaması sonucu, 6 kişi öldü, binden fazla kişi yaralandı. Nisan 1995: Oklahoma Federal birasının önünde patlayan bomba, 168 kişinin ölümüne neden oldu. Kasım 1995: ABD’nin Suudi Arabistan’daki askeri üssüne düzenlenen bombalı saldırıda 5’i Amerikalı 7 kişi hayatını kaybetti. Haziran 1996: Suudi Arabistan’da Hobar’daki ABD üssüne patlayıcı yüklü bir kamyonla giren teröristler, 19 Amerikan askerinin ölmesine, 400’den fazla kişinin de yaralanmasına neden oldular. Temmuz 1996: Atlanta Olimpiyatları’nda bir konser sırasında patlayan bomba, iki kişinin ölümüne, 110 kişinin de yaralanmasına yol açtı. Haziran 1998: ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği’ne roketli saldırı düzenlendi. Ağustos 1998: Kenya ve Tanzanya’daki Amerikan Büyükelçiliklerine düzenlenen bombalı saldırılarda, 12’si Amerikalı 224 kişi hayatını kaybederken, binlerce kişi de yaralandı. Ekim 2000: Teröristler, ABD’nin Yemen’in Aden limanında bulunan destroyerine botlarla saldırdılar. 17 Amerikalı denizci öldü. Japon Kızıl Ordu Örgütü ? Uluslararası Emperyalizm Karşıtı Tugayı (AIIB) adıyla da bilinen Japon Kızıl Ordu (JKO), Japon Komünist Birliği-Kızıl Ordu Grubu’ndan ayrılarak 1970’te kuruldu. JKO’nun lideri Fusako Şigenobu, Kasım 2000’da Japonya’da tutuklanmıştı. 1970’lerde JKO, dünyanın çeşitli yerlerinde bir dizi saldırı gerçekleştirdi. 1972’de İsrail’in Lod Havaalanı’nda katliam yapan örgüt, Japon uçaklarının kaçırılması ve Kuala Lumpur’da ABD Büyükelçiliği’ni ele geçirmek gibi eylemlere de karıştı. Nisan 1988’de örgüt üyesi Yu Kikumura, New Jersey’de üzerinde patlayıcılarla yakalandı. 1996’da ise örgüt üyesi Tsutomu Şirosaki ise Amerika Birleşik Devletleri’nde yakalanarak cezaevine konuldu. Geçen yıl ise Lübnan, 1997’de tutukladığı dört örgüt üyesini Japonya’ya iade etmiş, Kozo Okamoto adlı bir başka örgüt üyesine ise siyasi sığınma hakkı sağlamıştı. Örgütün altı çekirdek üyesinin yanısıra çok sayıda taraftarı olduğu biliniyor. Örgütün faaliyet merkezi bilinmiyor ancak daha çok Asya’da ve Lübnan’ın Suriye kontrolündeki bölgelerinde faaliyet gösteriyor. Dış yardım alıp almadığı da bilinmiyor. Kaynak: Örgüt işi değil İSTANBUL - Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kontra Terör Dairesi Eski Başkanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, ABD’deki saldırıların terörist saldırı diye tarif edilmesinin, olayın boyutunu küçümsemek olduğunu belirterek “Bu bir örgütün işi değildir. Devletlerarası boyutta görüyorum. Büyük eylemlerin ve büyük bir savaşın öncüsü olabilir. Burada iki şey düşünülür. Olay bundan ibarettir. Hedeflere saldırı yapılmıştır, olay bitmiştir. İkinci olarak şu düşünülebilir: Bu saldırılar, bundan sonraki yapılacak eylemin alt yapısıdır” şeklinde konuştu. Amerikan ordusunun üst düzeyde alarma geçirilmesinin, olayın ciddiyetini ifade ettiğini vurguladı. Kaynak, saldırının kaynağının Usame Bin Ladin olup olmayacağı yönündeki bir soruya ise “Bütün bu ihtimalleri bir yana atıyorum. Savaş tehlikesinden söz ediliyor. Usame Bin Ladin’in ordusu yok. Savaş gündemde. Amerika devletlerarası boyutta görüyor. Ben de öyle görüyorum. Önümüzdeki günlerde yaşayacağımız çok ciddi olayların başlangıcıdır. Hafife alınamaz. Bu bir savaş anlamına gelir. Devletlerarası savaşa yol açması muhtemeldir” cevabını verdi. ÜRKÜTEN TAHMİN Gazeteci Simon Reeve, 1999 yılında yazdığı “Yeni Çakallar” adlı kitabındaki iddialarla dün yaşanan olaylar arasındaki paralellik herkesi şaşırttı. Reeve kitabında, teröristlerin, New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne (DTM) 1993 yılında düzenledikleri saldırıda nükleer bomba kullanmayı, 250 bin kişiyi öldürmeyi ve tüm New York’un boşaltılmasını planladıklarını öne sürüyordu. Reeve, “Yeni Çakallar: Remzi Yusuf, Usame Bin Ladin ve Terörizmin Geleceği” adlı kitaptaki iddiaya göre, Remzi Yusuf’un atom bombası elde edemeyince konvansiyonel patlayıcılar aracılığıyla öldürücü izotopların çevreye yayılmasını denediğini kaydediyor. Yazar Reeve, “Remzi Yusuf nükleer silah kullanabilseydi, çıkacak panik sonucu tüm New York’un boşaltılması gerekecekti” diye yazıyor. Reeve, istihbarat kaynaklarına dayandırdığı kitabında, “Remzi Yusuf’un suç ortaklarından birinin nükleer bombayı Sovyetler Birliği’nden temin etmeye çalıştığını, ancak başaramadığını” belirtiyor. Olaydan sonra New York’tan kaçan Remzi Yusuf, 1995 yılında Pakistan’da yakalanarak ABD’ye getirildi ve yargılanarak 240 yıl hapis cezasına çarptırıldı. DTM’ye yönelik o saldırıda da 6 kişi ölmüş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Gerçek adı Abdülbasit Kerim olan Remzi Yusuf’un, çok güçlü patlayıcılarla, çifte kuleler olarak bilinen New York’un en yüksek 2 binasının çevredeki öteki binalar üzerine devrilmesini, kentte görülmemiş bir panik çıkmasını ve saldırıda en az 250 bin kişiyi öldürmeyi planladığı saptanmıştı. İddiaya göre, Usame Bin Ladin, Remzi Yusuf ile temas ederek, onu ABD’deki en kanlı saldırıyı düzenlemeye ikna etti. Kitaba göre, Remzi Yusuf’un planladığı korkunç saldırılar arasında şunlar bulunuyor: -11 Amerikan uçağını eşzamanlı olarak Büyük Okyanus üzerinde patlayıcılarla düşürmek ve toplam 4 bin kişiyi öldürmek. -Başkan Clinton ve Papa İkinci Jean-Paul’ü öldürmek. -Eski Pakistan Başbakanı Butto’yu öldürmek. Bu iş için Remzi Yusuf’a 68 bin dolar önerildiği öne sürülmüştü. Ladin uyarmıştı! LONDRA (A.A) -ABD’nin New York kentinde Dünya Ticaret Merkezi’ne düzenlenen saldırı tüm dünyayı ayağa kaldırırken, daha önce Afrika’daki ABD büyükelçiliklerine düzenlenen saldırılardan sorumlu tutulan Suudi terörist Usame Bin Ladin’in Amerikan hedeflerine ‘’eşi görülmemiş’’ saldırılar düzenleneceği konusunda uyarılarda bulunduğu bildirildi. Usame Bin Ladin ile bağlantıları bulunan ve Londra’da yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi editörü Abdülbari Atvan, Bin Ladin’in üç hafta önce yaptığı açıklamada, kendisi ve yandaşlarının Amerikan hedeflerine eşi görülmemiş saldırılar düzenleyeceği konusunda uyarılarda bulunduğunu, Ticaret Merkezine saldırının arkasında büyük ihtimalle Bin Ladin ve taraftarlarının olduğunu söyledi. Atvan, kişisel olarak Amerikan hedeflerine yönelik ‘’çok çok büyük’’ saldırılar düzenleneceği konusunda bilgiler aldığını, daha önce de benzer ihbarlar aldıklarından bunları ciddiye almadıklarını kaydetti. İslamİ Cİhad: ABD’nin Ortadoğu politikalarının sonucu GAZZE - İslami Cihad örgütü, Amerika’daki saldırıların, ABD’nin Ortadoğu politikalarının bir sonucu olduğunu açıkladı. Açıklamada “Saldırılar, ABD’nin dünyanın en sıcak bölgesindeki politikalarının bir sonucudur” ifadesine yer verildi. ABD’nin de artık Filistinlilerin hep yaşadığı acının ne olduğunu anlamaya başladığını bildiren İslami Cihad’ın sözcüsü Abdullah El Şami, “(İsrail’den sonra) İkinci cepheyi de açmak niyetinde değiliz. El Şami, “İnsanlığa karşı suçlar, toplumumuza karşı işleniyor. Siyonistlerin katliamları, ABD’nin mermileri-roketleriyle yapılıyor” diye konuştu. HAMAS: Bağlantımız yok GAZZE - Filistinli Hamas örgütü, ABD’deki saldırılarla bir bağlantısı olmadığını açıkladı. Hamas’ın lideri Şeyh Ahmed Yasin, Gazze’de yaptığı açıklamada “Hamas’ın mücadelesi, Filistin topraklarında. Mücadelemizi işgal altındaki Filistin toprakları dışına taşımaya hazır değiliz” dedi. Hamas’ın kurucusu Yasin, İsrail ile Filistin arasındaki barış anlaşmalarına karşı ve örgütü de İsraillilere karşı düzenlediği bombalı saldırı eylemleriyle tanınıyor. TALİBAN: Bin Ladin’in işi değil Afganistan’daki Taliban yönetiminin bir sözcüsü, Suudi Arabistanlı milyarder Usame Bin Ladin’in ABD’deki saldırılardan sorumlu olamayacağını söyledi. Taliban sözcüsü Abdülhak Mutmain yaptığı açıklamada “ABD’de olanlar, sıradan insanların işi değil. Bu hükümetlerin işi olabilir. Ne Usame Bin Ladin, ne de biz bunu yapabiliriz. Biz terörü desteklemiyoruz. Usame Bin Ladin’in böyle bir gücü yok. Saldırıları kınıyoruz” diye konuştu. Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi: Olayla bir ilgimiz yok KUDÜS (A.A) -Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi (FDKC), Dünya Ticaret Merkezi’ne düzenlenen saldırıdan sorumlu olduğu yolundaki haberleri reddetti. FDKC’nin Filistin bölgesi politbüro üyesi Tayser Halid, Abu Dabi televizyonuna kimliği belirsiz bir kişi tarafından yapılan ve saldırıyı FDKC’nin üstlendiği yolundaki haberin tamamıyla yanlış olduğunu söyledi. Halid, FDKC’nin uçak kaçırma ve sivillerin hayatının tehlikeye atılmasına yönelik saldırılara karşı olduğunu söyledi. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) de, ABD’deki saldırılarla bir ilgisinin olmadığını duyurdu. Merkezi Şam’da bulunan örgütün siyasi büro üyesi ve sözcüsü Mahir Tahir, “FDKC’nin bu saldırılarla bir ilgisi bulunmamaktadır” dedi. En az 10 bin ölü NEW YORK (A.A) - ABD’deki saldırılarda ölü sayısının en 10 bin olduğu ve artacağına kesin gözüyle bakıldığı bildirildi. Ölü sayısıyla ilgili ilk açıklama, Fox televizyonu tarafından yapılan yapıldı. Cumhuriyetçi milletvekili Jim Moran’a dayanarak yapılan açıklamada, ölü sayısının en az 10 bin olduğu ve bu sayının artmasına kesin gözüyle bakıldığı duyuruldu. Öte yandan Pentagon’a yönelik saldırıda da 36 kişinin öldüğü, ilk gelen haberlerde belirtildi. New York Eyaleti Valisi George Pataki ise saldırılardan sonra can kaybı konusunda ‘’şu aşamada’’ bir tahminde bulunmanın imkansız olduğunu söyledi. Japonya da saldırıların ardından ABD’ye yardıma hazır olduğunu bildirerek, toplam 51 bin Amerikan askerinin ülkedeki tüm Amerikan üslerinin çevresinde güvenlik önlemlerinin arttırıldığını açıkladı. Kanada’daki Amerikan büyükelçilik ve konsolosluklarında da azami alarma geçildi. ABD, Meksika’nın ardından Kanada sınırını da kapatma kararı aldı. Bu arada, ABD Avrupa Komutanlığı, Avrupa’daki Amerikan üslerinde de güvenlik önlemlerinin artırıldığını bildirdi. ABD’dekiDünya Ticaret Merkezi’ne yapılan saldırılarda ölü sayısıyla ilgili ilk açıklama, Fox televizyonu tarafından yapılan yapıldı. Bu açıklamada, ölü sayısının en az 10 bin olduğu ve artacağına kesin gözüyle bakıldığı bildirildi. Bu tahminin, Cumhuriyetçi milletvekili Jim Moran tarafından yapıldığı da televizyon kanalı tarafından duyuruldu. Öte yandan Pentagon’a yönelik saldırıda 36 kişinin öldüğü, ilk gelen haberlerde belirtiliyor. İzin alamadıkları için kurtuldular NEW YORK- ABD’yi hedef alan intihar saldırılarının en büyük hedefi olan Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kulelerinde Türkler de çalışıyordu. Çöken ikiz kulelerden birinin 106’ncı katında fotoğraf stüdyosu bulunan ve 20’si Türk 40 kişiyi çalıştıran Kuşadalı Esra - Emel Arın çifti, çocuklarını yanlarında götürmek istedikleri ancak okullarından izin alamadıkları için Miami’den New York’a olan seyehatlerini 3 günlüğüne erteledikleri için hayatta kaldılar. Çocukları ile birlikte Miami’de televizyondan izledikleri olay karşısında dehşete düşen Türk aile kurtuldukları için Allah’a şükretti. Ancak fotoğrafhanede ve binanın yine en üst katında faaliyet gösteren Türklere ait kafeteryadaki Türklerin akıbetinden haber alınamıyor. Tamamen çöken ikiz kulelerde çalışan Türklerin saldırı sırasında binada bulunup bulunmadıkları bilinmediği için hayatlarından endişe ediliyor. Ölü sayısı hakkında kesin bir açıklama yapılamadığı için Türklerden haber alınmasının da kısa sürede mümkün olmadığı belirtiliyor. Ticaret Merkezi’nde onlarca vatandaşımızın çalıştığı biliniyor. Ayırıca ikiz binaların çökerek büyük bir toz bulutunun hakim olduğu Manhattan’da bölgesinde 2 bine yakın Türk’ün bulunduğu da biliniyor. İkiz kuleler artık yok... New York’ta 420 metrelik iki dev kuleden oluşan Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kuleleriu dünkü uçaklı terörist saldırıda yerlebir oldu. Dün sabah saatlerinde meydana gelen ilk saldırıda, ikiz kulelerden küçük olana bir nakliye uçağı ile intihar saldırısında bulunuldu. 18 dakika sonra da ikinci kule, içinde 156 yolcu bulunan Boeing tipi bir yolcu uçağı ile tahrip edildi. İkiz Tepeler (Twin Towers) olarak da bilinen ve en yüksek kulenin içinde 110 kat bulunan New York’taki Dünya Ticaret Merkezi 1970 yılında yapılmıştı. Dünyanın en yüksek beşinci binası ünvanına da sahip olan bu dev yapı tam 420 metre yüksekliğindeydi . Bina yapımı sırasında yaklaşık 400 bin ton beton, 200 bin ton çelik kullanılmıştı. 50 bin kişinin çalıştığı ve günlük ortalama 70 bin kişinin ziyaret ettiği ikiz kulelerde toplam 43.600 adet pencere, 2.000 araçlık otopark bulunuyordu. 1993 yılında yapılan ilk bombalı saldırıda Dünya Ticaret Merkezi’nin otopark bölümü ağır hasar görmüş, bu saldırıda 6 kişi ölmüş ve 1.000 kişi yaralanmıştı. 1998 tarihinde meydana gellen soygun olayında ise üç genç, çok sıkı korunan New York Ticaret Merkezi’ne girmiş, akıl almaz soygunda silahlı 7 güvenlik memurunu kelepçeleyip, 1 milyon 600 bin dolarla kaçmıştı. Dünya ticaretinin kalbi ve dünyanın en görkemli binalarından ikiz kuleler, dünkü uçaklı saldırıda yüzlerce kişiye mezar olurken, binalar enkaz haline geldi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT