BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşimiz zor...

İşimiz zor...

Merhaba, Her gün biraz daha ağırlaşan ekonomik sıkıntılar, artan maliyet ve düşen tirajlar... Krizin en fazla etkilediği kesimlerden biri de basın sektörü.



Merhaba, Her gün biraz daha ağırlaşan ekonomik sıkıntılar, artan maliyet ve düşen tirajlar... Krizin en fazla etkilediği kesimlerden biri de basın sektörü. Okuyucuya izahta güçlük çektiğiniz gazete fiyatı, aslında maliyetin yarısını zor karşılıyorsa, günlük ekmek parasını denkleştirmeye çalışan insanlar için gazete bir ‘lüks’ haline gelmişse, gerçekten işimiz zor. Ama bizim bahsettiğimiz ‘zorluk’ başka. Haber emanettir Habercilikteki kaliteniz; duygularınızı bir tarafa bırakabilme yeteneğinize bağlıdır. Yani okuyucuya, sizi çok üzen veya çok sevindiren bir gelişmeyi aktarıyor olabilirsiniz ama kendi üzüntünüzü veya sevincinizi habere yansıtmamanız gerekir. Ayrıca; hiç hoşunuza gitmeyen bir gelişme, eğer ‘haber’ ise yer vermek zorundasınız. Zira haber; okuyucunun emanetidir ve en kısa sürede sahibine ulaştırmaktan başka tasarruf hakkınız yoktur. Bunun için gazetecilik zor iştir. Tabii biz dürüst gazetecilikten bahsediyoruz. (Yoksa, sinema sanatçısı Ömer Dönmez’e protez haberine, “Ömercik’e yeni göz” başlığıyla yarım sayfa yer verirken, ameliyatın Türkiye Hastanesi’nde gerçekleştiğini saklayarak, “nerede?” sorusunu cevapsız bırakan, sonra da ‘büyük’ olduğunu iddia eden ‘bilgi gaspçıları’ndan bahsetmiyoruz.) İçimiz yanıyor Usame Bin Ladin ve onun hamisi Taliban, ABD’deki terörist saldırılarla tekrar gündeme geldi. Dolayısıyla da, Afganistan ile ilgili gelişmeler sayfalarımızda sık sık yer almaya başladı. “Bush: Zaman bitiyor, Kuşatma tamam, Çember daraldı, İlk darbe kuzeyden, Hedefe doğru, Geri sayım, Ansızın vuracak, Düğmeye basıldı ...” gibi başlıklar, hep Afganistan’a adım adım yaklaşan felaketin ayak sesleriydi. Bu manşetleri atarken içinizin sızlamaması mümkün mü? Sadece devletin tasarrufunda olan ‘cihad’ı istismar ederek, yıllardır cinayet işleyen Ladin ve kendi sapıklıklarını Şeriat diye takdim ederek İslamiyete en büyük zararı vermeyi ‘başaran’ Taliban bu ‘son’u çoktan hak etmiş olabilir. Ama Afgan halkı asla... Halkın suçu ne? Özellikle son çeyrek asırdır Afganistan’da senaryolar, oyuncular değişmiştir ama Afganlı’nın çilesi hep artmıştır. Dışarıdan yapılan saldırılar, dışarıdan tezgahlanan iç çatışmalar ve kötü niyetli yöneticiler, halkın sefaletini biraz daha artırmıştır. Şimdi de, Ladin’in cinayetleriyle Taliban’ın hatalarının faturasını maalesef yine Afgan halkı ödeyecek. Bunu haber veren manşetler atmak dünyanın en zor işidir. Gerçi biz, “Afganlı dramı yaşıyor, Gözyaşı çocukları, Afganlılar ölüme terkedildi, Dram içinde dram, Afganlı’nın suçu ne?...” gibi haberlerle, bu zavallı insanların çilesini de, sık sık gündeme getiriyoruz ama, ‘zoraki misafir’ bir terörist ile onun hamisi Taliban ‘sayesinde’ yaklaşan yeni felaketi de üzülerek yazıyoruz. Her gün yaşadığınız bu duyguları bir kenara bırakıp görevinizi yapacaksınız. Dürüst gazeteciliğin belki de en zor tarafı budur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT