BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bankacıyı korkutan Türkiye düşmanıdır!!

Bankacıyı korkutan Türkiye düşmanıdır!!

Bir zamanların en itibarlı mesleği olan bankacılık artık gözden düştü. İmza atıp, sorumluluk altına girme, kurumuna ve Türk ekonomisine fayda sağlama duygusu taşıyan bankacılar korkutuldu.



Bir zamanların en itibarlı mesleği olan bankacılık artık gözden düştü. İmza atıp, sorumluluk altına girme, kurumuna ve Türk ekonomisine fayda sağlama duygusu taşıyan bankacılar korkutuldu. Finans sektörü çalışılacak değil kaçılacak iş alanı durumunda... İnsan başının belaya girmesini istiyorsa bankada görev yapsın yeter. Ayıp oluyor Uzun yıllardır ekonomi dünyası ile iç içeyim. Finans dünyası ayrıca ilgi duyduğum bir alan. O yüzden kamu ve özel sektör bankacılarıyla güzel diyaloglarım vardır. Sürekli bankacılarla beraberim. Birlikte piyasaları izleriz. Operasyonlarını görürüm. Son bir yıldır istisnasız genel müdüründen şube müdürüne kadar her kademedeki bankacı zor günler geçiriyor. Hele hele kamu sermayeli bankaların yöneticileri hak etmedikleri tutumlara muhatap oluyor. Bankacılarda istek, heves kalmamış. Önlerine gelen dosyaları imzalamak için elleri kaleme gitmiyor. Bu çekingenlik niye acaba? “Bir şeyler bulun” mantığı Derin devletin kuruluşlarında, polisiye düşünceler hakim. Her konuya özellikle de bankacılık sektöründeki işlemlere kuşkulu gözlerle bakıyorlar. Eee, onların düşünceleri geçerli olunca!.. Bankalarda, devletin bütün denetim kurumlarına bağlı elemanlar ‘çok ciddi’ biçimde çalışıyorlar. Bırakın ticari kredilerini, tüketici kredileri dahi inceleniyor. Bir çapanoğlu aranıyor. Ne demişler: “Hırsıza bey kapısı dayanmaz.” Aynen bu söz geçerli oluyor. Amaç kesinlikle ve ne pahasına olursa olsun ‘bir şeyler bulma ya’!.. Maalesef bankacıların yaptığı her işlemin ardından atılan imzaların altında ‘bir şeyler’ aranıyor. “Bankacıların bu işte kesinlikle avantası vardır” şeklindeki ‘şahin bakışlar’ finans sektörünün tadını kaçırmış durumda. Denetim... Ama yanlış yapılıyor Beyler... Bankacılık sistemi kilitlenmiş durumda. Tebliğlerle, bildirilerle, genelgelerle finans dünyası yönetilemez. Sizler bankacıyı polis minibüsüne ilgisiz alâkasız ihbarlarla bindirip, kamuoyuna teşhir ederseniz, o insanlardan iş yapmayı bekleyemezsiniz. Denetimsiz olmaz. Denetim tabîî ki lazım. Finans sektörü kasıtlı ve amaçlı beklentilerle denetime alınmamalı. Karşılıklar kararnamesi Sevgili okuyucularım, sizlere ‘Karşılıklar Kararnamesi’ adındaki saçma ve liberal ekonomiyi baltalayan yanlışlıklarla dolu kararnameden bahsedeceğim. Pek yakında... Okuduğunuz Karşılıklar Kararnamesi’nin ülkeyi nasıl geriye götürdüğünü anlayacaksınız. Eğer finans sektörü biterse Türkiye biter. Ankara’daki şahinler bunu bilip, ona göre hareket etmeli.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT