BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kader, hayır ve şer Allah’tandır

Kader, hayır ve şer Allah’tandır

İnsanlara gelen hayır ve şer, fayda ve zararın hepsi, Allahü teâlânın takdir etmesi iledir. Kader, Allahü teâlânın ezelî ilmi ile, insanların ve diğer mahlukatın yapacağı işleri bilmesi ve dilemesidir. Bunun yaratılmasına kaza, ikisine birden kaza ve kader denir.



İnsanlara gelen hayır ve şer, fayda ve zararın hepsi, Allahü teâlânın takdir etmesi iledir. Kader, Allahü teâlânın ezelî ilmi ile, insanların ve diğer mahlukatın yapacağı işleri bilmesi ve dilemesidir. Bunun yaratılmasına kaza, ikisine birden kaza ve kader denir. Allahü teâlâ, dilediğini bir lütuf olarak hidayete ulaştırır. Dilediğini de adaletinin gereği olarak sapıklığa düşürür. Çünkü insanların işlerini Allahü teâlâ yaratır, fakat insana da irade-i cüziye vermiş, yaptığından sorumlu tutmuştur. Öldürülen de, intihar eden de eceliyle ölmüştür. Ecelsiz ölüm olmaz. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Hiç kimse, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.) [Araf 34] İntihâr edenin namazı kılınır. (Dürr-ül-muhtâr) Dirilmeye ve ahiret gününe inanmak Öldükten sonra herkes dirilecektir. Kabir suali kabirde ruhun cesede iadesi ve kâfirler ile günahkâr müminler için kabir azabı vardır. Kabir azabı ruh ve bedene olacaktır. Buna inanmayan bid’at sahibi olur. [Hadis olsa da, olmasa da, kabir azâbına inanmam. Akıl ve tecrübe, bunu kabûl etmiyor, diyen ise kâfir olur.] Cennet ve Cehennem şu anda vardır. Cennette nimetler, cehennemde azap vardır. Cennet ve cehennem hiç yok olmaz. Müminlerin, cennete girmesi Allahın fazlındandır. Çünkü kimse ameliyle cenneti hak edemez. İnsanlar, dirilince hesâba çekileceklerdir. Ameller mizanda tartılacaktır. Peygamberler, âlimler ve salihler, günahkârlara şefaat edecektir. Peygamber efendimizin şefaati büyük günah işleyenleredir. Dağlar kadar büyük günahı olanlar da, az veya çok şefaate kavuşacaktır. Affa ve şefaate kavuşanlardan başka bütün günahkârlar, günahlarının cezalarını çekeceklerdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Her peygamberin, müstecab [kabul olan] bir duâsı vardır. Ben duâmı, ümmetime şefaat etmek için ahirete sakladım.) [Buharî] Şefaati inkârdan sakınmalı. Çünkü hadis-i şerifte, (Şefaatime inanmayan, ona kavuşamaz) buyuruldu. (Şir’a) Günahkâr müminler, Cehennemde sonsuz kalmaz, kâfirler sonsuz kalır. (Bekara 81) Sırat köprüsü vardır. (Nuhbet-ül-Leali) [Köprü denilince, bilinen köprüler zannedilmemelidir! “İmtihan köprüsü” diyoruz. Hâlbuki imtihanın köprüye benzer tarafı yoktur. Sırat köprüsü de, bilinen köprülere veya imtihan köprüsüne hiç benzemez. Kıyamet alametlerine inanmak: Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Şu alâmetler çıkmadan kıyamet kopmaz: Güneş batıdan doğar, üç yer batar, İsa gökten iner, Duman, Dabbetül arz, Deccal, Yecüc Mecüc ve Aden’den bir ateş çıkar.) [Müslim] Hazret-i Mehdi’nin geleceğine inanmak da, Ehl-i sünnet itikadındandır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kıyamet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur. Ondan önce dünya zulümle dolu iken, onun zamanında adaletle dolar.) [Tirmizî, İ. Asâkir] [Üç gündür devam eden bu bilgilerin hepsi, Fıkhı ekber, Emali, R. Nasihin, Mektubat-ı Rabbani, Feraidül fevaid kitaplarından alınmıştır. Başka kitaplardan alınanların ise kaynağı sonunda bildirildi.]
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT