BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir buket gül

Bir buket gül

Cahit bir kere daha kısık gözlerle bakıp gülümsedi. Kelime-i şehâdet getiriyordu. Sonra yüzü dondu, başı aşağıya sarktı. Güneş siyah bulutlara yenilmiş, karanlık çökmüştü.



Cahit’in mezarı başına geldi!.. Cahit bir kere daha kısık gözlerle bakıp gülümsedi. Kelime-i şehâdet getiriyordu. Sonra yüzü dondu, başı aşağıya sarktı. Güneş siyah bulutlara yenilmiş, karanlık çökmüştü.  İkindi güneşi, sık selvi ağaçlarının arasından sızıp Cahit’in mezarına vuruyordu. Rüzgâr küçük mezarın üstündeki çiçekleri sağa sola eğerken, bir uğultu ağaçların yapraklarından ıslık sesi çıkararak ortalığı çınlatıyordu. Rüzgarın sesine, kuşların cıvıltıları katılmıştı. Elinde bir buket gülle Fikret, Cahit’in mezarı başına geldi. Genç adam yıpranmıştı. Hayata küskün yüzü kararmış, çizgilerle dolmuştu. Bir buket gülü mezarın üstüne bıraktıktan sonra, çömeldi ve ellerini açıp dua etmeye başladı. Dua ederken, gözlerinin önünden Cahit’in hayatı film şeridi gibi akıp gidiyordu. Bütün neşesiyle, sevimliliğiyle, güzelliğiyle, masumluğuyla capcanlıydı Cahit. Neredeyse gerçekmiş gibi duruyordu karşısında. Zaten öldüğüne bir türlü inanamamıştı. Cahit, her an çıkıp gelecekmiş gibi hissediyordu. Yaşananlarn kötü bir şaka olmasını ne kadar dilemişti. Kollarında ölmüş olmasına, kendi eliyle kabre koymasına rağmen, oğlunun öldüğüne inanamıyordu. Her an çıkıp geleceğini umuyordu, beklenmedik bir anda çıkıp gelmesini bekliyordu. Fakat, şu küçük mezarda yatıyordu oğlu. Gerçek buydu. Gerçek ile hayal arasında geçmişti geçen günler. Korulukta, kollarına düşüp öldüğünü unutamıyordu. Gece rüyasında, gündüz hayalindeydi o manzara. O günden bu yana uyurgezer gibi olmuştu. Ayakları bastığı yeri görmüyordu. Herkesten kaçmıştı ve kaçmaya devam ediyordu. Sadece oğlunun hayaliyle yaşıyor, bu dünyanın dışında başka bir âlemde hayatını sürdürüyordu. Mahir usta, Kadri Bey, Neriman Hanım teselli etmek için uğraşmışlardı kendi üzüntülerini unutup, ama faydası olmamıştı. Sık sık mezarlığa geliyor, saatlerce oğlunun kabri başında geçmişi yaşıyor, dualar ediyordu. Fikret her zaman olduğu gibi, kabrin başında çömelip, gözyaşları dökerek dualar ederken, mezarlığın dış kapısında lüks bir araba durdu. Arabadan Gamze indi. Onun da elinde bir buket gül vardı. Etrafına göz atan Gamze, Cahit’in kabrine doğru yürümeye başladı. Mezara yaklaştığında Fikret’i görünce bir an tereddüt etti ama sonra yürümeye devam etti. Fikret’i hiç görmemiş gibi, karşısına geçti. Oğlunun kabrine çömelip bir buket gülü kabre koyduktan sonra, ellerini açıp dua etmeye başladı. Aynı çocuğun anne babası, mezarın başında birbirleriyle konuşmadan dua ediyorlardı. Fikret yeni farkına varmış gibi başını kaldırıp Gamze’ye baktı. Sonra mezarlığın üstüne koyduğu gülleri alarak Gamze’nin yanına geldi. Gamze, biraz heyecanla, biraz endişeyle yanına gelmekte olan Fikret’e bakıyordu... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT