BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Caddenin sonu Tünel Meydanıydı. Tramvay burada ring yapıyordu. Burası aynı zamanda tarihi Tünel Metrosu’nun başlangıcıydı.



Sabiha, yine yalnız kalmıştı Caddenin sonu Tünel Meydanıydı. Tramvay burada ring yapıyordu. Burası aynı zamanda tarihi Tünel Metrosu’nun başlangıcıydı. Müzik aletleri satan dükkânların vitrinlerini seyrederek Galata Kulesi’ne kadar inip geldi. Galata Mevlevihanesini gezdi. Gümüşsuyu, Nişantaşı, Taksim ve Beyoğlu’ndan sonra gezecek başka yerler aradı. Geri döneceği için geldiği yolu kaybetmek istemedi. İstiklâl Caddesinden ayrılmadan geri döndü. Caddenin diğer tarafındaki vitrinleri seyrederek ağır adımlarla yürümeye devam etti. Keman çalan yaşlı bir kadını dinledi. Genç bir çiftin vedalaşmalarına şahit oldu. Bir piyango satıcısının ilginç sözlerine gülümsedi. Gezip göreceği çok yer vardı, fakat oraları yalnız başına gidip bulmayı gözü kesmiyordu.  Necip Bey’in bürosuna tekrar geldi. Bu defa karşısına genç bir kız çıktı. Sabiha’yı içeri davet etti. Necip Bey gelmemişti. Sabiha da kayıtsız kalamadı. Aynı yaşta olmaları anlaşmalarını kolaylaştırıyordu. Birbirlerini daha iyi tanımak için karşılıklı sorulara başladılar. - Necip Bey’le Ankara’da tanıştık. Ziyaretine geldim. - Necip Bey’le anlaşmak kolaydır. Bu kolaylık seni aldatmasın. Film piyasası vahşi cazibesiyle daima aldatır. - Benim o piyasayla ilgim yok. - Kıyısına köşesine bile yaklaşmanı tavsiye etmem. - Ben yarın akşam Ankara’ya döneceğim. - İsabet olur. Merak ettim, Necip Bey kartını sana ne için verdi? - Nasıl yani? - Farklı bir özelliğin olmalı. En vasat bir manken bile senden daha güzel, daha boyludur. - Özelliğimi zamanı gelince öğrenirsin... Sen burada mı çalışıyorsun? - Çalışıyorum sayılmaz. Arada bir uğrarım. Yani para lâzım olduğunda. - O ne biçim çalışmakmış? - Ben Necip Bey’in kızıyım. - Çok özür dilerim. İkisi de güldüler. Genç kız kendini tanıttı. - Adım Lâle. Özel bir kolejin lise kısmındayım. - Ben Sabiha. Lisedeyim. - Memnun oldum. Benim dışarı çıkmam lazım. Arkadaşlarla buluşacağız. İster burada bekle, istersen sen de bir yerlere takıl. Birlikte caddeye kadar yürüyüp orada ayrıldılar. Sabiha yine yalnız kalmıştı... Necip Bey’in kızından hoşlanmıştı. Sevimli, lafını sözünü bilen biriydi. İstanbul’da yaşamanın rahatlığı vardı üzerinde. Sözlerinden, tavırlarından arkadaş çevresini ve eğlenceyi sevdiğini tahmin etti. Bugün yapacağı işler iyice azalmıştı. Biraz daha oyalandıktan sonra önce akşam yemeği için bir lokantanın daha sonra da doğruca Üsküdar’ın yolunu tutmak. Yarın her şeye yeniden başlayacaktı.  Her yeri pırıl pırıl, masaların üzerini de tertemiz görünce “Acaba çok mu lüks bir yere geldim?” diye geçirdi aklından. Birinci sınıf olmasa bile, kaliteli bir lokantaya benziyordu. Oysa caddeden görüntüsü böyle bir yerle karşılaşacağı havasını vermiyordu!.. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT