BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > EKO LİFE

EKO LİFE

Geçen hafta bu köşeden hangi bankaların kurtarılmaya çalışıldığını sorduk, “tık” yok. Piyasalarda halen işlem yapan bazı bankaların ciddi anlamda bir finans zorluğu içerisinde olduğunu belirttik, kimse oralı olmadı.Bildiğiniz gibi, sadece Fon’daki bankalarda batan paranın miktarı yaklaşık 20 milyar dolar...



Sezer’e bir kez daha sesleniyoruz Geçen hafta bu köşeden hangi bankaların kurtarılmaya çalışıldığını sorduk, “tık” yok. Piyasalarda halen işlem yapan bazı bankaların ciddi anlamda bir finans zorluğu içerisinde olduğunu belirttik, kimse oralı olmadı.Bildiğiniz gibi, sadece Fon’daki bankalarda batan paranın miktarı yaklaşık 20 milyar dolar... Bunu Cumhurbaşkanı Sezer de dile getirdiği için rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Bankacılık Kanunu her ne kadar onaylansa ve Resmi Gazete’de yayınlansa da kamuoyu halen bu kanundaki bazı şüpheli noktaların Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesini bekliyor. Örneğin; hangi bankaların kurtarılacağı konusu hâlâ açığa kavuşmadı. Sayın Sezer’den özellikle bu maddeyi detayıyla sorgulamasını beklemek vergi veren bir vatandaş olarak bizim hakkımız. Geçenlerde BDDK Başkanı Engin Akçakoca açıklamıştı. Fon’daki batık bankalardan 7.5 trilyon liraya yakın bir tahsilat yapılabilmiş. Batan miktar ne kadar peki? 20 milyar dolar... Hesapta devlet bu batık banka patronları ile anlaşmıştı da tahsilat yapılacaktı. Görüyorsunuz; işte batık işte tahsilat! Üstüne üstlük, devlet, batan bu bankalara bir de maaş ödüyor Hem de ne maaş! Batmış bankanın genel müdürlerine, halen, bu vatandaşın vergilerinden net 3.2 ilâ 6.8 milyar lira, genel müdür yardımcılarına da net 2 milyar 750 milyon ile 5 milyar 166 milyon lira arasında maaş veriliyor. Bu komediye bir de, halen piyasada işlem yapan, çok zorda olan, kurtarılmayı bekleyen 2-3 bankayı ekleyin... Gelen dış yardımların önemli bir bölümü işte bu bankalara gidecek. Durum böyleyken, hafta sonu Devlet Bakanı Kemal Derviş’ten bankacılığa yönelik ilginç bir “itiraf” geldi. Derviş, bazı bankaların bile bile batırıldığını resmen ilan etti. Bakın Derviş neler dedi: “Sıkı denetim yapıyoruz ama kötü niyetliler banka kaynaklarını lehlerine kullanabiliyor. Dünyanın hiç bir yerinde kötü niyetli kişilerin mevzuata aykırı fiil ve işlemlerini anında tespit eden denetim mekanizmaları bulunmamaktadır. Bankalarda mevzuata aykırı fiil ve işlemlerin tespiti, ancak denetimler ya da şikayet veya ihbar halinde mümkün olmaktadır.” Kamuoyu adına Sayın Sezer’e bir kez daha çağrı yapıyoruz: Denetleme kurullarınızı sadece batık bankalarla sınırlamayın. Piyasada işlem gören bazı bankaları da mercek altına alın. Hükümet uyur ama işadamı uyumaz! Başbakan Ecevit’in ABD gezisinin “fiyasko” ile sonuçlandığını biz değil seyahate katılan koca işadamlarımız söyledi. Her ne kadar Ecevit, geziye, “10 üzerinden 10 verdim” dese de, “Yedik, içtik, geldik” diye açıklama yapan işadamlarımızın sözleri dün gibi hafızamızda. Gerçi, 26 Şubat’ta ABD’den bir ticaret heyeti gelerek Türkiye’de kotalar üzerine Türk heyetiyle görüşmeler yapacak. Ancak, işadamlarımız bu görüşmelerden de bir sonuç çıkmayacağını öngörmüş olmalı ki, kendi başlarının çaresine bakmaya başlamışlar bile... Edindiğimiz bilgilere göre; hükümet ABD’ye kotaları kaldırtamayınca işadamlarımız, “İş başa düştü yine!” diyerek, lobi faaliyetçiliğine girişmişler... Bu güne kadar yaşadıkları tecrübelerden, işin sadece resmi temaslar yoluyla halledilmeyeceğini öğrenen işadamlarımız, Amerika’da ünlü bir lobi şirketi ile dirsek temasına girişmişler. “Kaleyi içten fethetmeye” çalışan Türk işadamları, bu lobi şirketi ile anlaşma yaparak ABD hükümetine dolaylı baskı yaptırmak için düğmeye basmışlar. Bir grup “yürekli” Türk işadamı, kotaların kaldırılması için lobi şirketine yüzbinlerce dolar para aktarmış... Diyeceğimiz o ki; Şayet ABD kotaları kaldırır ya da zamanından önce kotaları indirirse, sakın hükümet kendinde bir “nimet” aramasın... Çünkü, çok iyi biliyorum ki, özellikle tekstil sektöründeki bazı işadamlarımız, uluslararası alanda oyunu kuralına göre oynamasını çok iyi biliyor. Vahşi kapitalizm neyi emrediyorsa onu yapıyorlar. Acımasız bir rekabet ortamında yaşadıklarını bilen Türk işadamları, hükümetin ağzına bakmaktansa kendi işlerini kendileri görüyorlar... Amaca ulaşmak için yapılan her işe saygı duyuyoruz. Birileri bizi fena gazlıyor... Kendi irademizle bir şey seçme hakkımız yok. Hangi filmi seyredeceğimizi, hangi müziği dinleyeceğimizi, hangi kitabı okuyacağımızı hep başkaları belirliyor. “Nevi şahsına münhasır” kişileri, allayıp pullayıp önümüze getiriyorlar ve “Bundan sonra bunun şarkılarını dinleyip, bunun kitaplarını okuyacaksın” diyorlar. Empoze edilenlerin aksine bir şey söylediğin zaman “Seni gidi” diye hemen kulağını çekiveriyorlar. Örneğin, yıllar önce Orhan Pamuk’un “Yeni Hayat” kitabını almıştım. İtiraf edeyim, halen bitiremedim... Çünkü, kitap kendini bitirmemek için her türlü doneyle dolu. “Ben mi kötü niyetliyim” diye düşünürken, kızkardeşim, “Son kitabını aldım ama okunmuyor” dedi. Ama belli bazı çevrelere bakarsanız, Orhan Pamuk, Nobel yolunda hızla ilerliyor. Oysa edebiyatımızın ünlü isimlerinden Atilla İlhan’ın bir sözünü okumuştum. İlhan, Pamuk için, “Asla yazar olamaz” diyordu. Bir de Burak Kut faciası var. Geçen akşam bir açılışta dinledim. Resmen bir sosyete sanatçısı haline gelmiş. “Pop Müziğin Prensi” lakaplı Burak Kut’un halktan bu kadar uzaklaştığını görmek düşüncelere itti beni... Tarkan’la aynı dönemde çıkmalarına rağmen, Tarkan dünya starı olurken Burak Kut, sosyete barlarına tıkılıp kaldı. Yazık, çok yazık... Ya Fazıl Say için ne demeliyiz! “Piyanonun harika çocuğu” olarak lanse edilen Fazıl Say’ı bize aktaran bazı köşe yazarları “Türkiye, ancak çağı yakaladığı zaman Fazıl Say’ı anlayacaktır” diye yazıyorlar. Bu üç ismi, günümüzün en canlı örnekleri olduğu için dile getirdim. Durum böyleyken, hangi gazeteyi açsanız, hangi dergiyi okusanız karşınızda hep Orhan Pamuk’lar, Burak Kut’lar var... Dedim ya, üzerimizden, “Bunları dinleyip bunları okuyacaksınız” propagandaları bir türlü eksik olmuyor. Oysa, görünen köy de kılavuz istemiyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT