BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanc

Kıskanc

Murat, Orhan’ın farkedeceğini bile fark etmeden dudaklarını ısırdı. Ne yaman bir şeydi bu kıskançlık. Anneanne de anne de haklı düşünüyordu. Bu durumdan babalarının haberi olsa, kıskanç adam kendisini avukat değil de o kadının dostu zannedecekti!..



Murat, üzgün ve telaşlıydı Tüyleri diken diken oldu Murat’ın, Beyni durmuştu sanki. Soğuk terler boşandı vücudundan: “Bu adam, ya çocukların babasıysa? Ya kıskançlık sebebiyle eşini ve çocuklarını göz hapsinde tutmak istiyorsa. İşte şimdi ne yapacağını bilmiyordu. “Ah geri zekalı adam ah! Söz dinlemez aptal!” dedi kendi kendine. “Ne işin vardı. Sorunu olan sana gelsin. Nerde görülmüş bir avukatın hem de kendisini çağırmayan müvekkilinin ayağına gittiği? Şimdi birisi gelse ve ne arıyorsun burada dese, ne cevap verir, kimi nasıl inandırırsın. On yaşındaki çocuğun sözüne kalkıp buralara kadar gelmek hangi insana inandırıcı gelir?” diye düşündü. Karar verdi: “-Tamam aslanım. Ayıpsa ayıp. Ne yapayım, bekledim bekledim, kimse gelmedi. Benden vebal gitti” diyerek arabanın kontağını çevirdi. Tam o sırada apartmandan Orhan gözüktü. Çok üzgün ama bir o kadar da telaşlıydı: -Murat amca, annem gelmiyor. -Neden? -Çok kızdı bize. Anneannem de çok kızdı. -Niye kızdı? -”Zaten” dedi. “Annen babanın kıskançlığı sebebiyle çekti ne çektiyse. Şimdi bir de onunla görüşecek. Sonra o adamla ilişkisi vardır diye yapmadığını bırakmayacak” dedi. Yani gelemiyorlar. Murat Orhan’ın farkedeceğini bile fark etmeden dudaklarını ısırdı. Ne yaman bir şeydi bu kıskançlık. Anneanne de anne de kesinlikle haklı düşünüyordu. Eğer bu durumdan babalarının haberi olsa, kıskanç adam kendisini avukat değil de o kadının dostu zannedecekti. Çünkü bir kere karısının kendisini aldattığından dem vuruyordu. Şüphelenmek tam da böyle adamların işiydi. -Peki Orhan, ne yapalım, biz yardım için buradayız. Ama her istenen şey isteyince olmuyor. -Buraya kadar yoruldunuz sağolun efendim. -Siz de sağolun. Murat arabasını çalıştırıp, oradan uzaklaşırken elli metre kadar sonra dikiz aynasından müthiş bir şeye şahit oldu. Kendisini karşı kaldırımdaki akasya ağacının arkasında dikizleyen adam, telaş ve öfkeli adımlarla Orhan’ın girdiği binaya ilerliyordu. “Eyvah!” dedi Murat. “Eyvaah, galiba bu adam Orhan’ın babasıydı. Evini gözetliyormuş. Allahım beni büyük bir tehlikeden korudun. Eğer annesi çağırsaydı ve çocuklarla birlikte ben eve girseydim kimbilir halim ne olacaktı?” Hem büroya gidiyor hem yoruma devam ediyordu: “Adam kesinlikle cinayete teşebbüs edecekti kesinlikle...” O heyecanla az kalsın kaza yapacaktı Murat. Acı bir fren sesiyle ara sokaktan gelen araca çarpmaktan son anda kurtuldu. Kafası trafikte değildi. Hep o korkunç anı düşünüyordu. Alnına biriken boncuk boncuk terleri sildi. Kendini toparlamaya çalıştı. Hanımı Ayşe ile biricik yavrusu Emel geldi gözlerinin önüne. Mutlu bir yuvası olduğu için Allaha şükretti. Çünkü kendisi eşi Ayşe’ye son derece güveniyor, onun da kendisine aynı derecede itimat ettiğini biliyordu. Eşlerin birbirine olan güveni dünyada parayla satın alınamayacak kadar değerliydi... Arabasını her zamanki park ettiği yere bıraktı. Kapılarını kilitledi. Büroya yöneldi. Vakit öğleye geliyordu. Acıkmış olduğunu bile hatırlamıyordu Murat. Yalnız çok hararetlenmişti. Bürodan içeri girdiğinde öyle bir hali vardı ki, sanki gece gündüz yol gelmişti. -Merhaba Burcu, Haluk amca burda mı? -Burdalar efendim. Çantası elinde odaya daldı. Kravatını gevşetmişti. Haluk beye seslendi: -Bundan sonra senin sözünü dinlemezsem ne dersen de Haluk amca ne dersen de! -Ne oldu yahu sana. Ne bu halin Murat bey? -Bittim amca bittim. Bir cinayetten son anda kurtuldum desem yalan olmaz. -Ne cinayeti be? Kimden söz ediyorsun? Yoksa sana tuzak mı kurmuşlar? -Tuzak değil ama tuzak gibi birşey. Dur önce bir su içeyim, sonra anlatırım dur. Allahım verilmiş sadakam varmış!.. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT