BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Fikret ayağa kalktı. Cahit onun elini sıkı sıkıya tutuyordu. -Hakim Bey, biz Gamze Hanımla evlendik, o ailesine ve çocuğuna karşı sorumluluklarını yerine getirmedi. Çocuğu çok küçük yaşlarda bana bırakarak evi terketti. Mahir usta şahittir. Gece yarılarına kadar çocuğa bir anne gibi baktık, altını bile biz temizledik.



Fikret ayağa kalktı. Cahit onun elini sıkı sıkıya tutuyordu. -Hakim Bey, biz Gamze Hanımla evlendik, o ailesine ve çocuğuna karşı sorumluluklarını yerine getirmedi. Çocuğu çok küçük yaşlarda bana bırakarak evi terketti. Mahir usta şahittir. Gece yarılarına kadar çocuğa bir anne gibi baktık, altını bile biz temizledik. Eğer Alper’in annesi ve ailesi olmasaydı çocuğa belki de hiç bakamazdık. Bir anne gibi geceleri uykusuz kaldık, ağlayan çocuğu uyutmaya çalıştık. O ise kuru bir inat yüzünden evi terketti, o zaman bir kerecik olsun çocuğunu aramadı. Başka biriyle evlendi, çocukları olmadı ve şimdi hazır büyümüş oğlumu almak istiyorlar. Çocuğun geleceği sözkonusu edilince ben bu konuda herhangi bir endişe duymuyorum. Onun sağlığı sıhhati yerindedir, onu yüksek okullarda okutacağım. Cemiyete faydalı bir insan olarak yetiştireceğim. Şimdi de öyledir, efendiliğini, çalışkanlığını, dürüstlüğünü herkes bilir ve onu çok severler. Bu çocuğa bu zamana kadar ben baktım, benim hakkımdır... Hâkim, Fikret’i de dinledikten sonra, babasının elini tutup Gamze’ye düşman gözlerle bakan çocuğa döndü. -Cahit, annen ve baban ikisi de seni yanlarında görmek istiyorlar. Annenin yanına gitmek istemiyor musun? Cahit annesine doğru baktı. Gamze de gözlerini iri iri açarak çocuğu izliyordu. Cahit hâkime dönerek konuştu: -Onu ben bugüne kadar yanımda hiç görmedim, dedi. Sustu... Sonra dudaklarını ısırarak tekrar devam etti: -Hem sonra ben tombaladan çıkmış bir anne istemiyorum!.. Salondaki kalabalık bir anda gülmeye başladı. Hâkim de başını öne eğmiş için için gülüyordu. Gamze kıpkırmızı olmuştu. -Babam benim için canını verdi. Onu gece ve gündüz hep yanımda gördüm. Benim yüzümden kaç gece uykusuz kaldı. Buna rağmen yine şikâyet etmedi, annemi bir kerecik olsun bana kötülemedi. Bana bir fiske vurmadı. O benim sadece babam değil, en yakın arkadaşım ve aynı zamanda da annemdir. Beni babamdan ayırırsanız, annemden ve arkadaşımdan da ayırırsınız. Bu kadını istemiyorum. Az sonra duruşmaya ara verildi. Hâkimler kendi aralarında konuştular, Gamze’nin babası ve avukatı da bir ara onlarla görüştüler. Tekrar içeriye girdiklerinde hâkim kararı okumaya başladı: “Verilen ifadelerden sonra son derece duygusal bir tablo çizilerek çocuğun babasını istemesine rağmen kanunda erkek çocuk annesine düştüğü ve çocuğun geleceği, sıhhati ve yetiştirilmesi göz önüne alınarak daha iyi şartları ve ortamı olan annesine verilmesine ve çocuk babasını çok sevdiği için sık sık görüştürülmelerine karar verilmiştir...” Bu karar salondaki izleyiciler için bir şok oldu. Hiç kimse beklemiyordu. Vahdet ve avukat gülüyorlardı. Gamze ise üzgün tavırlarla, yan gözlerle eski kocasına ve çocuğa bakıyordu. Cahit inanamıyor: “Olamaz!..” diyerek babasına sarılıyordu. Alper ve Mahir usta ise şaşkınlıktan dillerini yutmuşlardı. Fikret: “Kahrolası para...” diye söylendi. Eve geldiklerinde Cahit babasına sarılıyordu. -Baba beni onlara vermeyeceksin değil mi?.. dedi. Fikret konuşamıyordu. -Baba ben istemiyorum onları... > DEVAMI YARIN
Kapat
KAPAT