BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çektikçe tatlanır, bollaşır

Çektikçe tatlanır, bollaşır

Çocukluğumun tatlı ve canlı hatıralarından biri de İzmir’in Bozyaka semtinde kiracı çiftçi olarak yaşayan anne tarafımla ilgili motiflerdir. Bunların en önemlilerinden biri, yaklaşık on kişilik ailenin bir o kadar süt ineğinin su ihtiyacının karşılandığı kuyulardı.



Çocukluğumun tatlı ve canlı hatıralarından biri de İzmir’in Bozyaka semtinde kiracı çiftçi olarak yaşayan anne tarafımla ilgili motiflerdir. Bunların en önemlilerinden biri, yaklaşık on kişilik ailenin bir o kadar süt ineğinin su ihtiyacının karşılandığı kuyulardı. Dede evinde biri evin yakınında biri de 50-60 adım ötede iki tane kuyu vardı. Rahmetli anneannem, annem ve dayılarımın o kuyulardan urgan ve zincirlerle elle su çekmeleri sırasında kovanın kuyunun içinden çıkışında duyduğum tatlı heyecan unutulur gibi değildir. Çünkü su hayattır. Dedem rahmetli uzaktaki kuyudan su çekilmediğini anladığı zamanlar hiddetlenir. “Yahu şu öbür kuyudan da su çekin arasıra. Tembellik etmeyin” derdi. Sonradan anlıyorum ki, düzenli olarak su çekilmeyen kuyunun suyu zamanla hem azalır, hem de acılaşır. Kuyudan su çekildikçe kuyuya suyun geldiği gözeler daha büyür, su hem çoğalır hem de tatlanır. Böylece çiftliğin verimliliği artar, yüzler güler. İşte seçimlerde büyük bir hezimete uğrayan son hükümetin en büyük hatası, finansman kaynaklarını acılaştıran ve verimsizleştiren “Nereden buldun?” deyimiyle özetlenen uygulamaları olmuştur. Su gibi paraya da “dur” denildiği zaman o da acılaşır ve azalır. AK Parti ekonomi kurmaylarının “Mali Milat” diğer deyişle “Nereden buldun?” uygulamalarını kaldıracaklarına dair demeçleri bile borsayı çıldırtmaya yetti bence. Çünkü bu demeçler Türkiye’nin eskiden “yastık altı” denilen bendenizin son yıllardaki güvensizlik nedeniyle “toprak altı” diye tanımladığım muazzam finansal potansiyelini harekete geçirmeye yetti. Bir de bunun samimiyetle uygulanmaya konduğu günleri hayal edin. Bir de iş dünyası ve şirketlerin son kriz yıllarında rasyonelliğe ve verimliliğe mecburen kafa yorar hale gelmelerini düşünün, ekonomik bir şahlanışı beklemek asla hayal değildir. Ancak, bütün bu hayaller, yeni kurulacak hükümetin tüm insanımızı ve müteşebbisimizi kucaklayacak samimi uygulamalarıyla mümkün olabilecektir. O zaman vergi kaçırılmaya değil seve seve verilmeye başlanır. Çünkü altyapısı güçlü olmayan bir ülkede bireysel başarılara imza atmak zordur ve geleceği olmayan bir iştir. Siz müteşebbisin önünü ne kadar açar, o kaynaktan ne kadar faydalanmaya kafa yorarsanız, müteşebbis de devlete ve hükümete o kadar destek verir. Türkiye için acı bir deyiş olacak ama, söylediklerimizin doğruluğunu görmek istiyorsanız, “Bulgaristan, Romanya, Suriye gibi komşularımıza bakın bütün bu uygulamaları görürsünüz.” İşadamlarımız boşuna oralara yönelmediler son yıllarda.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT