BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bütün bunların hesabını nasıl vereceksiniz?

Bütün bunların hesabını nasıl vereceksiniz?

Sayın yöneticiler; ben 83 yaşında, Milli Mücadele’de bu vatanın savunması sırasında toprağa düşen bir şehidin oğluyum. Babam ve onunla beraber kara toprağın bağrında kefensiz yatan milyonlarca şehit, bu vatanın tapusudur. O mübarek şehitlerimiz milletin dinini, namusunu, şeref ve haysiyetini muhafaza etmek için kanlarıyla bu mukaddes vatan topraklarını suladılar ve bizlere emanet ettiler. O mübarek ecdattan miras aldığımız herşeyin bozulduğunu, dejenere edildiğini görmek beni kahrediyor.



Sayın yöneticiler; ben 83 yaşında, Milli Mücadele’de bu vatanın savunması sırasında toprağa düşen bir şehidin oğluyum. Babam ve onunla beraber kara toprağın bağrında kefensiz yatan milyonlarca şehit, bu vatanın tapusudur. O mübarek şehitlerimiz milletin dinini, namusunu, şeref ve haysiyetini muhafaza etmek için kanlarıyla bu mukaddes vatan topraklarını suladılar ve bizlere emanet ettiler. O mübarek ecdattan miras aldığımız herşeyin bozulduğunu, dejenere edildiğini görmek beni kahrediyor. Kadın hakları diye diye Türk kadınının ne hale getirilmekte olduğunu görmüyor musunuz? Parklarda, kahvelerde, sokaklarda gelinlik çağdaki liseli kızların erkeklerle uygunsuz münasebetleri, bu milletin istikbali açısından beni rencide ederken; esrar, eroin, alkol ve her türlü uyuşturucunun müptelası olup beyaz kadın tacirlerinin eline düşmeleri, resmi istatistiklerde fuhuş ve uyuşturucu kullanımının çığ gibi artması siz yetkili ve etkilileri hiç rencide etmiyor mu? Boşanmalar çığ gibi artıyor, aile yuvaları dağılıyor, babasız doğan bebekler çöplüklere bırakılıyor, kadın kocasına, koca karısına güvenmiyor.. Sayın devlet yöneticileri, hiç çarşıya, pazara çıkıyor musunuz? Halk Ekmek kuyruklarında bekleşen genç, yaşlı insanlar, akşam karanlığında pazar artıklarından çürük sebze meyve toplayanlar, çöplüklerde ekmek arayanlar sizin sorumluluk sahanıza girmiyor mu? Bu millet seferberlik döneminde mi yaşıyor? Emeklilik maaşımı Ziraat Bankası’ndan alıyorum, Allah rızası için bir gün gelip de emeklilerin maaş kuyruklarında çektikleri çileyi bir görseniz. Yeri gelince çağ atladığımızdan bahsediyorsunuz. Hangi ülkede sizin emekliye çektirdiği çile çektiriliyor? Hastahane kuyrukları başka bir çile, 83 yaşındaki bir adama neler çektirildiğini idrak edemiyorsanız, siz neyi idare ediyorsunuz? Camilerde “yeni yetme” din adamları, sanki Cenab-ı Hakk’ın dinini değiştirme yetkisi kendilerine verilmiş gibi caka satıyor. Fıkıh ve ilmihal bilgilerini hafife alıp, Kur’an-ı Kerim’e kendi kafalarına göre mana vermekle meşgul, ilahiyat profesörleri televizyon ekranlarında 1400 küsur yıldır uygulanan İslami kuralları çala kalem yıkmakla meşgul. Dinimiz, taharetlenmeyi bile beceremeyen cahil insanlar tarafından değiştirilmek mi isteniyor? O zaman tahrif edilen diğer batıl dinlerden ne farkı kalacak? Cenazeler, araba yıkar gibi uzun saplı fırçalarla yıkanmaya başlandı! Doğru dürüst gusül abdesti almayı beceremeyen cahiller, ıskat ve devir sünnetini kaldırmakla meşgul. İlahiler oyun havası gibi çalgılarla söylenip kasetleri her tarafa yayılıyor. Herkes dini kendi kafasına göre yorumlayıp uyguluyor. Kısa bir zaman sonra hakiki dini bilen din adamı kalmayacak gibi. Bu büyük mesuliyet sizin vicdanınızı sızlatmayacak mı? Sayın yöneticiler, devlet idare etmek çocuk oyuncağı değildir. Bu milletin bütün mesuliyeti sizin omuzlarınızdadır. Hz. Ömer “Fırat kenarında bir keçinin ayağına diken batsa, Cenab-ı Hak onun hesabını Ömer’den sorar” buyuruyor ve o mesuliyetle devlet yönetiyordu. Siz ne yapıyorsunuz? Onlarca insanın kanını dökmüş, hırsızlık yapmış, gasp yapmış, masum kadınların ırzına geçmiş canileri af edebilmek için yarış ediyorsunuz. Kapkaççılık ölümlere, insanları canından bezdirmeye devam ederken, siz bu uygulamalarınızla mağdurları cezalandırıp, canileri ödüllendirmeye devam ediyorsunuz. Çok sayın yöneticiler, Cenab-ı Hakkın huzuruna varmaya az bir zamanım kaldı. Bu aziz vatanımda yaşanan başıbozukluklardan şikayat edeceğim daha o kadar çok şey var ki, Cenab-ı Hakkın huzuruna vardığımda sizleri şikayet edeceğim... > Durmuş Arkun - İSTANBUL Sağlıksız eğitim olur mu? Çocuklarımız 1996 yılında Sağlık Memuru olarak mezun oldular. DMS şartı getirildi, onu da kazandılar. Fakat bir türlü atamaları yapılmadı. Memur alımında “sağlık ve eğitimde kısıtlama yok” kararı var iken, onbinlerce sağlık memurunun yıllardır işsiz bırakılması doğru mu? Sağlık Bakanı’na soruluyor, “DMS’yi kazanan Sağlık Memurlarının atamasını yapacak mısınız?” diye; Sayın Bakan, “O Devlet Personel Dairesi’nin işi” anlamına gelen bir cevap veriyor. Güzel de Sayın Bakanım, siz kadroyu alın, ihtiyacınızı belirtin. Ondan sonra havale edin. Toplumun sağlığı, sağlık memurlarının ataması başka kimi ilgilendirir? Milli Eğitim Bakanlığı yine 30 bin öğretmen alacak. Kıskanmıyoruz, ne güzel. Eğitim ordumuz güçleniyor. Darısı sağlıkçılara... Sağlıksız eğitim olur mu? Yeni sınava kadar DMS’yi kazanan tüm sağlıkçıların alınması dileğiyle... > Mehmet Önder ADIYAMAN Bir de 5 günlük fark davası çıkarmayın Maliye Bakanı’nın dikkatine; Maliye Bakanımız durdu, durdu sonunda çözümü buldu; ayın birini zor getiren memura maaşını ayın beşinde verelim... “Emekli kuyruğa girmek istemiyorsa gider ayın beşinde maaşını alır” imiş. Lütfen hep Meclisin bahçesinden bakmayın. Bizim paramızı da mı repoya yatıracaksınız? Bu tür mantıksız düzenlemeler yaparak bu ahir ömrümüzde ahımızı almayın. Gölge etmeyin, başka ihsan istemiyoruz.Enflasyon farkı davası varken, bir de 5 günlük fark davası çıkarılmasın!.. > Hikmet Toptaş Şikayette bulunma Çok sayıda okuyucumdan çeşitli kuruluşlarla ilgili şikayet mektupları gelmekte, alınan mallarla ilgili uygunsuzluklar dile getirilmekte. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2001 Yılı Faaliyet Raporu’nda yer verilen bu husustaki bir yazıyı aynen alıyorum: Bir firmayla sorununuz olduğunda, yetkili kişiye şikayetinizi açıklayan ve ne yapılmasını istediğinizi belirten bir yazıyla başvurunuz. Bu yazıyı iadeli taahhütlü olarak göndermeniz ve bir kopyasını saklamanız yararınıza olacaktır. Satıcıyla yaptığınız görüşmeler sonucunda, sorununuz çözüme kavuşmamışsa, aşağıda açıklanan kurumlara başvurabilirsiniz. 1. Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri; 81 İl merkezinde Sanayi ve Ticaret İl Müdürlükleri ve tüm ilçelerde de kaymakamlıklar bünyesinde faaliyettedir. 2. TC Sanayi ve Ticaret Bakanlığı; Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü, Eskişehir Yolu 7. km./ ANKARA 3. Sanayi ve Ticaret İl Müdürlükleri. 4. Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde birer ihtisas mahkemesi olarak kurulmuş bulunan Tüketici Mahkemeleri, diğer illerde tüketici sorunlarına bakmakla görevli Asliye Ticaret veya Asliye Hukuk Mahkemeleri 5. Bulunduğunuz yerdeki tüketicinin korunmasına yönelik olarak faaliyette bulunan dernek ve vakıflar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT