BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çeribaşı değil seribaşı

Çeribaşı değil seribaşı

Kendisine tam bir pislik gibi davrandılar... Maksatları onu öldürüp, kirli bir havuza atmaktı... O, elektrikli sandalyeye oturtulmuş bir mahkûmdu; idam edilmek istenen... Uç noktadaydılar... Ve yalnız bir hayattı onunkisi...



Kendisine tam bir pislik gibi davrandılar... Maksatları onu öldürüp, kirli bir havuza atmaktı... O, elektrikli sandalyeye oturtulmuş bir mahkûmdu; idam edilmek istenen... Uç noktadaydılar... Ve yalnız bir hayattı onunkisi... Babı - âli’nin vahşi eğlencesinde mezeydi kuşkusuz... Adam, onların gözünde Köstence’den Karaköy’e uzanan rıhtımların pespaye bir temizlik işçisiydi belli ki... İnanılmaz saldırıların, inanılmaz çelişkilerin ortasındaydı hem de... İnsanların, neler kazanıp neler kaybettiğini görmek için Florya’yla, Babı- âli arasındaki “gel- git”lere şöyle bir göz atması gerek... Tek suçu Tamer Yiğit gibi bir kabadayı olmamasıydı... Şu anda senaryosunu onun yazıp, onun oynattığı “Ultraaslanlar” filmi, “En iyi 100 Amerikan filmi” arasında 1. seçilir şüphesiz. O, dünyaya yeniden gelmiş gibi... Lâkin, dünü bugünle barıştırmak zor... Ama asıl macera yeni başlıyor... Ve o, şimdi en tehlikeli ve vahşi topraklarda yaşadığını da biliyor... Yolunda bir sürü “güler yüzlü” tuzakları var... O, kirli, çürük bir zavallı!.. Ama rakipleri komik, yaptıklarıysa hep polemik... Şu an zirvede... Kendisini tanımadan, zırvalayanlara ise dediği sadece şu; “Onlar beni hiç ilgilendirmedi ki...” Ama ne yaparsın?.. Tüfek icat olsa da onlar hâlâ Köroğlu... SADİ’CE ÜÇ MAÇLIKMIŞ Ve bir başka portre... Ağzı kulaklarına varıyordu... Nasıl varmasındı ki... Yepyeni bir takımla üst üste üçüncü maçını kazanıyordu... Kolay değildi.. “Kazı kazan” da değildi bu oyunun adı... Ama kazıyarak kazanmak gerekiyordu... Bir gün adama, yine zaferle biten maçın ardından takıma yeni alınan kahramanların (!) fiyatları soruldu; “Hocam kaçını kaç paraya aldınız bu Brezilyalılar’ın?..” 32 dişi tekmili birden gıcır gıcır parlıyordu... Böbürlenerek “şakırt” diye cevap verdi; “Pin peşyüz tolara aldık danesini...” İşte film orada koptu... Kervan geçmez puanlar gelmez oldu... Lâkin, “Sen gelmez oldun...” 5 maçtır “tık” yok... Küp, bin 500 dolara bu kadar dolar usta.... Ama ne yaparsın?.. Tüfek icat olsa da onlar hâlâ Köroğlu... KİMİNİN HOBİSİ, KİMİNİN DE FOBİSİ “Üzülme kestane öcünü alırız...” G.Saray tribünlerinde buna benzer pankartlardan geçilmiyor... Bu G.Saraylılar, Fener’i kestane bahçesi mi sanıyor?.. Hoş, İstanbulspor da her maçına Fener’e karşı mücadele ediyor gibi çıkıyormuş... Başka türlü konsantre olamıyorlarmış... Fener’i baz alanlar zirve yapıyor. O halde Daum’un da kulağına birileri Fenersuyu kaçırsa ve Beşiktaş da şaha kalksa... Kartal, bir adım ileri iki adım geri... YAR BANA BİR ABDÜRRAHİM Abdürrahim Albayrak’a, emniyet kemeri yetiştirilemediği için tribünü yine tekme tokat dağıttı. 36. dakikada sinmesem, Göztepeli Peter’in attığı golü kurtaracağım diye salladığı tekme kasıklarımda patlayacak. Maçtan sonra Aziz Üstel’e rastladım, kaşı morarmıştı; “Abdürrahim kafaya çıkarken yaptı... Bari gol olsaydı” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT