BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Baas rejimini kabulden sonra Irak’ın dış ilişkileri

Baas rejimini kabulden sonra Irak’ın dış ilişkileri

Irak Baas rejimini kabullendikten sonra Arap dünyasına daha yaklaştı. Filistin Kurtuluş Ordusunu desteklemeye başladı. 1973 Arap-İsrail Savaşına katıldı. Fakat 1970’lerin ortalarında Irak-Suriye ilişkileri bozulmaya başladı. SSCB 1958’den sonra Irak’ı destekliyordu. 1972’de Sovyet Rusya ile bir savunma ve işbirliği anlaşması imzalandı. Irak’ın ABD ile ekonomik ilişkileri de bilhassa 1980’lerde arttı.



Irak Baas rejimini kabullendikten sonra Arap dünyasına daha yaklaştı. Filistin Kurtuluş Ordusunu desteklemeye başladı. 1973 Arap-İsrail Savaşına katıldı. Fakat 1970’lerin ortalarında Irak-Suriye ilişkileri bozulmaya başladı. SSCB 1958’den sonra Irak’ı destekliyordu. 1972’de Sovyet Rusya ile bir savunma ve işbirliği anlaşması imzalandı. Irak’ın ABD ile ekonomik ilişkileri de bilhassa 1980’lerde arttı. Irak 1975’te Kürt sorununu çözmek için İran’a Şattül-Arap’ta bazı tavizler verdi. 1980’de İran’a savaş açtı. İki ülke de büyük kayıplar verdi uluslararası hava da bozuldu. İran-Irak savaşı on yıl sürdü. 22 Eylül 1980’de Irak silahlı kuvvetleri ortak sınır boyunca İran’ın Batı kısmını işgale başladı. Anlaşmazlık karşılıklı toprak talepleri ve siyasi bir sürü iddialardan doğmuştu. Anlaşmazlıkların en mühimi Şattül-Arap’la ilgili idi. Başlangıçta bu su yolu sırf Irak’ın egemenliğinde iken 1975’te İran’ın Kürtlerden desteğini çekmesi karşılığında bu su yolunu İran’la paylaşmak zorunda kalmıştı. Bunu Irak asla kabul edememişti. İran, Ortadoğu’da yayılma eğilimi göstermekte idi. Irak’ın nüfusunun çoğunluğu şii idi. İran’daki yayılma eğilimi Irak için bir tehlike teşkil ediyordu. Irak’ın savaş öncesinde esas hedefi İran’ın petrol bakımından zengin Kuzistan sınır ilini alarak İran’daki petrol kaynaklarından büyük bölümü ele geçirmek bu surette iki ülke arasında sınırı teşkil eden Şattül-Arap’ın iki yakasında egemenlik tesis etmekti. İran’da yeni İslami rejime geçiş düzenli orduda dağınıklık oluşturmuştu. Irak bundan yararlanmak istedi. Irak Ordusu Eylül 1980’de geniş bir cephede ihtiyatlı bir ilerleme yaptı. Hurremşehri ele geçirdi, fakat Abadan’ı alamadı. İran mukavemeti beklenenden daha güçlü çıkınca Irak ilerleyişi sınırdan 80-120 km içerisinde durdu. İran Devrim Muhafızlarını da kullanıyordu. 1981’de Irak Ordusu geri çekildi. İran kuvvetleri 1982’de Hurremşehri geri aldı. 1982 sonlarında Irak işgal ettiği bütün İran topraklarından çekildi ve barış teşebbüsünde bulundu. İran başkanı Humeyni Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin’i devirmek istiyordu, savaşı çıkardığını ileri sürerek ağır bir tazminat istedi. Irak buna yanaşmadı. Kendi topraklarında savunmaya başladı. Savaş sınır boyunca yer yer çatışmalara dönüştü. İran ilerleyişi durduruldu. İran’ın bir bölümü eğitim görmemiş askerlerden oluşan piyade kuvvetleri ile yaptığı saldırılar başarısız oluyordu. Irak üstün ateş gücü ve hava gücü ile bunları durduruyordu. İran ağır kayıplar veriyordu. Hava saldırıları ve boru hatlarındaki kapanmalar sebebiyle her iki ülkenin petrol ihracatında büyük düşüşler oldu. Irak’ı Suudi Aribastan ve diğer ılımlı Arap devletleri hatta ABD ve SSCB destekliyorlardı. İran’ı ise Libya ve Suriye destekliyordu. Ağustos 1988’de İran’ın ekonomisi çok bozuldu ve Irak savaş alanında bazı kazançlar elde edince İran ileri sürdüğü şartlardan vazgeçerek Birleşmiş Milletlerin aracılık ettiği ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Ağustos Eylül 1990’da Irak, Kuveyt’i işgal etti. Irak, İran’ın barış şartlarını kabul ederek İran topraklarından çekildi. Şattül-Arap üzerindeki egemenlik hakkına razı oldu, iki taraf ellerindeki savaş esirlerini değiş tokuş yaptılar...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT