BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Light basın

Light basın

Bu basın, daha önce hiç böyle değildi... Eskiden saygı, sevgi, meslek aşkı vardı... Şimdi, üçkağıtçılık, karalama, aşağılama ve çamur atma devri başladı... Birisinden nefret mi ediyorsunuz ?



Bu basın, daha önce hiç böyle değildi... Eskiden saygı, sevgi, meslek aşkı vardı... Şimdi, üçkağıtçılık, karalama, aşağılama ve çamur atma devri başladı... Birisinden nefret mi ediyorsunuz ? Sallayın arkasından, olup bitsin... Basın ahlâk yasasıymış, etik değerlere saygıymış, hepsi boş... Bu basın başka basın... Bu basın “Taşfırın” değil “Light” basın...  Bizi kim bu hale getirdi peki? Bizi kim birbirimize düşürdü? Bizi kim “Brütüs” yaptı? Bizi kim gaddar, kim bencil etti? Bizi kim meslek karalayıcısı gibi şifreledi? Eskiden, her haksızlıkta susmayan, bildiğini, inandığını ve doğruları bulan basın, yerini neden pisliğe bıraktı, neden haysiyetini ayaklar altına aldı? Kimse başını “Devekuşu” gibi kuma gömmeye çalışmasın... Çünkü, kendimiz ettik, kendimiz bulduk... Aramıza zamanında, manavı, kasabı, tırcıyı, balıkçıyı, müteahhidi, artisti, mankeni sokanlar, sakın ha “Bizim günahımız yok” diye işin içinden sıyrılmaya çalışmasın... Onlar başlattı, şimdikiler cıvıttı... Meslek, meslek olmaktan çıktı sonunda...  Yeni hükümete bile “100 gün” tolerans tanınıyor... Ama bir kulüp başkanına 2000 gün “Sportif başarı” gelecek diye sabredilebiliyor... Ama ne gelen var, ne giden... Bu kadar başarısız, bu kadar futbolcu ve teknik direktör öğütücüsü bir yönetim, eğer hâlâ iş başında kalabiliyorsa, sonunda altında, mutlaka bir kirlilik aranması normaldir... Spordan gelme yorumcuların egemenliğini son sürat sürdürdükleri, ahkâm kestikleri, adam gönderip, adam getirttikleri bir başka kulübü tanıyan varsa, lütfen bir adım öne çıksın... “F.Bahçe Cumhuriyeti” anayasası olmayan, egemen güçlerin günlük yasalarla idare ettiği bir cumhuriyet olmuşsa, bunda basının da büyük payı vardır... Zamanında, her yanlış adımı hoşgören bu spor basını, eyyamcılığının ve menfaatçiliğinin kaymağını yemek isterken, şahsiyetini, hüviyetini ve de meslek onurunu kaybetmiştir... Şimdi, iki kanada ayrılan cepheleşmesiyle, okuruna, izleyicisine tüm çirkinlikleri enjekte etmektedir...  Sportif başarının, hiç bir dönemde bu kadar özlemle ve uzunca bir zaman beklenildiği olmamıştır... Ama bizim spor basını, yarım su dolu bardağın bazen sadece dolu tarafını görür ya, işte F.Bahçe Cumhuriyeti’ndeki saltanatı da aynı gözle izliyor... Böyle izlediği için de, sonunda ölüm tehditleri, köstebeklik, futbolcu ayrıcalıkları, basını satın alma taktikleri gündeme gelip, oturuveriyor... F.Bahçe’de, yıllardır paranın gücü, her zaman F.Bahçe sevdasının üzerinde tutulmuştur... Kim tarafından? Bir kısım yağcı, eyyamcı, menfaatçi basın tarafından... Televizyonlar arasındaki kıskançlık, etik değerleri zedeleyici bir hale gelmiştir sonunda... Geçmişinde, genelev kadınlarını, travestileri programından eksik etmeyen, medyanın seçkin isimlerini kapıştırmayı ilke edinen biri dahi, kendisini sütten çıkmış ak kaşık zannedip başkalarını karalayabilmektedir... Kimin işine nasıl gelirse, medya o yana taraftar çekmek için çırpınmaktadır... Aslında çoğunun birbirinden farkı yokken, namus timsali gibi ortaya çıkmaları, medyamızın ne kadar dönek, ne kadar menfaatçi ve de ne kadar kıskançlık krizleri içinde olduğunun bir göstergesidir...  Eskiden gazeteci görünce önünü ilikleyenler, şimdi neredeyse... Çünkü haysiyet, şahsiyet ve meslek aşkı, bir grup tarafından ayaklar altına alınmaktadır... Peki kim bunlar? Üç kuruşluk menfaat için bin takla atanlar... Gazeteciliği sadece “Biz yaparız” diyen ve birilerinin özel korumalarıyla koltuğa oturtulanlar... Gerçek gazeteciler, parasızlıktan, işsizlikten sokağa çıkamazken, yarınları için menfaat yatırımcılığı yapanlar, şehir dışlarında villalarda, lüks arabalarda sefa sürmektedir... İşin en acı yanı, kulüp yöneticilerinden küfür yiyip susan, hakarete uğrayıp susan, aşağılanıp susan meslekdaşlarımız (!) döneklik evrimini bir türlü tamamlayamayarak, sözde gazetecilik yapmaktadır... Bu gibiler “Taammüden” meslekdaşlarını öldürdüklerinden bihaber, mesleğini ayaklar altına aldıklarının farkında bile değildir... Yazık oldu spor basınına... Yazık oldu, gücüne, haysiyetine, şerefine... Ayıp oldu, bu mesleği bizlere bırakan gerçek üstadlara...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT