BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanc

Kıskanc

Berrin ve ailesi birlikte hukuk bürosundan ayrılmışlar eve doğru yol almaya başlamışlardı. Lakin Kemal hiç konuşmuyordu. Berrin’in gururu olmasa, Kemal’e yalvaracak, ondan özür üstüne özür dileyecekti ama dileyemiyordu işte...



‘Seni dinliyoruz damat ne söyleyeceksen söyle!’ Avukat Murat eşinin her şeyi gözleriyle görüp rahatlamasına çok sevinmişti. Bir müddet yol aldıktan sonra Ayşe’ye döndü: -Bundan sonra yine böyle bir dava denk gelse, almama izin verir misin? Ayşe kaşlarını çattı. Birden rengi değişir gibi oldu: -Asla, dedi. Asla kabul etmiyorum. Bu konunun şakasına bile tahammülüm yok. -Seni denemek için sordum. Yoksa sen istesen bile ben kabul etmem zaten. Kadınlarla uğraşmak ne kadar zormuş meğer. Hele de işin içine kıskançlık girince... Radyodan yayılan müzik tam da bu duyguları terennüm ediyordu: “Kıskanırım seni been, / Kıskanırım kalbimden...” Sessizce şarkının bitmesini beklediler. Murat yan gözle Ayşe’ye baktı. Genç kadın müziğin ritmine kendini kaptırmış gözleri dolu dolu olmuştu. Böylesi samimi bir duyguya bundan sonra şaka da olsa söz etmemeye karar verdi.  Öte yanda Berrin ve ailesi birlikte hukuk bürosundan ayrılmışlar eve doğru yol almaya başlamışlardı. Lakin Kemal hiç konuşmuyordu. Berrin’in gururu olmasa, Kemal’e yalvaracak, ondan özür üstüne özür dileyecekti ama dileyemiyordu işte. Babası Ahmet bey otomobildeki sessizliğe fazla dayanamamış olacak ki sordu: -Yahu bu ne hal. Herkes dut yemiş bülbül gibi. Sonra hanımına döndü: -Bunlar hep böyle hayat boyu küs mü kalacak? Nuriye hanım eşinin koluna bir çimdik atarak ikaz etti: -Sen sus. -Neden susacakmışım. Ammaan siz de... Daha dün çocuktu bunlar. Şimdi büyüyüp adam mı oldular. Berrin cevap verdi babasına: -Baba sen de vara yoğa konuşuyorsun. Lütfen. -Yaa, öyle, dedi Ahmet bey. Sonra Kemal’e seslendi: -Kemal, çevir direksiyonu. Bizi evimize bırakın. Madem sözümden rahatsız oluyorsunuz ben evime gitmek istiyorum. Ondan sonra da ne haliniz varsa görün. Kemal mecburiyetten olacak cevap verdi: -Baba, madem bu işle ilgili buraya kadar geldiniz, öyleyse eve kadar da gelin. Çünkü benim de konuşacaklarım var. -Ne konuşacaksan şimdi konuş oğlum. -Arabada olmaz. Lütfen. Eve az kaldı zaten. Sustular. Araba eve yaklaşmıştı. Berrin’in telefonu çaldı. Arayan çetebaşından başkası değildi: -Alooo, Berrin hanım, bana o gün soğuk bir şaka yaptınız ama bunun bedelini hiç düşündünüz mü? Berrin hiçbir şey demeden telefonu Kemal’e uzattı: -Yine o adam arıyor. Kemal hemen direksiyonu kırdı. Yolun sağına geçti. Park ederek telefondaki adamla konuşmaya başladı: -Kimsin sen? -Asıl sen kimsin? -Ben hakkımda bilgi sahibi olduğunu sandığın insanım. Kemal’im yani. -Yaa, elimizden kurtulmak için köşe bucak kaçan adam öyle mi? -Kaçmak mı? Elinden geleni ardına koyma. Sana adresimi veriyorum. Gel görüşelim. Bir daha da bu telefonu arama tamam mı!? -Emrin olur be abi? Yalnız sakalımı almam lazım. Yoksa sözünüzün hiçbir değeri olmaz. -Haydi ordan sersem. Sen kim oluyorsun. Sonra da suratına telefonu kapattı Kemal. Telefonu eşine uzattı. Öfkeyle karışık tekrar bastı gaz pedalına... On dakika sonra eve gelmişlerdi. Anne Nuriye hanım, damadındaki durgunluğu fark ediyor, sebebini anlayamıyordu. “Allah vere de altından bir aksilik çıkmasa” diye dua etti. Eve geçtiler. Hanımlar sokak kıyafetini çıkardı. Kemal ise ceketiyleydi. Salona geçtiklerinde kayınpeder damadına döndü: -Haydi seni dinliyoruz söyle ne söyleyeceksen! > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT