BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Divan edebiyatı

Divan edebiyatı

Havuz problemleri, hız problemleri çok mu kolay? Logaritma cetveli, kimya formülleri bir okuyuşta mı zihne giriyor? Fizik, geometri...kök söktürmüyor mu? Biyolojide anlatılanlar, coğrafyada ezberletilen dünya nehir ve dağları, tarihte firavunlar, Babil hükümdarları...



Havuz problemleri, hız problemleri çok mu kolay? Logaritma cetveli, kimya formülleri bir okuyuşta mı zihne giriyor? Fizik, geometri...kök söktürmüyor mu? Biyolojide anlatılanlar, coğrafyada ezberletilen dünya nehir ve dağları, tarihte firavunlar, Babil hükümdarları...Bir sürü rakkamlar, uzunluklar, isimler, karakterler...Bunlar hiç de kolay öğrenilmiyor. Hatta kabiliyeti olmayan için resim ve beden eğitimi dersi de öyle. Peki bunlar zor diye müfredattan kaldırılmak isteniyor mu? Deli derler adama. Divan edebiyatıysa kaldırılmak isteniyor. “Failatun, failatun failun” ve benzeri kalıpları öğrenmek kolay değilmiş. Zor olmadığı iddia edilemez. Ama her yaşın zorluğu farklı. Okula yeni başlayan çocuk için de harfleri öğrenmek zor. Lisan öğrenmek basit mi? Ne kadar gramer ve kelime öğreniliyor. Fakültelerde bile öyle. Mesela o sevimsiz Roma Hukuku’nun kime ne faydası olacak? Liseye gelmiş bir genç de divan edebiyatını öğrenecektir. Sonra şu var. Divan edebiyatı, ağırlıklı olarak liselerin edebiyat bölümlerinde okutulmakta. İlim pazardan satın alınmaz ki. Kral çocuğu da hamal çocuğu da çalışarak öğrenir. İltimasın geçmediği tek saha orasıdır. Çalışmayan mahrum kalır. Şu günlerde ortalıkta bir haber dolaşıyor. Millî Eğitim Bakanlığı, divan edebiyatını müfredattan kaldıracakmış. Zira bizim miladımız, İslamiyet değil, cumhuriyetmiş. O yüzden okullarda bundan böyle çağdaş Türk edebiyatı öğretilecekmiş. Okullarımızda çağdaş Türk edebiyatı öğretilmiyor mu? Hepsi değil. Solda da sağda da bazı yazarlara karşı tavır var. Tavrın terk edilerek edebi değer sahibi herkesin ders kitaplarına girmesi fevkalade isabetli olur. Ancak onlara yer açılacak diye Fuzuli, Baki, Nedim, Şeyh Galib gibi sayısız kıymetin terki asla ve asla tasvip edilemez..Tersine en azından edebiyat bölümlerine ve en azından seçmeli ders olarak Osmanlıca konmalı. Divan edebiyatı sevdirilmeli. Bu millet yerden bitmedi. Ne demek “cumhuriyet miladımızdır”? Buna çağdaş hurafe derler. Beş bin yıllık mazimiz ne olacak? Eğer eski edebiyatçılarımız okul kitaplarından sökülüp çıkartılacaksa tez zamanda dozerler Sultanahmet’e, Süleymaniye’ye de dayansın. Binlerce tarihî eseri de yıkalım. Zor meselesine gelince. Bir Ahmet Hamdi Tanpınar kolay mı anlaşılacaktır? Sürrealist şairler, kök söktürecekler. Kolay olsa edebiyat olmaz. Divan edebiyatına kimse ilişemez. Buna kimsenin gücü yetmez. Tarih başlangıcımızın cumhuriyet olduğunu iddia etmekse bayat bir dalkavukluktur. Söyleyenin cehaletini ortaya koyar. Divan edebiyatı, Selimiye kadar zarif, Moğulova kemeri kadar sağlamdır. O ihtişamın önünde devir devir bazıları, nedense aşağılık duygusuna kapılmaktadır. Bir hastalık işte. Anlaşılmayanı yok etmeye kalkışanlar Picasso’dan ne anlarlar acaba? Anlayamadıkları tabloları da parçalamayı mı teklif edecekler? İspanyol ressamı kavrayamayabilirler. Lakin inkâr etseler de kendi güzelliklerimizi anlar hatta zevk de alırlar. Şu ustalar, şu Türkçe nasıl inkâr edilir? İşte Fuzuli: Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı?  Dost bîperva, felek bîrahm, devran bîsükûn Derd çok hemderd yok düşmen kavî talih zebûn  Bu da Bakî: Gül gülse daim, ağlasa bülbül acîb değil Zira kimine ‘ağla’ demişler kimine ‘gül’.  Çağdaş edebiyata yapılan haksızlığa son verilsin. Bu doğru. Ama bir haksızlık telafi edilirken bir başka haksızlık işlenmesin. Üstelik divan şairleri zamana karşı imtihanlarını vermiş zirve insanlar. Çağdaşlardan kaçı o imtihandan geçecektir. Onu asırlar gösterir..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT