BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > IMF’ye söz verdik İşsizlik katlanacak

IMF’ye söz verdik İşsizlik katlanacak

KİT personelinin üçte ikisi işten çıkarılacak Kamu bankalarının 800 şubesi kapatılacak KEMAL Derviş imzalı niyet mektubunda ayrıca, “Kamuda tasarrufa devam. Yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 35... Özelleştirmeler bitecek. Mart’a kadar bazı kamu müdürlükleri kapatılacak” denildi. 9 milyar $ bu hafta kasada IMF’nin, serbest bıraktığı yaklaşık 9.3 milyar doların hafta sonuna kadar Hazine’ye gireceği bildirildi. Kredinin, 6.2 milyar dolarlık kısmı, borç geri ödemesine gidecek.



ANKARA- Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörleri’nin onayladığı stand-by anlaşmasına destek oluşturan niyet mektubuna göre, yılsonuna kadar enflasyon hedefi yüzde 35’te tutulacak ve yıl sonuna kadar atıl durumdaki KİT çalışanlarının üçte ikisi azaltılacak. Mektupta, kamu bankalarının 800 şubesinin kapatılacağı ve bu yıl içinde bir vergi reformu hazırlanacağı da taahhüt edildi. 18 Ocak 2002 tarihini taşıyan niyet mektubunun başlangıç kısmında, daha önceki mektupta da olduğu gibi 11 Eylül’ün olumsuz etkilerine dikkat çekiliyor ve yapılan yapısal reformların derinleştirileceği ve kapsamının genişleyeceği belirtiliyor. Niyet mektubunda tasarruf tedbirleri de, Sosyal Yardımlaşma Fonu, il özel idareleri ve İller Bankası’nı kapsayacak biçimde genişletilecek. KİT çalışanlarının Haziran ayında üçte biri, yıl sonuna kadar üçte ikisi azaltılacak. Şoklara karşı tampon Yeni stand-by düzenlemesini onaylamasının ardından IMF adına yayınlanan açıklamada, Türkiye’nin 2002-2004 yıllarını kapsayan ekonomik programının, bir taraftan sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin temelini oluşturmayı, diğer yandan da ekonomiyi gelecekteki muhtemel krizlere karşı korumayı amaçladığını bildirdi. Değerlendirmede, piyasalarda oluşan olumlu beklentiler çerçevesinde, Türk Lirası’nın dolar karşısında sadece Ocak ayında yüzde 10’dan fazla değer kazandığına işaret edildi. Değerlendirmede, Türkiye’nin yeni stand-by programının, gelecekteki kriz riskini azaltacak üç temel unsuru şöyle sıralandı: “Dalgalı döviz kurunun sürmesi spekülatif saldırı potansiyelini azaltarak döviz kurunda daha fazla istikrar sağlayacak. Mali sistemi reforme edecek ve güçlendirecek çabalar, bankaların, fonların çekilmesi durumundaki zafiyetini azaltacak ve yerel mali varlıklara güveni artıracak. Harcama ve vergi reformları, orta vadede borç ödeme sürdürülebilirliğini sağlamakta gerekecek mali düzenlemeleri getirecek.” 9.3 milyar dolar hafta sonu hazır IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun serbest bıraktığı yaklaşık 9.3 milyar doların hafta sonuna kadar Hazine hesaplarına gireceği belirtiliyor. 9.3 milyar dolarlık kredinin, yaklaşık 6.2 milyar dolarlık kısmı, hemen borç geri ödemesi için kullanılacak. Vadesi gelen söz konusu borcun, şartları itibarıyla maliyetinin yüksek olması nedeniyle ertelenmeyeceği ve hemen 9.3 milyar doların içinden ödeneceği vurgulanıyor. Bu arada IMF heyetinin, İlk Gözden Geçirme ziyareti Mart ayında yapılacak. Bundan sonraki Gözden Geçirme Mayıs ayında, üçüncüsü ise Temmuz ayında gerçekleşecek. Bu yılın son gözden geçirmesi ise Ekim ayında yapılacak. Özetle yeni stand-by IMF’ye sunulan mektupta 2002-2004 döneminde uygulanacak politikalar ve hedefler kısaca şöyle sıralanıyor: ¥ Kamu sektörü faiz dışı fazlası artırılacak. ¥ Dalgalı kuru rejimi devam edecek. ¥ Enflasyon hedeflemesine geçilecek. ¥ Enflasyonda yılsonu hedefi % 35. ¥ Büyüme hedefi 2002’de % 3, 2003’te % 5. ¥ Faiz dışı fazla GSMH’nin % 6.5’i olacak. ¥ Kamu sektörü reformu tamamlanacak. ¥ Tasarruf önlemleri titizlikle sürdürülecek. ¥ Bölge müdürlükleri Mart ayına kadar kapatılacak. ¥ Atıl durumdaki KİT çalışanlarının üçte ikisi çıkarılacak. ¥ Yeni kamu borçlanma biçimleri geliştirilecek. ¥ Döviz cinsinden veya endeksli kağıt ihraç edilecek. ¥ Bankacılıkta yeniden yapılanma tamamlanacak. ¥ Kamu bankalarının 800 şubesi kapatılacak. ¥ Özel bankalar sermaye aktarımıyla güçlendirilecek. ¥ Şirket borçları yeniden yapılandırılacak. ¥ Uluslararası muhasebeye 2003’te geçilecek. ¥ 2002’de bir vergi reformu hazırlanacak. ¥ Vergi sistemi basitleştirilecek. ¥ Fonlar mali açıdan şeffaflaştırılacak. ¥ Sosyal harcamalar artırılacak. ¥ Önemli özelleştirmeler yıl sonuna kadar bitecek. ¥ Kamu arazilerinin satışı yıl içinde tamamlanacak. ¥ Yabancı sermaye için bir eylem planı uygulanacak. ‘Asıl mesele istihdam’ NEW YORK- Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, IMF’nin onayladığı yeni kredi paketiyle sıkıntıların tamamen aşılmış olmayacağını belirterek, “Artık Türkiye’nin en önemli meselesi istihdamdır” dedi. Amerikan-Türk Derneği tarafından New York Plaza Otel’de düzenlenen yemekli toplantıda konuşan Bakan Derviş, 2002 yılının bir yıl önceye göre çok daha iyi göründüğünü ifade ederek, “Gelecek konusunda artık daha iyimser olabilir ve kendimize güvenebiliriz” dedi. Yeni bir başlangıç Ekonomik bunalımın en ağır kısmının geride kaldığını kaydeden Bakan Derviş, “Ancak tabii sorunlar bitmiş değil. Özellikle büyümeye yeni yeni geçiyoruz. İstihdam oluşturmamız lazım. Türkiye’nin en önemli sorunu genç nüfus için istihdam meydana getirmektir. Bunun için de çok daha hızlı büyümesi lazım Türkiye’nin. Bu sadece bir başlangıç” diye konuştu. Londra’da Türkiye anlatıldı New York’taki temaslarını tamamlayan Bakan Derviş, daha sonra Londra’ya geçti. Londra Heathrow Havaalanı’nda Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği yetkilileri tarafından karşılanan Derviş, öğle saatlerinde Credit Suısse finans kuruluşunun organize ettiği toplantıya katılarak, finans ve iş çevrelerine, Türkiye ekonomisinin geldiği nokta hakkında bir sunuş yaptı. İşsizlik ortak kâbus İşsizlik Türkiye’nin olduğu gibi tüm dünya ülkelerini bekleyen bir tehlike. Global pazarlardaki talep daralmasından dolayı sıkışan firmalar, öncelikli olarak işçi çıkarmayı uygun görmeye başladı. 2001 sonunda ABD’de işsizlik oranının yüzde 5,7, Japonya’da ise yüzde 5,5 olarak açıklanırken, Avrupa Birliği’de aynı salgına yakalanarak, üye ülkelerde işsizlik oranı ortalaması yüzde 7,8 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranının en düşük olduğu AB ülkeleri arasında, yüzde 2.2 ile Hollanda, yüzde 2.5 ile Lüksemburg başı çekiyor. Eurostat’ın verilerine göre, 15 üye ülkede 13,6 milyon işsiz bulunuyor. Türkiye’de ise kayıtlı işsiz sayısının 2 milyona varması korkunun daha da artmasına sebep oluyor. Üstelik Türkiye’de kayıt altına alınamayan ekonomide çalışan iş gücünde de yüzde 50’ye varan oranlarda azalma görülüyor. Kredileri hak ettik 2002 yılının bir yıl önceye göre çok daha iyi göründüğünü ifade eden Derviş, kamu harcamaları dengesinin fazla vermeye başladığını ve mali politikaların, vergi arttırımı yoluyla değil, masrafların azaltılması yoluyla düzeltildiğini belirtti. Ülkede sosyal uyum ve hükümete parlamento desteği bulunduğuna da dikkat çeken Bakan Derviş, “Türkiye kredileri hak ediyor” diye konuştu. Türkiye’ye direkt yabancı sermaye girişinin büyük önem taşıdığını kaydeden Derviş, bunun yıllık hacminin 6-7 milyar dolar düzeyinde olması gerektiğini, ancak bugün için 5 milyar dolarlık yabancı yatırımın bile başarı sayılacağını sözlerine ekledi. Başka bunalım olmasın Gerçek büyümenin, 2002 yılı için belirlenen yüzde 3’lük büyüme hızının bir parça üstünde olacağı tahmininde bulunan Bakan Derviş, “Amaç yüzde 6-7’leri görmek, onları tutturmak ve bir daha böyle bir bunalım yaşamamaktır. Yeter artık. 94, 99, 2001... Artık Türk toplumu bu tür bunalımları yaşamasın. Halkımıza büyük zorluklar getiren bunalımları bir daha yaşamak istemiyoruz” şeklinde konuştu. “Türkiye’nin bu kadar büyük boyutta finansmana 2002’den sonra ihtiyacı olmayacak” diyen Derviş, “Ama IMF ve Dünya Bankası ile olan ilişkimiz sürecek” dedi. Kemal Derviş, yatırım bankalarının da Türkiye’ye karşı çok ilgi bulunduklarını söyledi. Reformlara devam Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Horst Köhler, Türkiye’nin ekonomik durumunda kalıcı iyileşmenin, Türk hükümetinin, ekonomik düzelme, enflasyonu azaltma ve sürdürülebilir borç ödemesinde reform gündemini uygulamaya kesintisiz devam etmesiyle kazanılacağını belirtti. Türk Hükümeti’nin, güçlendirilmiş bir orta vadeli programla, 11 Eylül’ü takiben yaşanılan şoka uygun şekilde cevap verdiğini belirten Köhler, “Yeni program bankacılık sektörünü temizlemeyi, mali düzenlemeleri sağlamlaştırmayı ve dalgalı kur rejimi çerçevesi içinde enflasyonu indirmeyi hedefliyor” dedi. Amaç makro ekonomide istikrar Horst Köhler, açıklamasına şöyle devam etti: “Enflasyonu sürekli olarak düşürmek ekonomik büyümeyi sağlayacak istikrarlı bir makro ekonomik ortamın kazanılmasında ve dalgalı kur rejiminin başarısında merkezi olacaktır. Belirlenen enflasyona ulaşmak için, Merkez Bankası resmi enflasyon hedefine başarılı geçiş hazırlıklarını tamamlarken, temel para hedeflerine sadık kalacaktır. Yetkililerin zorlu ekonomik programı uygulamayı kuvvetle sürdürmesi ve programa ilişkin yenilenen siyasi birlik, Fon’un, Türkiye’nin reform ajandasına verdiği istisnai desteği haklı çıkarmaktadır.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT