BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fındıkta AB oyunu

Fındıkta AB oyunu

Avrupa, Türk fındığı ile başa çıkamayınca bir iddia uydurarak yasaklama yoluna gitti Avrupa Birliği’nin, fındık, Antep fıstığı ve kuru inciri “kanserojen madde içeriyor” diye yasaklamasının ardından yeni bir oyun çıktı. Bazı Avrupa ülkelerinin Türk fındığı karşısında kendi pazarlarını ve rekabet şansını kaybetmeleri üzerine, AB yönetimine baskı yaptığı ve böyle bir kararı aldırdığı öğrenildi. ‘Misilleme yapalım’ İsmail Köse (MHP): Hükümet gerekli tedbirleri almalı, art niyet var. Zeki Ertugay (DYP): Karşı tavır almalıyız. AB ürünlerini almayalım. Rasim Zaimoğlu (DYP): Karadenizli arkadaşlarımla AB’nin kapısına dayanırım Hüseyin Çelik (AKP): Kendimizi korumak zorundayız Tanrıkulu: Hainlik AB’nin kararını “hainlik” olarak değerlendiren Sanayi Bakanı Tanrıkulu, “Haziran’dan beri fiyatımızı yükseltmemiz için baskı yapıyorlar. Amaçları, yüksek fiyatlı fındığımızı sattırmamak. Fındığımızı karalamak istiyorlar ama başarılı olamayacaklar” dedi. Üyeliği tartışalım Sİnan Aygün (ATO): Duyduğumda ‘yeni bir çocuğumuz oldu’ dedim. AB şartlarını tekrar gözden geçirip biz de yaptırım koyalım. Ne ilk ne de son Zafer Çağlayan (ASO): Yeni bir ayak oyunu. Ne ilk ne de son olacak. Avrupa, Türk sanayisi üzerinde hakimiyet kurmak istiyor.



ANKARA- Avrupa Birliği Gıda ve Sağlık Ajansı’nın, ‘Türkiye’de üretilen fındık, antep fıstığı ve kuru incirde akciğer kanserine neden olan yüksek miktarda alfa-toksin bulunduğu’ iddiası üzerine, AB ülkeleri söz konusu ürünlere kısıtlama getiriyor. Avrupa Birligi Gıda ve Sağlık Ajansı heyetinin, 4-8 Eylül 2001 tarihinde Türkiye’de yaptığı incelemelerin sonuçlarına göre alınan kararla, alfa-toksin kontrol raporu olmayan fındık, fıstık, üzüm ve incir AB’ye giremeyecek. Raporda, Türkiye’de üretilen fındık, antep fıstığı ve kuru incirde, Avrupa Birliği’nin öngördüğü azami alfa-toksin miktarı olan kilogram başına sıfır nokta sıfır beş miligramın 10 katı daha fazla aflatoksine rastlandığı iddia edildi. Uyarı yazısı gönderildi Raporun ardından harekete geçen Gıda Sağlık Ajansı, Avrupa Birliği’ne üye ve aday ülkelere uyarı yazısı göndererek, Türkiye’den ithal edilen fındık, fıstık ve kuru incirlerin mutlaka sağlık sertifikasına sahip olmaları gerektiğini belirtti. Raporda ayrıca, yüksek miktarda tüketilen alfa-toksinli gıda ürünleri karaciğer kanserine sebep olduğu, bununla birlikte hamile kadınların alfa-toksinli süt tükettikleri taktirde sakat çocuk doğurma ya da düşük yapma risklerinin arttığı da belirtildi. Avrupa Komisyonu yetkilileri, Türkiye’nin aflatoksin konusunda zaten sabıkalı olduğuna dikkat çekerek, söz konusu ürünlerin depolama şartlarının Avrupa Birliği standartlarında olmadığını belirttiler. Uzmanlar, söz konusu ürünlerin depolandığı yerlerde nem oranı ile sıcaklığın çok yüksek olduğunu, bu yüzden de alfa-toksinin geliştiğini ifade ediyor. Komisyon yetkilileri, Mayıs 2002 tarihine kadar Türkiye’de bir inceleme daha yapacaklar ve bu araştırmanın sonucuna göre güvenlik tedbirlerini gözden geçirecekler. Misilleme yapılsın Tanrıkulu: Hainlik Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Sanayi ve Ticaret Bakanı A. Kenan Tanrıkulu, AB’nin Türk fındığını pazarından çıkarmasını hainlik olarak nitelendirirken, alınan kararın ana nedeni olarak fındık üretimi yapan bazı AB ülkelerinin Türk fındığı karşısında kendi pazarlarını kaybetmeleri olarak değerlendirdi. Bakan Tanrıkulu, AB’nin Türk Fındığını kendi pazarından çıkarabilmek için Türkiye’ye geçtiğimiz Haziran ayından beri baskı yaptıklarına dikkat çekerek, “Türk fındığının diğer üretim yapan ülkelerin fındık fiyatlarının çok üstünde bir fiyat bizden istediler. Amaç, fiyatı pahalı olan Türk fındığı diğer ülkelerin üretttiği fındıktan daha az miktarda satılacak. Fakat bu gibi oyunlarla çıkış yolu bulamazlar” diye konuştu. Çağlayan: Ayak oyunu Ankara Sanayi Odası Başkanı (ASO) Zafer Çağlayan ise, Türk fındığına gelen yasağı AB’nin yeni bir ayak oyunu olarak nitelendirdi. Çağlayan AB konusunda Türkiye’nin haklarını arama, ifade etme konusunda he zaman eksiklik yaşadığına dikkat çekerek, AB’nin Türkiye’ye yaptırımlarının her zaman olabileceğini ifade etti. AB’nin Türkiye’yi sindirmesinin kolay olmayacağını belirten Çağlayan, “AB’nin Türkiye’ye yaptırımı ne ilk ne de son olacaktır. Uyanık olmalıyız” şeklinde konuştu. ‘Ambargo koyalım’ Zeki Ertugay (DYP Erzurum Milletvekili): Bu konuda AB ve Dünya Ticaret Örgütü’nün, Türk tarım ürünlerine karşı sürdürdüğü bir dirençtir. Dünyadaki en büyük fındık üreticisi Türkiye’dir. Fındığımızın en büyük alıcısı da Almanya’dır. Bu sadece fındığa değil, Türk ürünlerine karşı geliştirilen tavırdır. Hükümetin karşı tavır geliştirilmesi lazım. Türkiye’de Avrupa’dan gelen ürünlere ambargo koymalıdır. AB ülkelerinin ürünlerini almamalıdır. Çünkü bu Türkiye’ye karşı yapılan haksız bir uygulamadır. Etkin politika şart Ufuk Söylemez (DYP Genel Başkan Yardımcısı, ekonomiden sorumlu eski Bakan): AB Türkiye’ye Gümrük Birliği’nden sonra söz verdiği kredileri ve fonları kullandırmayarak zaten açık bir haksızlık yapmıştır. Şimdi de Türkiye’nin iddialı olduğu bir üründe tavırla karşı karşıyayız. Etkin bir politika izlemeliyiz bu konuda. Bunun arkasında gerçekten ticari bir oyun mu, yoksa sağlık açısından bir sakınca varmıdır? Türkiye’nin bunu açıkça kamuoyuna anlatmalı. Gücümüzü kullanalım Hüseyin Çelik (AK Parti Grup Başkanvekili): Bir atasözümüz vardır: ‘Olma keser gibi hep bana hep bana, ol testere gibi bir sana bir bana’ Şimdi Türkiye bunu yapamıyor. Bizim muhatap olduğumuz çevreler hep keser gibi davranıyorlar ve kendilerine yontuyorlar. Ticari ilişkiler karşılıklıdır. Biz bunu yitirdik. Türkiye AB’ye aday 11 ülkeden daha fazla nüfusa sahip, tüketici potansiyeli yüksek bir ülke. Bu tüketim gücünü elbette kullanması lazım. Ben senden almam gider başkasından alırım demeli. Bu gücünü kullanmalı. İtibarımız zayıf Rasim Zaimoğlu (DYP Giresun Milletvekili): Korkunç bir olay. Türkiye’nin en sert tepkiyi göstermesi gerekir. Fındık, Türkiye’nin dünyada yüzde 75 paya sahip olduğu bir üründür. En üst düzeyde tepki göstermesi lazım. Karadeniz milletvekillerinin ayağa kalkmalı bu konuda. Düşündürücü bir olaydır. Birden bire böyle bir olayın ortaya çıkması AB’nin badem gibi alternatif ürünlere yöneleceğini, İspanya gibi alternatif ülkelere yöneleceğini gösteriyor. Dışarıda da itibarımız zayıf olduğu için bu tür olaylarla karşılaşıyoruz. Köse: Araştırılmalı İsmail Köse (MHP Grup Başkanvekili): Türk fındığında kanserojen madde yoktur. Kanserojen madde varsa kendi insanına niye yedirsin fındığı. Hükümet bu konuda gerekli tavrı alır. Ama bazı tereddütlerim var. AB’nin fındık almama kararı yalnız ekonomik mesele olmayabilir. Bunun iyice araştırılması lazım. Fındık almama kararı Türkiye’ye sıkıntı verir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT