BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Annemin duasını almadan dışarı çıkmam

Annemin duasını almadan dışarı çıkmam

“Yalan konuşacak kadar zeki değilim” diyen fantezi müziğin renkli sesi Sinan Özen; “Hayatımda annemin sözlerini kendime klavuz olarak kullandım, hep onun duasıyla hareket ettim” diye konuştu.



İSTANBUL - Sahnelerin efendi isimlerinden olan ve geçtiğimiz yıllarda “Örnek Türk Erkeği” seçilen fantezi müziğin başarılı sanatçısı Sinan Özen, hayatıyla ilgili sırlarını ve bilinmeyenlerini gazetemizle paylaştı. Küçük yaşlardan itibaren aile toplantılarında, düğünlerde şarkı söyleyen Özen, o yaşlarda çok utangaçmış. Deneyimli sanatçı, utangaçlığını hâlâ profesyonel sanat hayatında da yaşadığını anlattı. ¥ Çay kesmede üzerine yokmuş, doğru mu? Köy hayatını hep özlerim. Rahmetli anneannemin yanına gittiğimde, köyde benden hızlı çay kesen kimse yoktu. O dönem, çevre köylerden herkes benimle çay kesme yarışına girerdi ama, ben kimseye mağlup olmadım. ¥ Bu işe nasıl başladın? Çok küçük yaşlarda sanatçı ve ünlü olmak isterdim. Ama zamanla, bu işin hayal kurmak kadar kolay olmadığının farkına vardım. Babam işadamıydı. Meslek Lisesi Torna Bölümü’nden mezun olduktan sonra, babam bana bir atölye açmak için çalışıyordu. Ama ben bu konuda fazla istekli değildim. Bir gün, Beyazıt’tan Laleyi’ye yürürken bir ilan gözüme çarptı. İlan üzerine, konservatuar imtihanlarına girdim ve kazandım. Konservatuara devam ederken, beste yapıp gazinolarda okuyordum; bir yandan da ünlü Udi İrfan Özbakır’dan ud dersleri alıyordum. Derken, yıllarca biriktirdiğim bestelerimle, sesimi birleştirip sanat camiasına merhaba dedim ve bugünlere geldim. ¥ Unkapanı size ne getirdi ne götürdü? Unkapanı inanın ki, bana bir şey getirmedi. Ama çok şeyimi aldı. Şarkıcı olmak için gittiğim birçok müzik firması, kaset yapma vaadi ile elimdeki tüm paramı almakla kalmadılar, içimdeki sanat sevgisini de bazı zamanlar sorgulamama sebep oldular. Hatta bir aralar, Adalar’da sahne alıyordum. Çalıştığım mekanlar ful çekerken, patronum bizi işten attı, paramızı da vermedi. Aylarca, denizin ortasında sandalda yaşamak zorunda kaldım. Fakat, yılmadım, çalıştım. En sonunda da ben kazandım, Unkapanı kaybetti. ¥ 1988 yılından bu yana ne kadar beste, kaç tane albüm yaptınız? 14 yıllık profesyonel sanat hayatımda, 200’ün üstünde beste ve 11 albüm yaptım. Tüm bestelerim çok tutuldu ve birçok sanatçı arkadaşım benden bunları istedi. Ama ben, tüm bestelerimi kendim için kullandım. Çünkü, yüreğimle yazdığım besteleri benden daha iyi okuyacak birini düşünemedim. Son çıkardığım “Serseri Gönlüm” isimli kasette de durum aynı. Albümdeki bütün besteler bana ait. Bundan sonra da, aynı çizgide devam edecağim. ¥ Başarınızın sırrı nedir? Genelde çok iddalı ve azimli biriyim. Sanat dünyasında benim önümü kapatanlar, aslında bilmeden bana iyilik etmiş oldular. Çünkü, onların yaptıkları beni hep ateşledi. Bütün bunların yanı sıra, inançlı bir aile yapım var. Ben de öyle yetiştim. Kadere inan biri olarak, Allah benim dualarımı kabul etti ve başarılı kıldı. Şükürler olsun.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT