BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Ayşe’nin yüreği birazcık ferahlamıştı. Sanki boğulmak üzereyken bir el çekip çıkartmıştı onu. Murat eşindeki bu hali görünce çok duygulandı. “Kızcağız çok etkilenmiş?” dedi. Acıdı hanımının o haline... Ayşe, başını kocasının omuzuna koydu ve hıçkırıklara boğuldu...



Murat, hanımının gözlerindeki dehşetli bakışla irkildi. Onu hiç bu kadar öfkeli görmemişti. Şu an Ayşe’yi iknaya çalışmak kadar mantıksız bir şey olamazdı. Derhal çözüm bulmalıydı: -Tamam Ayşe, hiç merak etme kovacağım. -Kovacaksın!. -Tabii kovacağım. Seni üzeceğime vazgeçerim davadan. Ne yapalım, bu kez de para kazanmayalım. -Parası da yerin dibine batsın, adı da. Hayatımız alt üst oldu... -Ayşe hiç üzme kendini canım. Beni tanımıyor musun? Şimdiye kadar hep aynı şeyi söylemedim mi? Ben hayatta sizin için çalışıyorum. Dolayısıyla hiçbir kimse bizim aramıza giremez. Bizi ancak ölüm birbirimizden ayırır. Ayşe’nin yüreği birazcık ferahlamıştı. Sanki boğulmak üzereyken bir el çekip çıkartmıştı onu. Murat eşindeki bu hali görünce çok duygulandı. “Kızcağız ne kadar da etkilenmiş?” dedi. Acıdı hanımının o haline... Ayşe, başını kocasının omuzuna koydu ve hıçkırıklara boğuldu: -Niçin ağlıyorsun Ayşe? -Çok korkuyorum Murat. -Neden? -Seni kaybetmekten. -Canım benim, hiç meraklanma. Dedim ya bizi ancak ölüm ayırır. Bu sırada öbür odadan kızları Emel koşa koşa geldi. Annesinin hıçkırıklarını duymuştu galiba. -Anne? -Efendim? -Niye ağlıyoysun? -Hiç kızım... ağlamıyorum. Murat Emel’i kucakladığı gibi havaya kaldırdı. Tatlı sert ikazda bulundu: -Seni yaramaz seni? Niye ağlar anneler? -Niye ağlay? -Çocuklar üzdüğü zaman değil mi? Sen anneni üzdün mü? -Iıhıhh. -Yalan söylemiyorsun değil mi? -Aaa duy bakayım. Bugün sadece masaya sütümü döktüm. -Başka? -Başka yok. -Afferin benim kızıma... Murat Emel’in yanağına bir öpücük kondurduktan sonra hanımına döndü: -Şu mutluluğu görmüyor musun Ayşe? Bu mutluluk hiçbir şeye değişilir mi? Ayşe de çok sevinmişti. Özlediği tabloyu bir an için görmek bile kadın yüreğini duygulandırabiliyordu. -Size kahve yapayım mı Murat? -Ben içerim. Bebişko da limonatasını içsin bakalım. Ayşe mutfağa giderken, Murat da kızını kucağından bırakmadan odada bir iki çocukça tur atmaya başlamış, bir yandan da düşünür olmuştu: -Yahu hanımın gönlünü etmesine ettik ama yarın ne olacak? Rasim bey denilen adam kimin neyi kimin fesi? Üstelik Haluk amca da tuttu Kemal’i çağırdı. “Yahu gerçekten bu iş beni çok yordu ha...” dedi. Hanımı az sonra kahvelerle içzeri girmişti. Murat düşüncelerini bir kenara itti. Gülümseyerek Emel’i kucağından bıraktı. Kahveyi eline aldı. -Oooh ellerine sağlık mis gibi olmuş. -Afiyet olsun Murat. Bakalım eskisi kadar beğenecek misin? -Aaa, yeter ki sen yap. Hiç beğenmez olur muyum? > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT