BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Anayasa'ya AB standardı

‘Anayasa'ya AB standardı

TBMM, 37 maddelik anayasa değişiklik paketini gerçekleştirerek Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinde çok önemli bir adım attı. Artık hak ve özgürlüklerimiz AB standartlarında...



ANKARA- TBMM Genel Kurulu'nda, Anayasa'nın 37 maddesinde değişiklik yapılmasını öngören teklifin birinci tur görüşmeleri tamamlandı. DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ile 288 milletvekilinin imzalarını taşıyan teklifin ilk tur görüşmeleri 5 gün sürdü. Partilerarası Uzlaşma Komisyonu tarafından hazırlanan teklifin maddelerinin büyük çoğunluğu uzlaşı ile kabul edilirken, üç maddesi de yine uzlaşmayla Genel Kurul'da değiştirildi. Teklifle Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinde Anayasa'da yapılması gereken düzenlemeler de gerçekleştiriliyor. Bu değişikliklerle özellikle kişi hak ve özgürlükleri; toplumun gereksinimleri, çağdaş-demokratik standartlar, evrensel normlar, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü ön plana çıkaracak şekilde yeniden düzenleniyor. Anayasa'nın başlangıç bölümünün 5. fıkrasında geçen, "Hiçbir düşünce ve mülahazanın" ibaresi, "Hiçbir faaliyetin" şeklinde değiştirilerek, düşüncenin suç olmaktan çıkarılması amaçlanıyor. Neler değiştirildi? Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına yönelik hükümler daraltılırken bu hak ve özgürlüklerin kötüye kullanılmasında ise ancak "Faaliyet" te bulunma şartı suç kapsamına alındı. Toplu suçlarda gözaltı süresi 15 günden 4 güne indirilirken, belirlenen esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilere tazminat hukukunun genel prensiplerine göre devletçe tazminat ödenecek. Kişiler yakalandıkları ya da tutuklandığı an "Derhal" yakınlarına bildirilecek. Anayasa'nın özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı, haberleşme ve seyahat özgürlüğü kapsamında yer alan maddeleri de değiştirilerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde yeniden düzenlendi. Buna göre, bir kişinin üstü, özel kağıtları, eşyasının aranabilmesi ve bunlara el konulabilmesi, konutuna dokunulabilmesi ve haberleşme özgürlüğünün engellenebilmesinde belli şartlar aranacak. Dil serbestliği, idam ve adil yargılama Düşünceyi açıklama ve dil yasağıyla ilgili hükümler de Anayasa'dan çıkarılırken, bu özgürlükler, "Milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, cumhuriyetin temel nitelikleri, devletin ülkesiyle bölünmez bütünlüğünün korunması" amaçlarıyla sınırlandırılabilecek. Böylece uzun süre üzerinde tartışmalar yapılan Kürtçe yayın yasağı kalkmış oldu. Anayasa'da dernek kurma özgürlüğü genişletilirken, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı önündeki sınırlamalar da kaldırıldı. Anayasa'da herkese "Adil yargılama" hakkı tanınırken, üzerinde aylarca tartışılan idam konusunda ise "Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör halleri dışında ölüm cezası verilemeyeceği" hükmü getirildi. Buna göre yasaya aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemeyecek ve hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamayacak. Parti kapatmak zorlaştı Anayasa'nın 69. maddesi değiştirilerek, siyasi partilerin kapatılması zorlaştırıldı. Anayasa Mahkemesi, temelli kapatma yerine, fiillerin ağırlığına göre, siyasi partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilecek. "Terör eylemlerine" katılanlar milletvekili ise bir daha seçilemeyecek. Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin işlemler de TBMM'ye ulaşma tarihinden itibaren üç ay içinde sonuçlandırılacak. Dokunulmazlıkla ilgili oylama Genel Kurul'da gizli oyla yapılacak. Yetkili makamlara ve TBMM'ye dilekçe ile başvuruda bulunma hakkı vatandaşların yanı sıra Türkiye'de ikamet eden yabancılara" da tanındı. "Genel ve özel af" kararı alabilmek için ise TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun oyunun aranması koşulu getiriliyor. "Devlete karşı işlenen suçlar" olarak tanımlanan suçlar da af kapsamına alınabilecek. Cumhurbaşkanına, onayına sunulan yasaları "Kısmen" veto etme yetkisi tanınıyor. 12 Eylül 1980-6 Aralık 1983 döneminde çıkarılan yasalar, KHK ile Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasa'ya aykırılığı öne sürülebilecek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT