BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ecevit Bulgaristan’da

Ecevit Bulgaristan’da

Başbakan Sayın Bülent Ecevit, bugün Bulgaristan’dan dönüyor. Kuzeybatı komşumuzun 10 yıl içinde nereden nereye geldiği bizi uyarması gereken bir oluşumdur. Bulgaristan, 1362’den 1908’e kadar Osmanlı imparatorluğunun bir parçasıdır. 1908’de bizden ayrıldı, bağımsız krallık hâline geldi. İlk kral Ferdinand, şimdi Bulgaristan başbakanı olan 3. ve sonuncu kral Simeon’un büyükbabasıdır. Meşrutiyet Türkiyesi genç devlete kurmay subaylarımızdan Ali Fethi Bey’i (Başbakan Fethi Okyar) orta elçi atamıştı. Onun yakın arkadaşı Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal Bey de askerî ataşe idi.



Başbakan Sayın Bülent Ecevit, bugün Bulgaristan’dan dönüyor. Kuzeybatı komşumuzun 10 yıl içinde nereden nereye geldiği bizi uyarması gereken bir oluşumdur. Bulgaristan, 1362’den 1908’e kadar Osmanlı imparatorluğunun bir parçasıdır. 1908’de bizden ayrıldı, bağımsız krallık hâline geldi. İlk kral Ferdinand, şimdi Bulgaristan başbakanı olan 3. ve sonuncu kral Simeon’un büyükbabasıdır. Meşrutiyet Türkiyesi genç devlete kurmay subaylarımızdan Ali Fethi Bey’i (Başbakan Fethi Okyar) orta elçi atamıştı. Onun yakın arkadaşı Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal Bey de askerî ataşe idi. Sonra komşumuz, 45 yıl, Sovyet Rusya’nın en sadık ve katı uydusu oldu. 1970’te, Başbakan Süleyman Demirel’le, ülkeye ilk gezimi yapmıştım. En kötü ve katı bir komünizm uygulanıyordu. Sofya’da apartman pencereleri gazete kâğıdından perdelerle örtülü idi. 90’lı yıllarda, bu defa cumhurbaşkanı sıfatıyle Süleyman Demirel’in iki yıl ara ile yaptığı iki resmî ziyarete katıldım. Tarihinde demokrasi ve liberallik görmemiş bir ülke, olanca varlığını ortaya koymuş, Avrupa’ya benzemeye çalışıyordu. Bugün bir Bulgaristan vatandaşı, vizesiz bütün AB üyesi memleketlere girebiliyor. Ve bizden önce AB üyesi olacaktır. Ortodoks ve Slav Bulgaristan, AB düzenine, ilkelerine rezerv koymadı. Kaytarıcı bahanelere iltifat etmedi. On yılda orada da yolsuzluklar oldu. Eski krallarını başbakan yapıp icranın başına getirmelerinin bir sebebi budur. Bizim zaafımız, iki bin yıllık imparatorluk geleneğinden gelmemizdir. Halbuki artık dünyaya nizamat veremiyeceğimiz 200, belki 300 yıldan beri anlaşılmıştır. Bu kadar uzun müddette bile zihniyetimiz, bir türlü gerçeklere adapte olamadı. Artık dünya nizamına katılmak durumunda olan biziz. Bu yazıma gelecek tepkileri peşinen biliyorum. Bulgaristan’ı örnek almamız gerektiğini mi ima ediyorsun? diyeceklerdir. Bulgaristan’ı modernleştiren kişinin Tuna eyaleti valimiz Midhat Paşa olduğunu hatırlatanlar çıkacaktır. Ancak gerçeklerin görülebilmesine yardımda bulunmak mesleğimizin vazgeçilemez şartıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT