BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yağma düzenine son verilsin!

Yağma düzenine son verilsin!

Sayın Kültür Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in dikkatine; Özellikle son 2 yıldır Kültür Bakanlığı’na bağlı bazı birimler arasında kurulan ‘üçlü kumpas’ ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun, Emanet İşleri Uygulama Yönetmeliğinin, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması, bakım, onarım ve restorasyonuna ait yönetmeliğin 48/a maddesi gereğince teknik elemanlara verilen yetkilerin yasalara aykırı olarak fiilen elimizden alınması birçok suiistimale yol açmıştır.



Sayın Kültür Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in dikkatine; Özellikle son 2 yıldır Kültür Bakanlığı’na bağlı bazı birimler arasında kurulan ‘üçlü kumpas’ ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun, Emanet İşleri Uygulama Yönetmeliğinin, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması, bakım, onarım ve restorasyonuna ait yönetmeliğin 48/a maddesi gereğince teknik elemanlara verilen yetkilerin yasalara aykırı olarak fiilen elimizden alınması birçok suiistimale yol açmıştır. Şöyle ki, İhale yapılmasına karar verilen işe ait müteahhit veya taşeron seçimleri, yasa ve yönetmelikler gereği, Emanet veya Çağrı Komisyonlarına, dolayısıyla teknik elemanlara verilmiş iken; bu seçim kağıt üzerinde yine görevlendirilmiş teknik elemanlar tarafından yapılıyormuş gibi görünmekte ise de, gerçekte bazı yetkililerin aralarında tesbit ettikleri firmalar, teknik elemanlara zorla ve baskı ile dikte ettirilmektedir. Özellikle son iki yıldır yapılan bazı ihalelerde aynı sistem yasalara aykırı olarak uygulanmış, bu uygulamaya karşı çıkan tecrübeli teknik elemanlar sürülmüş veya pasifize edilmiştir. Ancak üst makamlarda bulunanların görevden alma, sürgün vb. tehditlerinden çekinen elemanlar ile özellikle işe yeni alınan sözleşmeli işçi kadrosundakilerin imzaları kullanılarak kağıt üzerinde yasalara uygunluk görünümü verilmiştir. Bu uygulamaların sonucu ihalelerde yetkisi bulunmayan bazı amirler, devletin verdiği makamı özel çıkarları için kullanmış, sonuçta düşük indirimlerle ihaleler hep aynı kişilere yapılarak devlet zarara uğratılmıştır. Çağrı listelerine girebilme külfeti karşılığında alınan ihaleler sonucu yapılan imalatlarda piyasa rayiçlerinin çok üzerinde ödemeler gerçekleşmiştir. Son iki yıldır pervasızca yasa ve yönetmeliklere aykırı yapılan bu işlemlerin, İçişleri veya Kültür Bakanlığı Teftiş Kurulunca soruşturulacağı ve bu uygulamalara son verileceğini umut etmekteyiz. Bunun dışında, 2001 yılı Haziran ayından bu yana Kültür Bakanlığı Döner Sermaye işletmeleri Merkez Müdürlüğü’nce geçici işçi adı altında binlerce eleman alınmış, Bakanlığa bağlı kurumlarda değil masa, sandalye koyacak yer kalmamıştır. (İş kapasitesi bakımından kadrolu elemanların bile fazla olduğu bir dönemde) Ülkemizin yüzbinlerce lise ve üniversite mezunu D.M.S. ve D.İ. Sınavlarına katılabilmek için harç ve müracaat kuyruklarında günlerce çile çekip, sınava girmekte; kazananların bile büyük çoğunluğu herhangi bir işe yerleştirilemeyip işsiz kalır iken, Kültür Bakanlığı’nın bazı birimlerinde hiçbir sınava tabi tutulmadan binlerce eleman işe yerleştirilmiştir. Sınavları kazanıp işe girmeyi hakeden insanların haklarının, hak etmeyenlere verilmesi devletimizin demokratik, sosyal ve hukuk ilkeleri ile nasıl bağdaşacaktır? Kültür Bakanlığı’ndaki Yüksek Maliyetli Restorasyon Çalışmaları Neden Bitmez? Ekonominin düzelmesi yolsuzluk ve yağma düzenine son verilmesiyle mümkündür. Bakanlar yüksek bürokratları seçerken yanılmazlarsa yolsuzluk ve yağma anında durur. Başbakanlık genelgesi ile durdurulmuş olan ihaleler açılmadan önce yukarıda bahsedilen bürokrat seçimlerin yapılması gerekmektedir. Bu konuda sizlere Kültür Bakanlığı’ndan bir örnek vermek istiyoruz. Keşifleri Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı bir Müdürlük tarafından hazırlanan ve seçimler sonrası ihale talimatı verilen, ancak son genelge ile ihalesi durdurulan 850 milyar TL. 1. Keşif Bedelli (..... bir ilçemizin) Eski Hükümet Konağı’nın 2002-2003 sari mukaveleli restorasyonu işinde 2003 fiyatları ile yaklaşık 1.2 trilyon lira harcama (fiyat farkları dahil) ön görülmüş ve 2886 sayılı D.İ.K. 32. Maddeye göre çağrı yapılarak geçmiş işlerde olduğu gibi önceden ayarlanan müteahhide düşük indirimle yapılması planlandığı duyumları alınmıştır. Buna benzer işler geçmiş yıllarda bazı ihalelerde gerçekleşmiştir. İlgili makamlara isabetli bürokratların getirilmesi durumunda yukarıda bahsedilen ve bundan sonra yapılması düşünülen restorasyon işleri en fazla yarı fiyatına anahtar teslimi ve en kısa sürede bitirilebilecek işlerdir. Son iki yılda yapılan restorasyon işleri incelendiğinde benzer işlere farklı kontroller tarafından çok farklı ve fazla ödemeler yapılacağı görülecektir. Sayıştay denetimleri sırasında tespit edilen fazla ödemeye rağmen ödemeyi yapan kontrolörlere herhangi bir müeyyide uygulanmadığı gibi, hiçbir şey olmamış gibi yine kontrollük görevi verilmekte ve aynı müteahhitlere çağrı yapılarak iş almaları sağlanmaktadır. Böylece yağma düzeni sürüp gitmektedir. Bakanlıkta bu tür olumsuz işler yapılırken her türlü engelleme, tehdit ve baskılara rağmen, yağmaya fırsat vermeden zaman ve parasal açıdan çok daha verimli bir şekilde çalışma yapabilen teknik eleman ve müteahhit mevcuttur. Yapılan işler ve ödemelere ait dosyalar incelendiğinde bu durum görülebilir. Bakanlığımızdaki bu yağma düzenine son verecek bürokratların iş başına gelmesi milletimiz adına en büyük dileğimizdir. > Kültür Bakanlığı’nda görevli bir grup teknik eleman Tıkandık, çözüm bulun! Enerji Bakanlığı’na; Bizler Adıyaman ili Kahta ilçesinde uzun yıllardır tütün ekimi yaparak geçinen binlerce çiftçiden biriyiz. Son yıllarda önce kota, sonra da ekimin yasaklanması sonucu, tütün ekiminden vazgeçtik. Pamuk satış fiyatlarında da herhangi bir artış olmamıştır. Ancak girdilerde katlanarak artışlar olmuştur. Atatürk Baraj Gölünden kendi imkanlarımızla kurduğumuz elektrik tesisleri ile motopomplarla su çekerek arazimizi sulamaktayız. Sonuç olarak, hasılatını yaptığımız pamuğun bedeli elektrik parasını ve işletme masraflarını karşılayamaz duruma gelmiştir. Mazot, tohum vb. girdiler de zarar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bizler namuslu, dürüst, devletine bağlı çiftçiler olarak elektriği çalarak kaçak kullanım yoluna gitmeyerek bedelini ödemek istiyoruz. Elektriği kaçak kullanma yoluna, gayrimeşru yola başvurmaktan hep kaçınmışız. Ancak aziz devletimizin de bizi bu bunalımdan çıkarması gerekmektedir. Tamamen tıkanmış durumdayız talep ve isteklerimiz ise: 1- 2002 yılında tarımsal sulamada kullandığımız elektrik bedelinin kilovat fiyatlarının düşürülmesi, ya da bir yıl ertelenmesi, uzun vadeli gecikme zammı alınmaksızın taksitlendirilmesi. 2- Halen yapımı devam eden ancak çok yavaş giden, DSİ tarafında yapılan sulama projesinin bir an önce gerçekleştirilerek suyun DSİ tarafından dağılımının yapılması, 3- 2003 yılında çok yüksek olan Tarımsal sulama elektrik bedelinin düşürülerek makul bir seviyeye çekilmesi; konunun hassasiyetle incelenerek mağduriyetimizin giderilmesi için gerekenin bir an önce yapılmasını istiyoruz... > Fatin Rüştü Zorlu Turanlı (Kahta Ticaret Odası Başkanı)
Kapat
KAPAT