BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Sabiha cadde seviyesinden birkaç basamak yüksekteki parka girmek için merdivenleri kullanmadı. En yakın yerden basit bir zıplama hareketiyle kendini yukarı attı. İki yabancı da aynı anda ayağa kalktı. Necip Bey, ona, kendini ve asistanını tanıttı. Oturdukları bankta yer gösterdiler.



Yeşilçam’ın iç yüzünü bilmeyen mi kaldı?!. Sabiha cadde seviyesinden birkaç basamak yüksekteki parka girmek için merdivenleri kullanmadı. En yakın yerden basit bir zıplama hareketiyle kendini yukarı attı. İki yabancı da aynı anda ayağa kalktı. Necip Bey, ona, kendini ve asistanını tanıttı. Oturdukları bankta yer gösterdiler. Genç kız, hareketlerinde rahat olmakla birlikte tereddütlü olarak banka oturdu. Söze Necip Bey başladı: - Ben, yapımcı ve yönetmenim. İş takibi için Ankara’dayız. Yani sözün kısası misafiriz. Bir iki gün kalıp döneceğiz. Biraz önceki ücretsiz gösteri harikaydı. Arkadaşlarınızla aranızda neler olup bittiğini bilmiyorum ama oğlanı iyi benzettin. Herhalde bir daha sana yanlış yapmazlar. Hele hele intikam almak için yolunu kesmek gibi bir gaflete düşeceklerini hiç zannetmiyorum. Bu övgülere rağmen, Sabiha’da şımarma belirtileri olmadı. - Bizim kızların programı bu değildi. Her şeyi mahvettim. - Kısmet değilmiş. Üzülmeye değmez. Belki başka zaman. - Olabilir. Yönetmen, konuşacağı cümleleri aklından geçirdikten sonra sakin bir sesle niyetini açıkladı: - Bizde bir zamanlar kung fu, judo, karate filmleri çok sevilirdi. Nedense o tür filmlere yapımcı gözüyle hiç bakılmadı. Ya da kimsenin aklına gelmedi. Vurdulu kırdılı avantür filmlerimiz bizi yurtdışında temsil edecek kalitede değil. Bu türü ciddiye almadığımız için yıllarca beşinci sınıf filmlerin ötesine geçemedik. - Bütün bunlardan bana ne? - Biraz önceki hareketlerinle bana çok ilginç bir fikir verdin. Kaliteli bir senaryo hazırlatsam yapacağım filmde rol almayı düşünür müsün? - Sinema oyuncusu dediğin güzel olur. Benim üç beş spor hareketini bilmem neyi halleder? - Müsaade et, ona biz karar verelim. - Hem o dediğiniz olsa bile, Yeşilçam’ın iç yüzünü bilmeyen mi kaldı? Yıllar önce olsa belki kandıracak birilerini bulurdunuz. - Bizde hammadde ve dolgu malzemesi hiç bitmez. - İnsandaki daha iyi yaşama isteği devam ettiği sürece... - Bu mümkün mü?.. - Değil. Necip Bey elini gömleğinin cebine attı. Bir kart çıkarıp verdi. - Yorgun olmadığın bir gün beni ara. İstersen İstanbul’a gel. Stüdyo çekimlerine katıl. Çalışmaları seyret. Aklın yatmazsa vazgeçersin. Zorla güzellik olmayacağını kesin bir dille ispatladın. Onun için bugünlük daha fazla ısrar etmiyorum. Sabiha, kartı aldı. Çantasının içine öylesine attı. - Hoşça kalın, dedikten sonra yoluna devam etti. Asistan, genç kızın arkasından bir süre baktı. Kurnazca gülümseyerek Necip Bey’e döndü. - Abi, harikasın. Daha iyisi olamazdı. Ne dersin balık oltayı yuttu mu? Yönetmenin bakışlarında bir değişme olmadı. - Bu sözleri sana hiç yakıştıramıyorum. - Abi şaka yapıyorum ya! - Biliyorum. - İstanbul’da bunun gibi yüzlercesini buluruz. - Böylesini zor buluruz. Bence bundan iyisini bulamayız. - Bakalım gelecek mi? - Hiç şüphen olmasın. - Gelmeyeceğine eminim. Kızın ne biçim baktığını görmedin mi? Kuru laflarla karın doyuracak birine benzemiyor. - Geleceğine inanmıyorsan unut gitsin. Geç kalıyorlardı. Ellerindeki gazeteleri bankta unutarak parktan ayrılıp caddeye indiler. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT