BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > O mesele

O mesele

ALMANYA’DAN Fazlı Akın bir faks yollamış, şöyle demekte: “Sayın Gürbüz Azak, sütununuzda okuduğum ‘Hıristiyan olmak zengin olmak mı?’ başlıklı yazınızdan dolayı tebriklerimi, selâm ve saygılarımı sunarım. Her nedense bu konuları yazmaya pek cesaret eden olmazdı. Sayın Gürbüz Bey, ben 1965’den beri Almanya’da çalışıyorum. Yakında emekli olacağım.



ALMANYA’DAN Fazlı Akın bir faks yollamış, şöyle demekte: “Sayın Gürbüz Azak, sütununuzda okuduğum ‘Hıristiyan olmak zengin olmak mı?’ başlıklı yazınızdan dolayı tebriklerimi, selâm ve saygılarımı sunarım. Her nedense bu konuları yazmaya pek cesaret eden olmazdı. Sayın Gürbüz Bey, ben 1965’den beri Almanya’da çalışıyorum. Yakında emekli olacağım. Bana göre biz Türkler tembel değiliz. Ancak Türkiye’de imkânlarımız yok. Eğer ülkemizin yarısı düzlük, yağışlı veya sulak tarım arazisi olsa idi veya Almanya ve İngiltere’deki gibi bol kömürü bulunsa idi herhalde Osmanlı da yıkılmazdı. 1279 ile 1315 yılları arasında ilk çevre temizliği kanunları İngiltere’de, Londralı demircilere karşı çıkarılmış. 1500 ile 1675 yılları arasında kömür ocaklarında biriken suyu dışarı atmak için ilk pistonlu pompalar ve pistonlu buhar makinaları yapılmış. 1505’de Leonardo Da Vinci, barutla çalışan, 1675’de Papin ve Huygens buharla işleyen pistonu kömür ocaklarından su çıkarmak için yapmışlar ve tabii 1769’da Stefenson geliştirmiş. Yani bugünki Batı tekniğinin gelişme faktörü kömür. Gönül isterdi ki, birçok yazar ve yayın organları bunu milletimize anlatsa, veya sizin gibi 5-6 köşe yazarı bu konuyu gündeme getirse. Fazlı Akın, Krefeld/Almanya” ¥¥¥ Bu kıymetli tespitleri için sayın okuyucuma teşekkür ediyorum. Tamamıyle haklıdır. Batı medeniyetinin temelinde hıristiyanlık değil, mecburiyetlerin getirdiği teknik vardır. Kim hangi coğrafyada ise ona göre şekillenir. İklimler, tabii kaynaklar, deniz veya kara devleti oluş gibi talihler (ya da handikaplar) insan hayatına, karakterine yön verir, toplumları gayretli veya kabulcü kılar. ¥¥¥ Suyu, madeni bol, arazisi bereketli, iklimi elverişli hiçbir ülke yoksul değildir. Coğrafya zenginliği; yepyeni buluşlara, büyüyüşlere, hatta dirayetli karakterlerin yetişmesine yollar açıyor. “Efendim, onlar hıristiyan olduğu için güçlü.” Hadi ordan! Zengin dört hıristiyan ülke varsa, kendine yetmeyen, uluslararası plâtformlarda kaale bile alınmayan kırk hıristiyan toplum da karşımızdadır. ¥¥¥ 16’ncı Yüzyıl “Türk Asrı” diye anılır ki; dünyada bilinen coğrafyanın yarısı, altının üçte ikisi Osmanlıdaydı. Bu; tok, haşmetli, örnek, varlıklı imparatorluk tamamen İslâm temelliydi. İspanya’da Endülüs’ü, Hindistan’da Bâbür Şah dönemini hatırlayınız. Unutan ayıp eder. Hıristiyanlığı kalkınma ve tek medeniyet sebebi sayanlar ise cehalet sergiler.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT