BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KKTC'nin Sevr'i Annan plânı

KKTC'nin Sevr'i Annan plânı

Emekli Büyükelçi Bilâl N. Şimşir'in görüşü: "Söylemeye pek dilim varmıyor ama Kofi Annan belgesi Kıbrıs Türkleri için bir Sevr anlaşmasıdır. KKTC toprakları parçalanıyor. Stratejik noktalar tutuluyor. Kıbrıs Türkleri muhasara altına alınıyor. Kıbrıs Türk toprakları starejik derinlikten yoksun bırakılıyor..."



Emekli Büyükelçi Bilâl N. Şimşir'in görüşü: "Söylemeye pek dilim varmıyor ama Kofi Annan belgesi Kıbrıs Türkleri için bir Sevr anlaşmasıdır. KKTC toprakları parçalanıyor. Stratejik noktalar tutuluyor. Kıbrıs Türkleri muhasara altına alınıyor. Kıbrıs Türk toprakları starejik derinlikten yoksun bırakılıyor..." (Milliyet gazetesi 7 Aralık 2002 Hasan Pulur'un "Ver kurtulun neresi adile tepkiler.." başlıklı yazısı) Kıbrıslı Türklerin ayrı kimliği bulunmuyor. İlerde ihtilaf ya da toplu katliam olursa Türklerin ayrılma hakkı yoktur. KKTC parça devlet olarak tanınmaktadır. Rumların kuzeye geçişi ile Kuzey Kıbrıs'ta Rum çoğunluk hakim olacaktır. Kıbrıslı Türkler Rum çoğunluğun kararlarına bağlı olacaktır. Türkiye'nin güvencesi sulandırılmıştır. İnisiyatif BM askeri gücüne geçecektir. Kıbrıs AB'nin bir parçası olacağından buraya vize ile (Batı Trakya gibi) gidilecektir. Ve yakında BM askeri yerine AB askeri yerleşecektir. Bosna'da en az 250 bin Bosnalı katledilirken kılı kıpırdamayan AB, Kıbrıslı Türklere yapılacak bir katliamda da seyirci kalacaktır. En geç 10 yıl sonra Kıbrıs'ta Türk kalmayacaktır. Birkaç bin Türk müstesna bunlar da Rumlara ve AB'ye yaptıkları uşaklığın rüşvetini elbette alacaklardır. Geçmişten bir yaprak Temmuz 1964'te hazırlanan ve BM'ye sunulan Ortega raporundan bölümler: 1- 109 kasaba ve köyde hasar gören ev sayısı 2 bin 2- 109 kasaba ve köyde tahrip edilen ev sayısı 557 3- Maaşından mahrum kalan (özel ve kamu sektörü) 4 bin kişi 4- Rumlar sebebiyle çöken Türk ekonomisi sebebiyle işsiz kalan 23 bin 500 kişi 5- Rumların saldırısı sebebiyle göç etmek zorunda kalanlar (Türkiye ve İngiltere) 25 bin kişi 6- Saldırı sebebiyle yaralı ve sakat sayısı 7 bin 500 kişi 7- Şehit düşen Türk 500 kişi 8- Kayıp Türk 203 kişi 9- Rum işgalindeki Türk köy sayısı 103 10- BM Genel Sekreterinin S-5950 sayılı ve 10 Eylül 1964 günlü raporunda "56 bin Türk'ün Kızılay'dan yardım alarak yaşamak zorunda kaldığı" 11- BM raporlarına göre 1963-1974 arası 504 şehit 1008 yaralı ve 100'ü toplu mezarlarda bulunan 600 kayıp." Rauf Denktaş 1974 öncesi faciaların yaşanmasını istememektedir. Ancak AB kimliği uğruna bu facialara razı olanlar Denktaş'a karşıdırlar. Aralık 2002 başında Larnaka Alemingo köyünde toplu mezardan 14 Türk cesedi çıktı. (DNA testleriyle) Kıbrıs uzmanı Clemend Dodd da "Zoraki evlilik çatışmaya döner. BM planının reddedilmesi bir felâket olmaz." demektedir. Rumların yeni istekleri 58 Türk köyünün Rumlara geçmesini öngören BM haritası, Dipkarpaz, Değirmenlik, Balıkesir, Minareliköy, Demirhan, Yayla ve Kermiya'nın da Rumlara verilmesi şartıyla kabul ediliyor. Gazimagosa Limanı'nın Rumlara bırakılması, Güzelyurt'un denize çıkışının sağlanması.. Ada'daki Türk ve Yunan asker sayısının 2 binle sınırlandırılması... Ada'daki Türkiye kökenlilerin 35 bini aşmaması... Denktaş ve Klerides'in eşbaşbakanlık süresinin 3 yıl yerine 1 yılla sınırlandırılması... Yüksek mahkemeye atanacak 3 yabancı yargıcın AB tarafından atanması ve AB'ye karşı sorumlu olması... AB müktesabatından hiçbir konuda sapma olmaması... Dönüşümlü başkanlık olmaması... Anlaşma ve AB üyeliğinin aynı anda olmaması... Göçmenlerin Türk bölgesine dönüşü ile ilgili sınırlamaların kalkması ve dönüş süresinin kısaltılması... Yeni ortaklığın Kıbrıs Cumhuriyetinin devamı olduğunun vurgulanması... Başkanlık Konseyi üye sayısının 6'dan 9'a çıkarılması... 4 Rum, 2 Türk yerine, 7 Rum ve 2 Türk olması... AB milletvekili oranının 4 Rum'a karşılık 2 Türk olması...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98540
    % 1.95
  • 5.7805
    % -2.54
  • 6.6941
    % -2.41
  • 7.5738
    % -1.69
  • 228.497
    % -0.66
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT