BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaşamak her şeye rağmen güzel

Yaşamak her şeye rağmen güzel

ABD Büyükelçisi Robert Pearson, bu hafta bizim Ankara Medya Grubunun konuğu oldular. Arkadaşlarımızın sorduğu sorulara stüdyodan son derece içten ve samimi cevaplar verdiler. Kendileriyle güncel konulardan değil, günlük, ailevi konulardan şık bir sohbet yaptık...



Güzel sözleri her zaman sona saklardık, şimdi ise yazıya onlarla başlamayı uygun gördük: ¥ Dostunuzu sık sık ziyaret ediniz çünkü, üzerinde yürünmeyen yollar diken tutar. ¥ İnsanların en acizi dost edinmeyendir. Bundan da acizi ise dostunu yitirendir. ¥ Dostluktan saygıyı kaldıran, onun en büyük süsünü kaldırmış olur. (Cicero). ¥ Dostlarınla öyle yaşa ki düşman olduğunda hakkında söyleyecek sözleri olmasın. Arkadaşlık ve dostluk üzerine güzel sözler değil mi? İnsan böyle şeyleri arasıra da olsa okuyunca bir hoş oluyor. Dün büromuza arkadaşlarımız İstanbul’dan teşrif etmişlerdi, beni ziyaret ettiler. İstanbul’u özleyip özlemediğimi sordular. İstanbul özlenmez mi dedim. Bu güzel şehrin kokusunu, kalabalıklığını, denizini her şeyini özlüyorum. Ama en çok bir şeyi özlüyorum: Oradaki hakiki dostlarımı, dostluklarımı, bizim orada öylesine güzel öylesine sıcak büyük bir grubumuz var ki anlatsam tadına doyamazsınız... Pearson’ın ziyareti ABD Büyükelçisi Robert Pearson, bu hafta bizim Ankara Medya Grubunun konuğu oldu ve İstanbul’dan arkadaşlarımızın sorduğu sorulara stüdyodan son derece içten ve samimi cevaplar verdi. Asansörden indi kendisini karşılayan şoförün elini sıktı. Sonra diğer arkadaşların hepsinin ellerini samimi bir havada sıktı ve birlikte odama geçtik. Son derece kibar ve nazik bir insan. Kendilerine çok kısaca İhlas Holding ve Medya grubu hakkında bilgi verdikten sonra sıradışı bir sohbete girdik. Mutat olduğu üzere güncel konulardan değil, günlük, ailevi hoş konulardan şık bir sohbet yaptık. Houston’dan, Ankara’dan İstanbul’dan bahsettik. Değişik hoş bir sohbet oldu. Ayrılırken bizlere ve Amerika’daki kardeşlerimizin eşlerine dahi saygılarını iletmemizi bize söyledi. Kim ne derse desin. Nezaket ve alçakgönüllülük hoş bir şey. Eski ABD Başkanı Bill Clinton da depremzedelerle birlikte olduğunda halkımızda aynı sempatiyi uyandırmamış mıydı? Sayın Büyükelçi Mr. Pearson da bizi sempatisi ve nezaketi ile etkiledi itiraf etmek zorundayım. Gerçekten her yönü ile ülkesini temsile layık bir elçi... Son bir yılda fiyatlar Dostluk sevgi ve nezaket üzerine hoş şeyler anlattık. Ama bir de ülke gerçekleri var. Bunlara her yazıda bir nebze olsun değinmeden geçemeyeceğiz. Ekonomisi % 12 küçülen bir ülke olduk. Bu durum reel sektöre iki büyük yük getirdi. Birincisi iç talebin daralması. İkincisi finans sektöründe yaşanan sıkıntılar. İhracatın toplam üretim içindeki payı % 15. İç talebin canlanmaması piyasayı sıkıntıya sokuyor. Nasıl sokmasın ki? İşte size bir yıldaki fiyat artışları Toz şeker % 367, makanı % 177, domates salçası % 206, ayçiçek yağı % 400, tüpgaz % 212, otogaz % 236 ve memur zammı % 51... Kalın sağlıcakla.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT