BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kutsal topraklar kana boyandı

Kutsal topraklar kana boyandı

Üç semâvî dinin de atası Hazret-i İbrahim’in türbesinin bulunduğu El-Halîl’de, Hazret-i İsa’nın doğduğu Beytüllahm’de, Hazret-i Süleyman’ın taht şehri ve Mirac mucizesinin başladığı Kuds-i Şerîf’te tanklar dolaşıyor, bombalar patlıyor, üç dinin mensuplarının kanları akıyor. Bu işler, 400 yıllık Osmanlı yönetiminde üç din mensuplarının biribirine yan bakmadığı Kutsal Topraklar’da vuku buluyor.



Üç semâvî dinin de atası Hazret-i İbrahim’in türbesinin bulunduğu El-Halîl’de, Hazret-i İsa’nın doğduğu Beytüllahm’de, Hazret-i Süleyman’ın taht şehri ve Mirac mucizesinin başladığı Kuds-i Şerîf’te tanklar dolaşıyor, bombalar patlıyor, üç dinin mensuplarının kanları akıyor. Bu işler, 400 yıllık Osmanlı yönetiminde üç din mensuplarının biribirine yan bakmadığı Kutsal Topraklar’da vuku buluyor. Osmanlı, çok içi yanarak beddua etmiş ve bu beddua Cenâb-ı Hak katında müstecâb olmuş. Öyle görünüyor. ABD dışında İsrail taarruzunu onaylıyan ve haklı gören tek devlet yok. Ama İsrail’i kınayan bütün devletlerin tutumları da platonik. İsrail’i fiilen durdurmayı düşünen tek devlet mevcut değil. Sadece savaşın yayılacağı gibi belirsiz bir tehlikeye işaret ediliyor. Kahire ve Amman’daki İsrail büyükelçileri yerlerindedir. Evvelsi gün İsmail Cem, dün Devlet Bahçeli, söylenmesi gerekenlerin âzamîsini söylediler. İsrail’i uyardılar. Bahçeli, en büyük tehlikeyi işaret etti: Meşru Filistin hükûmetinin prestijini kırarsanız, yerini çoğu dışarıya bağımlı terör örgütleri alır, dedi. Bu da Orta Doğu’yu asayişten mahrum bir bölge hâline getirir. Türkiye bunu hissediyor, İsrail’i de, Amerika’yı da uyarıyor. Devlet Bakanı Tunca Toskay’ın Bağdat ziyareti ve Saddam ile 2 saat süren sürpriz görüşmesi, Ankara’nın savaşı önlemek için yaptığı son teşebbüstür. Sanıyorum Saddam’a, Irak halkına pek çok zarar verecek bir savaştan kaçınması, böbürlenmek politikasından vazgeçip ılımlı ve uyumlu davranması için dostça bir ikaz yapıldı. Şaron iktidarda kaldıkça, barış mümkün değildir. Krizi daha tırmandıracaktır. Mescid-i Aksâ’ya girecek derecede gözü dönmüştür. İsrail’e ancak zarar getirir. Ve bu zarar Washington’a da sıçrar. Koalisyon ortağı ve Dışişleri Bakanı Peres de evvelsi gün Şaron’u eleştirdi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT