BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Neredesin NICOLE?

Neredesin NICOLE?

Yabancılar söyleyince bir başka oluyor. Ülkemizde İsviçreli bir gazeteci vardı. Nicole Pope.. Fransız Le Monde’un Türkiye temsilciliğini yapıyordu.



Yabancılar söyleyince bir başka oluyor. Ülkemizde İsviçreli bir gazeteci vardı. Nicole Pope.. Fransız Le Monde’un Türkiye temsilciliğini yapıyordu. On yıl Türkiye’de yaşayan birinin bu ülkeyi burada doğup büyüyenlerden, bu ülke için çalışanlardan, bu ülke için canını feda etmeye hazır olanlardan daha iyi tanıması beni şaşırtmıştı. Keşke bir daha çıksa birşeyler anlatsa. O günden bugüne; onu ilk dinlediğimiz günden bugüne ne değişti. Bir seçim bir yarım ihtilal geçirdik. Diyordu ki: * Ankara’daki insanlar hiç kimseyi temsil etmiyor. * Halkla değil, kendi aralarında konuşuyorlar. * Ankara bence ülkeden kopmuş, küçücük bir dünya. Bu dünyada türlü manevralarla bir oyun sergileniyor. Halkın ise bu insanları seçmekten başka seçeneği yok. * Siyasi partiler sistemi öyle kapalı ki, halkın önüne bunlar konuyor ve hep aynı isimler başa geliyor. .... * Benim ülkemde siyasetçiler halktan biri gibi. Buradaki siyasetçiler ise halkın temsilcisi gibi değil, bu ülkenin sahibi gibi davranıyor. * Türkiye hâlâ biraz otoriter bir ülke. Demokrasi sandığa gitmek değil. * Türkler kendilerine yeterince güvenmiyorlar. Sevr korkusu var. Sanki bu ülke o kadar kolay kırılabilirmiş, bölünebilirmiş gibi bir korku var. * Siyasetçi bu temayı sürekli işleyerek bu korkuyu besliyor. * Türkün Türkten başka dostu yoktur gibi bir anlayış var ki, son yıllarda bu anlayış yeniden yayılıyor. * Türkler trafikte arabayı nasıl kullanıyorlarsa biraz da öyle yaşıyorlar. 2 (ARTI) 2 Ülkeler matematik hesabıyla yönetilmiyor. Yani; İki (artı) iki (Eşittir) dört. (Eksi) bir kalır üç diyerek bir yere varılmıyor. Dengeler ve uluslararası ilişkilerde bu toplamanın sonucu bazen üç, bazen yedi, bazen oniki olabilir. Devir eski devir değil ki; ekmeği karneye bağlar, çok dara düşersek doları da yasaklar gül gibi yaşar gideriz, diyelim. “Örteriz üstünü olur biter” veya, Şunu ayakta tutalım, bunu batıralım diyemezsiniz! Sonuca razı olacaksınız. Böyle gelmiş, böyle gider, devri bitti. Biraz daha direnmeye devam edersek paçamıza don bile bulamayacağız. Afra-tafra, saltanat, zebil-ziyan dönemi kapanıyor. Siz farkına varmazsanız varan birilerini bulurlar. Ama mutlaka bulurlar. ...... Biz de iki çift lafımızı o zaman ederiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT