BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hani köylü efendiydi?

Hani köylü efendiydi?

Pamuk üreticisi hem bilgili, hem becerikli. Ancak yabancı devletlerin kendi üreticilerine sağladıkları muazzam imkanlarla mücadele edebilmesi çok zor.



Aydın çiftçisi mahsul almasını iyi bilir. Onun için pamuğun parlağını, zeytinin yağlısını, incirin ballısını üretmek zor değildir. Ancak iş bunları paraya çevirmeye geldi mi tutulur kalır, çok zorlanır. Yıllar evvel Aydın ovası deniz ortasında ada gibidir. Mahsul ambarlara sığmaz ama "gel al" denildi mi yüzüne bakan olmaz. Rum ve Yahudi tüccarlar develer yükü ürünü üç pula kapatırlar. Yöre halkına ilk iyiliği Abdülhamid Han yapar. Ulu Hakan Almanları antik bir tapınağı sökerken suç üstü yakalar ve onları bu esere karşılık Aydın-İzmir demiryolunu inşa etmeye zorlar. Aydın köylüsü bu yol sayesinde ürününü limana indirir ve ilk kez azınlıkların sömürü ağını yırtar. Havalide tarihe geçecek ikinci hareket, bundan 85 yıl önce İncirliova'dan Nazmi Topçuoğlu, Umurlu'dan Kâzım Nuri Çörüş ve Erbeyli'den Ahmet Sarı adlı üç gencin İzmir yemiş çarşısında çöreklenen emperyalist tekeli kırmak için kurdukları kooperatifleşme çalışmasıdır. Bu yemiş kooperatifi bilahere üzüm, pamuk ve zeytin üreticilerini de örgütler, aracılara kafa tutar. Tariş'in serüveni işte o gün başlar. Tariş ortaklarının malını "ayağa düşürmeden" alır ve ürünleri işleyerek iç ve dış pazarlarda müşteri arar. Aracıların rantını üreticiye aktarmaya çabalar. Hem fiyat dalgalanmalarını dengeler hem de ürünlerin standartlarını yükseltip kaliteye oynar. Dahası ortaklarına tohum, ilaç, gübre sağlar ki bugün sadece pamuk birliği 44 kooperatifli ve 55 bin ortaklı bir dev haline gelmiştir. Otuzu aşkın tesiste 3.300 kişi istihdam etmekte, iplik, tohum, yağ, sabun, deterjan üretmektedir. Aydın havalisi üçüncü kez Menderes döneminde nefes alır. Kendisi de bir çiftçi (hem de iyi bir çiftçi) olan Adnan Bey devletin imkanlarıyla köylünün önünü açar. Çiftçiyi kamyon, traktör sahibi yapar. İmrenilecek tesis Tariş’in Aydın Söke'de açtığı Sawgin pamuk işleme tesisi mahsulü süratle işliyor, rutubetli pamuğu kurutuyor, kuru pamuğa nem veriyor. Yeni bir balyalama tekniği ile iplikçiye zaman kazandırıyor. Hepsinden önemlisi de pamuğun rontgenini çekerek lif uzunluğu, beyazlığı, mukavemeti, parlaklığı hakkında net bilgiler veriyor. Bu fabrika yöredeki pamuğun yaklaşık yarısını işleyecek ve 40 trilyonluk değer üretecek. Müstahsil artık günlerce fabrika kapılarında beklemekten kurtularak vaktini daha değerli işlere ayırabilecek. İnadına üretim! Tariş Genel Müdürü Ayhan Özer "Krizlerden kurtulmanın tek yolu var, üretmek" diye başladığı konuşmasında "Ortaklarımızdan alım yapıyor ve paralarını tıkır tıkır ödüyoruz. Birlikler devlet desteği olmadan yaşayamaz diyenleri mahçup ediyoruz. Elimizden tutan yok ama yılmıyoruz, inadına alın teri, inadına üretim diyoruz. Ziraatçi dolar bazında kazandıklarının yarısını kaybetti ama hâlâ işini terketmiyorsa bu insanları kutlamak lâzım. Tariş gücünü üretimden alıyor. Bu güçle daha çok tesis yaparız. Bize üretmeyin deseler de üreteceğiz, sanayi tesisi yapmayın deseler de kuracağız. Bu müessese yıllar evvel üç vatansever tarafından kuruldu. Biz o heyecanı canlı tutacağız" dedi. ‘Ekmeyin desinler bilelim’ Tariş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bakanoğlu, duygulu ve kederli bir ses tonuyla yaptığı konuşmasında "Pamuk Ege'nin lokomotifidir. Ürünümüz hem parlak, hem çok kaliteli. Bize bu güzel pamuğa yakışan bir tesis lazımdı ve şükürler olsun bunu başardık. Geçen yıl 183 trilyonluk pamuk aldık, devlet 4,5 trilyon verdi. Bu sene 253 trilyonluk pamuk aldık devlet üçte birini (1,5 trilyon) verdi ki, aynı devletin Karadeniz birliklerinden birine çay alımı için 119 trilyon verdiğini biliyoruz. Ege köylüsü pamuk gibi ihraç edilen ve tekstili sürükleyen bir ürünle uğraşıyor. Döviz kazandırıyor ama kimin umurunda. Üç ay evvel dolar 1700 000 liraydı. Şimdi 1400 000 lira. Biz önümüzü nasıl görecek de fiyat vereceğiz. "Pamuk ekmeyin" desinler bilelim. Ama "ek!" dersen destek vereceksin. N'olur bu insanlara yardım edelim" dedi. ‘Kimse çiftçiye sahip çıkmıyor’ Son olarak söz alan DYP Genel Başkan Yardımcısı Aydın Menderes: "Rahmetli babam da Tariş ortağıydı ben de Tariş ortağıyım. Ben bu camianın mensubuyum. Ancak son 3-4 yıldır köylünün iler tutar yanı kalmadı. Zeytinci, üzümcü, pamukçu hüngür hüngür ağlıyor, duyan yok. Bizim çiftçimiz diğer dünya çiftçileri ile değil, onlara sağlanan akıl almaz imkanlarla mücadele ediyor. Köylüyü muhatap alan yok, mesela kimse AB'ye girmenin çiftçiye ne getirdiğini, ne götürdüğünü söylemiyor. Türkiye 50 sene evvelinin imkanları ile köylüsüne bugünkünden daha çok şey verdi. Allah bizim büyüklerimize yollar açmayı, sanayii kurmayı, iş ve aş vesilesi olmayı nasip etti. Siyasi kimliğimden çok müstahsil kimliğimle söylüyorum. Çiftçi çok zor durumda. Türkiye’de herkes bu sesi duysun. Yoksa bu zümrüt ovalar, yeşile hasret kalacak. Bu halk, köylüsünü mağdur edenleri affetmeyecek" dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT