BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Doğru iman nasıl olur?

Doğru iman nasıl olur?

İman, Amentü’de bildirilen altı esasa inanmaktır. Yani Allaha, meleklerine, gönderdiği mukaddes kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye inanmaktır.



İman, Amentü’de bildirilen altı esasa inanmaktır. Yani Allaha, meleklerine, gönderdiği mukaddes kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye inanmaktır. İmanın sahih, makbul ve muteber olması yani Ehli sünnet olmak için gerekli şartlardan bazıları şunlardır: Allaha iman Allahü teâlâ, vacib-ül-vücud ve hakiki mabut ve bütün varlıkların yaratıcısıdır. Dünya ve âhiret âleminde bulunan her şeyi, maddesiz, zamansız ve benzersiz olarak yoktan var eden, ancak Allahü teâlâdır diye kesin inanmaktır. İmanın temeli hubb-i fillah buğdi fillahtır. Sevgi ve buğzu yalnız Allah için olmak. Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı Allahtan uzaklaştırır. Düşmanlarından uzaklaşmadıkça, sevgiliye [Allaha] dost olunmaz. Tevekkül imanın şartıdır. (Eğer imanınız varsa Allaha tevekkül ediniz!) [Maide 23] (İhya) İmanda sabit olmak: Üç yıl sonra Hıristiyan olacağım diyen, o anda kâfir olur. İman konusunda kıyas olmaz, ictihad veya kıyas edip yanılan kâfir olur. Zaruri olarak ve icma ile bildirilmemiş olan iman bilgilerinde ictihad edip de yanılan, kâfir olmaz ise de, bid’at sahibi olur. Mukallidin imanı muteberdir. [Ana babasını, hocalarını taklit ederek, doğru itikada kavuşan kimsenin imanı sahihtir. Ancak, inceleyip araştırmadığı için, yani fen bilgilerini kısaca öğrenip, Allahü teâlânın varlığını düşünmediği için, günah işlemiştir. Fen bilgisini öğrenmemiş bir kimse, ana babadan, kitaptan öğrenerek iman ettiği, düşünerek kabul ettiği, aklını kullanarak inandığı için, istidlali terk etmiş sayılmaz diyen âlimler de vardır.] İbadetler, ameller imandan parça değildir. Yani ibâdet etmeyen veya katillik, gasp, zina gibi büyük günah işleyen müslümana kâfir oldu denilmez. İman artıp eksilmez. Yani iman edilmesi gereken şeyler yönünden artıp eksilmez, fakat yakîn ve tasdik yönünden parlaklığı, kuvveti artıp eksilir. Müminler, iman ve tevhid hususunda birbirlerine eşittir. Fakat amel itibariyle birbirlerinden farklıdır. Kendi imanından şüphe etmemek. İmanım var mı yok mu dememeli, elhamdülillah müslümanım demelidir. Bir müddet sonra, dinden çıkmayı niyet eden, o anda dinden çıkıp kâfir olur. İtikadını İslâm dininden almak. Resulullahın bildirdiği şekilde iman etmek. Can boğaza gelmeden iman etmek: Kâfirin son nefesteki imanı makbul değildir. Güneş batıdan doğmadan önce iman etmek: Güneş batıdan doğunca tövbe kapısı kapanır. Akıl bâlig olanın Allahı bilmemesi özür olmaz. Gayba iman etmek. (Bekara 3), Gaybı yalnız Allah bilir. Dilerse enbiya ve evliyasına da bildirir. Allah mekândan ve zamandan münezzehtir. [Necdiler ve selefiyeciler gibi Allah gökte veya Arş’ta demek küfürdür.] Allahü teâlâ, küçük günaha azap edebilir, büyük günahları affedebilir. Allahü teâlâ en faydalı olanı yaratmaya mecbur değildir. Allahü teâlâ ahirette cennetten görülecektir. Müminler, cennette iken, hiçbir şeye benzemeden Allahü teâlâyı görünce başka nimetleri unuturlar. Havf ve reca arasında olmak: Allahın azabından korkup, rahmetinden ümit kesmemek. Günah İşleyen, fakat tövbe etmeden mü’min olarak ölen kimseyi Allah dilerse ona cehennemde azap eder, dilerse affeder ve hiç azaba uğratmaz. Meleklere iman Melekler, kâfirlerin dediği gibi, Allahü teâlânın ortakları veya kızları değildir. Günah işlemezler. Meleklerde erkeklik dişilik yoktur. [Devamı var]
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT