BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ya sizin?

Ya sizin?

ABD ve İngiltere’de yasaklanan ancak internet ortamında oynamasına mani olunamayan “Kod adı: Kılıç Balığı” filmi tam yaşadığımız günleri anlatıyor.



ABD ve İngiltere’de yasaklanan ancak internet ortamında oynamasına mani olunamayan “Kod adı: Kılıç Balığı” filmi tam yaşadığımız günleri anlatıyor. Filmin bir sahnesinde John Travolta (ABD’de derin devleti temsil eden bir senatör rolünde) “Biz kendi uçaklarımızı düşüreceğiz. Kendi binalarımızı bombalayacağız. Onların acımasız yüzünü insanlara göstereceğiz. Böylece terörist devletlere saldırmak için arkamızda kamuoyu desteği olacak” demektedir. Bush ve Blair birçok lideri ikili markaja alarak saldırının Üsame bin Ladin tarafından yapıldığına ikna ettiler. Hoş bu liderlerin ikna olmak gibi bir dertleri yoktu. İktidarda kalmak için güçlünün yanında olmak işlerine geldi o kadar. Ancak halkları kandırmak kolay olmadı, medya desteğine rağmen mâkul yalanlar bulmakta zorlandılar. Rüzgâr ekti, fırtına biçiyor CIA, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana dünyanın her yerinde terör örgütleri kurdu ve kullandı. Miloşeviç’in La Haye Savaş Suçluları Mahkemesinde bunu açıkça beyan etti ve ispatladı. Nitekim PKK dahil bir sürü kan dökücü teşkilat CIA ve MOSSAD’ın eseridir. Ünlü strateji uzmanı Noam Chomsky Magazine dergisindeki makalesinde “Eğer teröristlere yataklık etmek bombardımanı gerektiren bir suç ise, o zaman Afganistan’dan önce ABD bombalanmalı...” yazmaktan çekinmedi. “Zalime yardım eden zulmüne maruz kalır.” Bu tecelliden kimse kurtulamaz. Terörle mücadele adı altında “dünya hakimiyeti” için Afganistan’a müteakiben Irak, Suriye, Yemen, Sudan, Libya, İran gibi ülkelere saldırı hazırlığı yapan ABD terörün “bizzat” kaynağıdır. Taliban, Ladin ve Saddam onun eseridir. General Tikriti’nin Mısır’da yayınlanan hatıratında “Beyrut’ta ABD Büyükelçilik binasında Saddam ve ABD’li yetkililer anlaşma imzaladılar. Irak Cumhurbaşkanlığı sarayı muhafız alayı komutanının kansız darbesiyle Saddam Irak Devlet Başkanlığı yardımcılığına getirildi ki bunlar tamamen CIA’nın işiydi” demektedir.. Aynı ABD şimdi kendi adamlarını bertaraf etmekle uğraşıyor. Lâkin kabak masum insanların başında patlıyor. Karakutuyu ben bozmadım ya! Tek motorlu pırpırlarla eğitim gören Arapların, dev gibi uçağı 5 bin metreden 300 metreye indirip kulelerin en zayıf noktasına yöneltebilmesi imkânsızdır. Böyle usta bir manevrayı en az 10 bin saat uçuş tecrübesi olan bir savaş pilotu yapabilir ki bunlar muhtemelen Vietnam’da savaşan ve ordudan atılan pilotlar olmalıdır. Cevapsız sorulara devam edelim: Uçakların alarm sistemleri neden devreden çıkarıldı? Karakutular daha kalkmadan niçin bozuldu? Bunca ceset arasından sadece 2 Yahudi çıkması neyin ifadesi? Yıkılan kulelerde çalışan 5400 İsrailli o gün pikniğe mi gitmişti? Kocasını “kaçırıldık” diye cep telefonu ile arayan kadının sesi “taklit”, Arap gence ait notlar ise “düzmece” çıktı. Ve bunları delil olarak yutturmaya çalışanlar neyin peşindeydiler? Bütün bu tezatları alt alta koyunca benim kafam karışıyor. Peki, ya sizin?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT