BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir dava adamı

Bir dava adamı

Geçen yıl 8 Şubat’ta vefat eden gazetemizin yazarlarından Şeyhülmuharririn Ahmet Kabaklı, eserleri, fikirleri ve yetiştirdiği öğrencileri ile yeniden gündemde...



Kültür ve sanat hayatımızın değerli isimlerinden biri olan; Türk basınının “Şeyh’ül Muharririn”i, eğitim ordumuzun önde gelen ve onbinlerce makale, onbinlerce okuyucu ve öğrencisi, ciltler dolusu ilmi eserleri ile kültür hayatımıza ışık tutan Ahmet Kabaklı, vefatının birinci yılı dolayısıyla Türk Edebiyatı Vakfı tarafından düzenlenen “Vefatının Birinci Yılında Ahmet Kabaklı” başlıklı panelde anıldı. TEDEV’in Sultanahmet’teki merkez salonunda düzenlenen panele Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibiroğlu, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof.Dr. Turan Yazgan, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof.Dr. Mustafa Erkal, MÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Emin Işık ve Yavuz Bülent Bakiler konuşmacı olarak katıldı. Milli kahraman Yavuz Bülent Bakiler, “Ahmet Kabaklı hocamız yaklaşık 40 yıllık yazı hayatında Türkiye’de doğru dil, doğru din, doğru tarih ve doğru iktisat konusunda meseleleri çok açık ve kesin bir şekilde ortaya koyan fikir adamlarımızdan birisiydi. Gününün 8 saati uykuyla, 8 saati durmaksızın okumakla ve diğer 8 saatini yazmakla ve sohbetle geçiren, aşağı yukarı 15-20 bin ciltlik bir kütüphane içerisinde hayatını geçiren böylesi bir insanın üzerinde şüphesiz daha ciddi durmamız icap eder. Kabaklı hoca bir takım meseleleri milli endişeler duyarak yaşamıştı ama aynı zamanda bir takım noktalarda bir tavır olarak karşımız dikilen meselelerin üzerine de cesaretle yürümüştü. Bir milli kahraman olarak tamınlayabildiğim Kabaklı hocanın kaybı, milletimizin fikir ve sanat hayatı açısından gerçekten hüzün verici bir durumdur” dedi. Fikir ve dava İkinci olarak söz alan Prof.Dr. Turan Yazgan’da şunları söyledi: “Kabaklı hoca, gerçek anlamda dört başı mamur muhterem ve muhteşem bir hocamızdı. Onun hocalığı umumiyetle birlikte faaliyette bulunduğu ve kendisinden küçük olan bizlere de dönüktü, şahsen onun yol gösterici hocalık vasfı benim için büyük önem arz etmiştir. Kabaklı hoca gibi güvenilir bir insanın kalbimin içine yerleştirdiği şey şudur ki; onunla ölüme bile gidilir.” Ahmet Kabaklı’nın eserlerini çok küçük yaşlarda okumaya başladığını kaydeden Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof.Dr. Mustafa Erkal ise, Kabaklı’yı tanımlarken, “14 bin makale ve 40 yıl fikir hocalığı, sadece gazete yazarlığı değil, rehberlik, yol göstericilik, bir Müslüman Türk aydınının kimliğinin nasıl olduğunu bize çok değişik örnekleriyle ortaya koyan bir fikri adamı, bir dava adamı... İşte bana göre rahmetli Ahmet Kabaklı... O bakımdan bir Ahmet Kabaklı ismini duyduğum zaman ne düşünürsün diye bana sorulduğunda herhalde vereceğim cevapların başında; Müslüman Türk kimliğinin en müşahhas örneklerini temsil eden bir zirve isim olarak tanımlardım” dedi. Kabaklı için bugün saat 11.00’de Eyüpsultan’daki kabri başında da bir anma programı düzenleniyor. Akşama kadar çeşitli mekanlarda gerçekleşecek programlar, Kabaklı hakkındaki konuşmalar, Kur’an-ı Kerim tilaveti, dua ve Sultanahmet Camii’nde yatsı namazından sonra okunacak mevlidle sona erecek. (0 212 526 16 15) ‘Bayrak taşınmalı!’ Ahmet Kabaklı ile münasebetlerini anlatan Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibiroğlu, “Kabaklı hoca hayatının son iki yılında belediyemize gelir bizleri şereflendirir, nasihatler verir ve yol gösterirdi. Ne yazık ki, bazı değerleri çok geç anlıyor insan. Önemli olan onlar yanımızda iken kıymetini bilebilmek ve dersler çıkarabilmektir. Aslolan kültürdür ve kültürü olmayan hiçbir topluma hiç kimse millet demez, toplumları millet haline getiren vasıf hiç şüphesiz kültür vasfıdır. İşte Kabaklı hoca bunun şuurunda bir eğitimciydi. O insanı rahmetle anmaktan başka elimizden bir şey gelmiyor, ama hepimiz o insanın varisleriyiz, bu bayrağı, bu davayı yaşatacak bizler olmalıyız” dedi. Doç.Dr. Emin Işık da yaptığı konuşmada, Ahmet Kabaklı hocanın kültür hayatımıza kazandırdığı eserlerinden söz etti. Onun doğruyu arayan samimi bir Müslüman olduğunu kaydeden Işık, “Yozlaşan toplumla olan mücadelesinde kendi gücü ve kendi gayretiyle doğru bulduğuna inandığı bir yolda, bu dava uğruna ömrünü vakfetti” diye konuştu. Toplantıya, Türk Edebiyatı Vakfı Başkanlığı’nı Kabaklı’dan sonra devralan Servet Kabaklı da katıldı. Ne dediler? Bahtiyar Vahapzade Tepeden tırnağa Türk ve Müslüman olan, Türklüğü ve İslamiyet’i hayatının gayesi haline getiren bu büyük insan benim için nezaket abidesi idi. Otuz yıllık dostluğum boyunca ben onu sözü bir, özü bir olarak gördüm, kendisinden zerre kadar incinmedim. Kitaplarında savunduğu, tasvip ettiği fikirleri hayatında da uygulayan bir düşünürdü Ahmet Bey... İlhan Bardakçı Rahmetli Ahmet Kabaklı bir inanç adamı idi. Nice kimse onu anlamadı. İsteseydi, fırsatçı sözde fikir adamları gibi hanların, konakların sahibi olabilirdi. bütün maddi pazarlıkları reddediyordu. Tarihteki yerini bu fazilete borçluydu. Gültekin Samanoğlu Fikir adamıydı; fikirlerinin sorumluluğunu ömrü boyunca omuzlarında taşıdı. Dava adamıydı; kitaplarıyla, gazete yazılarıyla bu kimliğini hep korudu. Işığını, geniş kesimlerden eksik etmedi. Basit bir çabanın ötesindeydi yüksek ülküsü. Yol göstericiydi. Tadına doyulmaz sohbetleriyle fikir ve ahlak kültürünün simgesi olan nezaketiyle, mefkuresini taçlandırdı. Emin Işık Her Türk aydını gibi, milli kültür alanındaki kıyımın, yıkımın acısını yüreğinde duyan dile indirilen darbede bin kere kahrolan Ahmet Kabaklı Hoca, zaten yaşarken de her gün bin kerre ölüyordu. Onun milletini ve milletin değerlerini sevmekten ve bunlar uğuna mücadele vermekten başka bir derdi yoktu. Bir ömür boyu hep millet dedi, dil dedi, din dedi, kültür dedi. Aman ha, aman dedi... İsa Kocakaplan Ahmet Kabaklı, Türk kültürünü, Türk öğretmenini, Türk gençlerini, Türk devletini kınından sıyrılmış kılıç gibi kullandığı kalemiyle; devlet kurumlarına ve hükümetlerine karşı savunuyordu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT