BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Bir insan avukatını bu derece sık arar mıydı? Gerçekten bu kadın ya delirmişti, ya da müvekkillikten öte başka duygular besliyordu... Ayşe haklı mıydı yoksa? Ama bu kadarı da çok oluyordu...



Avukat Murat, sabahın köründe hiç beklemediği bir vakitte, kendini rüyada görmüşcesine çıkıp gelen Berrin’in bu halini gerçekten hiç anlamamıştı. Erkek ya da kadın hiç fark etmezdi. Bir insan avukatını bu derece sık arar mıydı? Gerçekten bu kadın ya delirmişti, ya da müvekkillikten öte başka duygular besliyordu. Ayşe haklı mıydı yoksa? Ama bu kadarı da çok oluyordu. Dolayısıyla fazla ilgilenmemek, yüz göz olmamak için ne tür bir tavır gerekiyorsa onu yapacaktı. Hiç samimi olmadan, usulen bir “Hoşgeldiniz” dedi ama o anda da Berrin, cankurtaranı olarak gördüğü Murat için çoktan ayağa kalkmış neredeyse bir boynuna sarılmadığı kalmıştı. -Murat bey, dün neler geldi başıma neler bir bilseniz. İnanın, sizi gece yarısı da olsa evden arayacaktım. Ama ben başkasının hayatına da saygı gösteren bir kadınım. Rahatsız ederim düşüncesiyle aramadım. Murat, “Aman iyi ki saygılısın” dedi içinden, “Saygılı halin buysa, saygısız halin kimbilir nasıldır?” Berrin konuşmasına heyecan ve korkuyla devam ediyordu: -Sizden sonra gece yarısı yine telefon çaldı. -Ben gittikten sonra öyle mi? -Evet. -O zaman bu adamlar benim evde olup olmadığımı da biliyor olmalı. Sen ne dersin Haluk amca? -Çocuklar, doğrusu ben böyle bir avukatlık olayı ne gördüm ne yaşadım. Bir telefon hikayesi tutturmuşsunuz gidiyor. -Öyle deme Haluk bey, ben iki defa tehdit aldım. Birisi bir bayandı. Birisi bir erkek. O zaman Murat beyi aradım. Murat devreye girdi: -Haluk amca, gerçekten dün gece çok korkmuştu Berrin. Hatta iki saati geçkin evinde telefon bekledik. Bakalım kim ne sebeple neyle tehdit ediyordu? Ama telefon gelmedi. Arayan olmayınca ben de gece vakti kalktım evime gittim. -Murat bey çıktıktan sonra yeniden telefon geldi, tekrar. Haluk amca da bir tuhaf olmuştu. “Eee?” dedi. Berrin devam ediyordu: -Telefona çıkmadım. Sonra bir daha arandım, bu kez de Murat beyin dediği gibi telefonu hiç konuşmadan açıp kapattım. Murat: -Haluk amca, sence bunun anlamı nedir? Bu tehdit eden sahtekar ya da sahtekarlar evi gözetliyor olmasın? Eğer öyle olmasaydı ben eve gelmezden önce arayıp, ben eve geldiğimde hiç aramayıp, benden sonra tekrar aramak olur muydu? -Çok vehimlisiniz çocuklar. Bu vehim size yanlış karar verdirir. Bak dikkatli olun. Sonra, sahi sen gece yarısı telefon dinlemeye mi gittin Murat? -Şey yani, evet ama herhangi bir tehlikeye karşı Berrin’i de savunmak gerekirdi. Sonra çok korktuğunu söylemişti. -Bakın çocuklar, ben neredeyse sizin yaşınız kadar bu meslekte bulundum. Neler gördüm neler. Siz ikiniz de çok iyi niyetli olabilirsiniz. Ama sizin niyetiniz dışarıdan bakıldığında belli olan bir şey değildir. Bu haliniz her ikinizin de başına iş açar. Lütfen herkes konumuna uygun hareket etmeli.  Avukat Murat’ın bürosunda bu konuşmalar sürerken, Kemal beyin ofisinde neler oluyordu? Kemal bey günler süren bedenî yorgunluk, ama ondan ziyade zihnî yorgunluk sebebiyle, Sedef’in koltuğunda gerçekten kuş tüyü yatakta gibi olmasa da derin bir uyku çekmiş, uykuyu içmişti adeta... Saat 11.00’e doğru, kapının ziliyle uyandı. Gözlerini açtığında karşıda postacı duruyordu. “Nasıl açmış ki kapıyı?” diyecekken dün akşamki olayı hatırladı. Kapı zaten dün akşam vehimli güvenlik görevlisince kırılmamış mıydı? -Posta var beyefendi. -Getir bakayım... Kimden? Postacı hiç cevap vermedi. Zarfı uzattı. İmzayı aldı ve “İyi günler” diyerek çıktı gitti. Kemal bey zarfı açıp içindeki metne baktığında şoke oldu. “Vay be?” dedi. “Demek Berrin boşanma davası açmış... Ben onca parayı hesabına yatırdığım için(!) olsa gerek...” Telefona sarıldı... Düğmelere basmaya başladı hızla... Aynı zamanda oldukça öfkelenmişti... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108495
    % -0.61
  • 3.8301
    % 0.34
  • 4.5148
    % 0.21
  • 5.1153
    % -0.02
  • 153.212
    % -0.05
 
 
 
 
 
KAPAT