BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs’a Dubai modeli

Kıbrıs’a Dubai modeli

Ekonomik krizden kurtulma yolları arayan KKTC, “Dubai” modelini uygulayacak. Gümrüksüz ve fonsuz mal ithal ederek bir turizm pazarı oluşturmayı hedefleyen KKTC, Akdeniz’in ticaret merkezi olma yolunda önemli bir adım atıyor.



GİRNE- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hem içinde bulunduğu ekonomik krizden kurtulmak hem de ülkeye turist çekebilmek için yeni bir model üzerinde çalışıyor. Gümrüksüz ve fonsuz mal ithal ederek Ortadoğu’nun ticaret merkezi olmayı başaran Dubai’yi kendine örnek alan KKTC, önümüzdeki günlerde meclis ve bakanlar kurulundan çıkaracağı bir kararla, Akdeniz’in Dubai’si olma yolunda önemli bir adım atacak. Türkiye önerdi Turizm Bakanı Mustafa Taşar ve KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş arasında geçtiğimiz hafta Girne’de yapılan ikili görüşmelerde alınan bu kararın KKTC’de önemli bir turizm atağını başlatacağı kaydediliyor. Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, KKTC’nin kalkınması için bundan başka çıkar yol olmadığını bugüne kadar Türkiye’nin çıkarlarına ters düşer korkusu ile böyle bir girişim yapamadıklarını belirterek, “Ancak gördük ki, Türkiye de bizim bu isteğimizi bir proje olarak zaten hedefliyormuş” diye konuştu. Sıfır gümrük ve fonla AB ülkelerinden ithal edilecek mallarla KKTC’nin iyi bir pazar olacağını söyleyen Denktaş, 80 ülke ile ticaret yaptıklarını bu ticari trafiğin artırılarak iyi bir gelir elde edileceğini söyledi. KKTC’nin birçok ülke tarafından devlet olarak tanınmamış olmasının siyasi bir kriz doğurmayacağını da anlatan Denktaş, “KKTC bir cazibe merkezi olacaktır. Bundan başka bir kurtuluş yolumuz yoktur. Bugüne kadar yeterince gelir kaybettik. Artık daha fazla tahammülümüz kalmadı. Üstelik bu şekilde ticari malları bir araç olarak kullanıp turizmden gelir elde etmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu. Günlük sefer Turizm Bakanı Mustafa Taşar ise, Kıbrıs’ta turizmin gelişmesinin Türkiye’de de turizmin gelişmesi anlamına geleceğini kaydetti. Türkiye’de turizmin ekonominin lokomotifi olarak görüldüğünü aynı şartların KKTC için de geçerli olduğunu söyleyen Taşar, ancak bunun için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini dile getirdi. Yatırımcılara ve turizm çevrelerine önemli görevler düştüğünü söyleyen Taşar, Dubai modelinin KKTC’nin gelişmesi açısından önemli bir adım olacağını, bunun başarmak için de gerekli kolaylıkların sağlanacağını söyledi. Türkiye’nin KKTC’ye turist desteği vereceğini anlatan Taşar, “İlk etapta Antalya olmak üzere, Bursa, Gaziantep, Kayseri ve Trabzon’dan bir günlük gidiş-dönüş uçak seferleri düzenlenecek. Bu konuda KTHY’nin girişimleri var. Bunu en kısa sürede sonuçlandıracağız. Körfez savaşı öncesi var olan ve KKTC’ye önemli gelir sağlayan valiz ticaretini yeniden oluşturacağız” diye konuştu. KKTC’nin başta Türkiye olmak üzere Suriye ve İsrail’e tanıtılması gerektiğini de anlatan Taşar, “En önemlisi de Kıbrıs’ı Dubai’ye benzetecek girişimlerin biran önce başlatılması gerekir. Eskiden birçok insan buraya alışverişe gelirdi. Şimdi o tersine döndü. O bakımdan alışveriş turizmi serbest pazar şeklinde canlandırabilir. Dubai modelinde hedeflenen kitle büyük bir kitle. Bütün ülkelerden turist gelebilir” dedi. Rumlara 3 milyon turist KKTC’nin Türkiye’deki ekonomik krizden olumsuz etkilendiğini ve her geçen gün daha ağır şartlar altında ezildiklerini öne süren halk ise krizden kurtulmak için bir an önce yeni formüller üretilmesini istiyor. “Türkiye’de rüzgar çıksa bizde fırtına kopuyor” diyen KKTC’liler, turizm konusunda gerekli girişimleri yapmakta geciken hükümet üyelerini de ağır bir şekilde eleştiriyor. KKTC’nin Kıbrıs adasının 396 kilometre uzunluğundaki yüzde 51’lik sahil şeridine sahip olduğunu Rum kesiminde ise bu uzunluğun 307 kilometre olduğunu hatırlatan halk, Rum kesiminin yıllık 3 milyon turist ağırladığını KKTC’nin ise 200 bini geçemediğini öne sürüyor. “KKTC’ye gelen turistlerin yüzde 80’i Türkiye’den gelen kendi soydaşlarımız. Yabancıları buraya çekemiyoruz. Ama Rumlar bunu Yunanistan ile işbirliği içinde iyi bir şekilde yürütüyor. 65 bin yatak kapasiteleri var. Yunanistan’a gelen turistler ücretsiz bir şekilde bir haftalığına Güney kesimine getiriliyor. Orada geziyorlar eğleniyorlar. İyi bir döviz bıraktıktan sonra geri dönüyorlar. bizde 10 bin 500 yatak var, gelen turist yok. Otellerimiz yüzde 30 kapasite ile çalışıyor. Üstelik ilk sekiz ayda 120 bin turist geldi. Bu sayı da giderek düşüyor” diyen halk, biran önce gerekli girişimlerin yapılmasını bekliyor. Gariplikler ülkesi... Üniversiteler imdada yetişiyor Hiçbir üretimi olmayan KKTC’yi kalkındırmak için Türkiye’nin yüklediği misyonlardan birisi ise Üniversiteler. Türkiye’de üniversite sınavlarında başarılı olamayan öğrencilerin ilgi gösterdiği bu üniversitelerin sayısı 10 yıl gibi kısa bir sürede altıya ulaşmış durumda. Yaklaşık 200 bin kişilik bir nüfusa sahip olan KKTC, sayıları 35 bine ulaşan üniversite öğrencilerinin oluşturduğu ekonomik bir pazarla ayakta durmaya çalışıyor. Su ve ulaşım önemli KKTC’nin gözle görülür en önemli meselesi ise su ve ulaşım. Tatlı su kaynakları sınırlı olan KKTC’ye Türkiye’den balonla su taşıma çalışmaları ise bir iki denemeden sonra sonuçsuz kalmış. Mercedes taksilerin taşımacılık yaptığı KKTC’de şehiriçi ve şehirlerarası toplu ulaşım ise yok. KKTC’de halkın en büyük beklentisi ise bu sektöre biran önce yatırım yapılması. Halk göçüyor K KTC’de yapılan nüfus sayımları belki de staratejik bir gerekçe ile olsa gerek kamuoyuna duyurulmuyor. Ancak, resmi olmayan sayım sonuçlarına göre 200 bin civarında olan KKTC nüfusunun yaklaşık 60 bini KKTC halkından oluşuyor. Geriye kalan kısmı ise barış harekatı sonrası Türkiye’den gidip yerleşen Türkiyeliler ve öğrencilerden oluşuyor. KKTC vatandaşları ise son yıllarda yoğun bir şekilde Kanada, Avustralya ve İngiltere’ye göçedip oraların vatandaşlığına geçiyor. KKTC yetkililerinin verdiği bilgilere göre bu şekilde dünya üzerinde 1 milyon civarında Kıbrıslı bulunuyor. Portakallar çürüyor Dünya çapında kaliteli narenciye ve turuncun üretildiği KKTC, dünya genelinde bir kaç ülke dışında devlet olarak tanınmadığı için bu ürünlerini pazarlıyamıyor. Türkiye’nin de maliyeti artırır düşüncesiyle talip olmadığı portakal, mandalina ve limonlar ise maalesef bahçelerde çürüyor. Hayat durmuş! Bu arada Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin AB’ye üyeliği konusunda zor günler geçiren KKTC halkı, Rumların AB üyeliğinin Türk kesiminde büyük bir yıkım olacağını savunuyor. Yılların birikmiş meselelerini günübirlik politikalarla çözmenin mümkün olmadığını öne süren halk, Türkiye ve KKTC yönetiminin daha tutarlı bir politika izlemesi gerektiğini, masa başında sonuçsuz kalan her görüşmenin halka ağır bir ekonomik fatura olarak yansıdığına dikkat çekiyor. Umut kumarhanelerde KKTC’de turizme yönelik olarak faaliyet gösteren 106 otel ve pansiyon ise yeterince turist çekememekten şikayetçi. Kıbrıs’a yapılan uçak seferlerinin pahalılığından yakınan turizmciler, deniz yollarının da cazip hale getirilememesinden dolayı kapasitelerinin çok altında hizmet verdiklerini bunun ise fiyatları olumsuz yönde etkilediğini öne sürüyor. Türkiye’de kumarhanelerin yasa ile yasaklanmasının ardından KKTC’nin bir kumar merkezi haline geldiğini hatırlatan turizmciler, birçok lüks otelin kumarhaneleri sayesinde ayakta kaldığını ancak buralarında yine Türkiye’de kumar oynama fırsatı bulamayan Türklerin akınına uğradığını dile getiriyor. KKTC vatandaşlarının giremedikleri bu kumarhalerin Türk vatandaşlarına hizmet vermesinin kumarhanelerin amacına uygun bir davranış olmadığını belirten turizmciler, “Dünyanın hiçbir yerinde kumarhaneler kendi soydaşlarından para kazanmayı hedeflemez. Tamamen turistlere yönelik olarak çalışır. Ancak bizde kontrolsüz uygulamalar yüzünden maalesef yüz karası bir tablo ile karşı karşıyayız. Üstelik Türkiye’den öğrenim görmeye gelen gençler, bu kumarhanelerin potonsiyel müşterisi durumunda bu da ailelerin KKTC’ye bakış açılarında olumsuz bir tablo uluşturuyor” şeklinde konuştular.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT