BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ayşe’siz 3 yıl...

Ayşe’siz 3 yıl...

1999’daki depremin merkezi Gölcük’te bayramlaşma mezarlıkta başladı. Yakınlarını kaybedenler, kabristana akın ederek ölenlerini rahmetle andı. Bunlardan biri de Münire Erdoğan’dı... Kızı Ayşegül’ü depremde kaybeden anne, kabrin başından uzun süre kalkamadı.



İSTANBUL- Ramazan Ayı’nı huzurla idrak eden müslüman aleminde mutluluk içerisinde bayram sevinci yaşanıyor. Bir de madalyonun öbür yüzünde olan kimsesizler akıllara geliyor. Belki de herkesin bilinçaltına itmeye çalıştığı kimsesizler ve yoksullar. Onlar da huzurlu ama hüzünlü, mutlu ama buruk bir bayram sevinci yaşıyor. Herkesin bildiği ama hiç gitmediği Darülaceze’de yine yalnızlık yaşanıyor. Darülaceze’de sessiz ama telaşlı bayram hazırlığı var. Özellikle yaşlılar ve kadınlar bayramda gelebilecek akraba ve dostlarını hayal ediyor. Hangi kapıyı çalsanız elinde kolonya ve şeker kutusu ile bir yaşlı karşımızda. Buğulu gözlerde bir umut ve hasretin saklandığı hemen belli oluyor. Vakit geçiyor ama, ziyaretçiler bir kaç gazeteci ve devlet erkanından ibaret! Derinlere dalıp giden gözler pencere pervazına yaslanıp, belki bir dahaki bayrama diyor. Belki bir umut... Belki başka bayrama!.. Darülaceze’de yaşayan her yaşlı hüzünlü ve trajik bir hikayeyi anlatıyor. Bunlardan sadece bir kaçı bizim saklı dünyasına girebildiğimiz. Hüseyin Amca ve Hayriye Teyze ve terkedilmiş çocuklar, Darülaceze’de aynı kaderi paylaşıyorlar. Odasına girdiğimizde pencereden dışarıyı seyrederken gördüğümüz 75 yaşındaki Hüseyin Amca, yalnızlığına rağmen oldukça huzurlu ve neşeli bir tavırla bayramımızı tebrik ediyor. Hüseyin Amca, bize neden Darülaceze’de olduğunu söylemek istemiyor. Dertlerini yine içine gömüyor, en azından bayramda kapısının çalınmasını beklediğni söylüyor. Zamanının büyük çoğunluğunu kitap okuyarak ve yazarak geçirdiğini belirten Hüseyin Amca, “Bizi sadece bayramda hatırlamasınlar” diyor. 107 yaşındaki Naciye Teyze bizi gülümseyerek karşılıyor. Zorlukla yürümesine rağmen, nezaketi elden bırakmıyor, “kusura bakmayın oğlum, bayram telaşı işte yorulduk”diyor. Nasıl oldu da bu yaşa kadar sağlığınızı koruyabildiniz diye sorduğumuzda, “Her zaman mutlu olmasını bildim. Dünyanın sıkıntısı ve derdi bitmez, küçük mutluluklar ömrü uzatıyor” diye konuşarak, gülümsüyor. Bir de çocuklar var, terkedilmiş ve şefkat bekliyorlar. Bayramda elbiseleri alınmış, hediyeleri verilmiş ancak onların istediği tek şey anne-baba sevgisi. Çocuk olmalarına rağmen bulundukları durumun farkındalar. Oyunlarında bile hüznü barındırıyorlar.
Reklamı Geç
KAPAT