BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanser çevremizde!

Kanser çevremizde!

Kanser Haftası bugün başladı. Ülkemizde kalp rahatsızlığından sonra kansere bağlı hastalıklardan ölümler ikinci sırada yer alıyor.



İSTANBUL - Türk Kanser Derneği Başkanı Prof. Dr. Ergun Göney, kalp hastalıklarından sonra ölüme en çok kanserin sebep olduğunu belirterek, “Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 bin kanser hastası teşhis ve tedavi edilmektedir” dedi. Prof. Dr. Göney, yaptığı açıklamada, araştırmalara göre, yeni doğan 10 kişiden 3’ünde hayatlarının herhangi bir döneminde kanser gelişeceğinin belirlendiğini, Türkiye’de en az 2 milyon insanın kanser riski altında veya tehdidi altında bulunduğunun söylenebileceğini bildirdi. Prof. Dr. Göney, “Kalp hastalıklarından sonra en çok ölüme kanser neden oluyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 bin kanser hastası teşhis ve tedavi edilmektedir. Erkeklerde en çok akciğer ve prostat, kadınlarda ise meme ve rahim kanserleri görülmektedir” diye konuştu. Türkiye’de yüz kadından 10-11’inde meme kanserinin görüldüğünü, anne veya teyze gibi yakınlarında hastalık görülen kadınlarda ise bu oranın 3 katına çıktığını anlatan Prof. Dr. Göney, kanser görülen erkeklerin yüzde 22-25’ini de akciğer kanserine yakalananların oluşturduğunu kaydetti. Başlıca sebepleri Prof. Dr. Göney, akciğer kanserinin en büyük nedeninin sigara tüketimi olduğunu, sigarayla mücadele eden ülkelerde bu kanser türünün çok azaldığını vurguladı. Boya sanayiinde kullanılan kimyasal kanserojen maddelerin mesane kanserine, ayakkabı sanayiinde kullanılan yapıştırıcılarda bulunan benzenin de kan kanserine neden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Göney, çalışanlar için maske ve eldiven gibi gerekli koruma önlemlerinin alınması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Göney, güneş ışınlarının da cilt kanserine neden olduğunu belirterek, “Akdeniz ülkesi olan Türkiye’de çoğunlukla açık havada çalışanlar kendilerini uygun giysilerle ve uygun kremlerle korumalılar” dedi. Erken teşhis kurtarıyor Türkiye Kanserle Savaş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ali Haydar Taşpınar da, kanserin tedavisinde erken teşhisin çok büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Taşpınar, teşhiste kullanılan yöntem ve araçların gelişmesiyle önceki yıllarda gizli kalan kanser vakalarının artık oluşum aşamasında yakalanabildiğini belirterek, “Kanserin yegane çaresi, erken teşhisi ve tanımlanmasıdır. Kanser kısa zamanda genelleşebilen bir hastalıktır. Bir organda başlayan kanser, o bölgede komşuluk yoluyla organlara bulaşabildiği gibi lenf ve kan dolaşımı yoluyla vücudun başka taraflarına da yayılabilir. Kanserin tedavisinde, erken teşhis sayesinde, türüne göre yüzde 80-100 oranında başarı sağlanmaktadır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT