BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BAKKAL HESABIYLA

BAKKAL HESABIYLA

Binlerce inşaat yapan firmalar var, kadrolu eleman sayısı 100-200’ü geçmiyor. Çünkü bu tip firmalar birçok işi taşerona yaptırıyor.



Binlerce inşaat yapan firmalar var, kadrolu eleman sayısı 100-200’ü geçmiyor. Çünkü bu tip firmalar birçok işi taşerona yaptırıyor. Oturup her iş için ayrı ayrı eleman alsalar, ne işin içinden çıkabilirler ne de para kazanabilirler. Otomobil fabrikaları da aynı. Birçok parça yan sanayiden gelir, fabrikada monte edilir. İşe müteahhit mantığı ile bakınca Türkiye’nin en büyük şehrinin belediye hizmetlerini nihayetinde 1000 kişi ile yürütebilirsiniz. Bakkal hesabını bizim büyüklerimiz sevmez. “Bu işler öyle senin zannettiğin gibi değil” derler. Seksen vilayetimizin herbirine biner tane kadro verseniz ulaşacağınız sayı 80 bindir. Az olur, iki katına çıkar deseniz 160.000 eder. Ankara başşehir, şanı şerefi var, oraya cömert davranalım, 10.000 kişilik kadro verelim deseniz çıkabileceğiniz rakam 170.000 dir. Bu sayıya 200.000 polis ilave ettiğiniz zaman 370.000 kişiye ihtiyacınız olur. Gerisi taşeron işidir. Okulu da, hastanesi de, İSKİ’si de, DSİ’si de. Bu işlerle ilgilenen her bakan aynı şeyi söylüyor. Sonuncusu da söyledi: “Devlette bir işi beş kişi yapıyor” dedi. İşi taşerona ihale ettiğiniz zaman o isterse bir kişilik işi on kişiyle yapsın, o zaman bizi ilgilendirmiyor. Tabii ki bu hesaba bugünden yarına gerçekşebilir gözüyle bakmıyorum. Ama orta vadede olmayacak iş değil. İşte o zaman başkasına ihale edemeyeceğiniz işleri yapanlara yüksek ücret verebilirsiniz. İlde, ilçede istemesek de mükerrer kurumlar oluşuyor.. Belediyenin müdürlüğü, vilayetin müdürlüğü vs. Bu işler bu kadar zamandır tartışılıyor, belediye başkanlığı ile mülki amirliğin tek elde toplanması hiç konuşulmuyor. Yüz tane valiye 15’er milyar maaş vermek, hakime savcıya 8-10 milyar lira ödemek külfet değildir. İşe yeni başlayan polis memuruna iki milyar lira ödediğiniz zaman birçok ilişkiyi yeniden düzenlemiş gibi olursunuz. ..... Belediyenin kadrosunu Ankara tahsis ediyor.. Ankara’dan kadro gelmezse lüzumlu veya hatırlı eleman belediyenin şu şirketinde, bu şirketinde gösterilerek çalıştırılıyor. Vali, ihtiyaca göre işe adam alıp işten adam atamıyor.. Her valinin işveren konumunda olup imkanlarına göre dilediği insanlardan kadro kurmasının sakıncası ne? Kamu görevlisi de özel sektör çalışanı gibi hizmet vermek istediği ilde ve kurumda işe girsin, anlaşamadığı zaman ayrılsın, başka bir kuruma müracaat etsin. Merkezi kadro, merkezi tayin, ömür boyu iş, il il dolaşma angaryası olmasın. KANDEHARLI BANKACILAR Ortahalli müşteri bile sayılmaz. Bir problem için yabancı bir bankanın İstanbul’daki bir şubesine gidiyor. Müşteri temsilcisi sanki kırk yıllık arkadaşı. Önce özür diliyor. Sonra dersine iyi çalışmış olacak ki önündeki monitöre bakmadan çocuklarının adını söyleyerek okullarının nasıl olduğunu soruyor. Kısa bir iş muhabbeti yapılıyor. Problem hallediliyor, müşteri yolcu ediliyor. ..... Aynı müşterinin benzin tüketimi haftada bir depo.. Ödemeyi bu bankanın kredi kartı ile yapıyor. Aynı gün aynı kartla iki defa benzin alınca müşteri temsilcisi müşterisini cepten arayıp, “bugün kartınızdan iki defa benzin alınmış, sizin böyle bir alışkanlığınız yok.. Acaba kartınızın başına birşey mi geldi, merak ettim” diyor. ..... İşte bu müşteri soruyor: Bizim kamu bankalarının bu anlayışla hizmet vermeleri mümkün mü? Ona göre değilmiş. -Çünkü, diyor; ben en ihtişamlı kamu bankamıza gittiğim zaman bütün çalışanların Kandehar’dan veya Peşaver’den özel olarak seçilip getirildikleri hissine kapılıyorum. Hayatlarından bezmiş, bıkmış, görev olarak yapmaları gereken işi kuyruktakilere bir lütufmuş gibi sunan insanlarla bu iş zor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110389
    % 0.97
  • 3.8376
    % -0.68
  • 4.5307
    % -0.43
  • 5.1459
    % 0.04
  • 155.563
    % -0.21
 
 
 
 
 
KAPAT