BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hâlâ fırsat var

Hâlâ fırsat var

Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü İldem, ABD`nin Irak’a askeri müdahalesinin henüz kaçınılmaz bir duruma gelmediğini belirterek, barışa tüm taraflarca fırsat tanınması gerektiğini kaydetti. İldem, “Böyle arzu etmediğimiz bir askeri operasyon zaruretinin doğması halinde, uluslararası yasallık ilkeleri temel olmalıdır. Bu politikamızda bir değişiklik söz konusu değildir”dedi. Sürgün yolu Bush yönetimi, Irak lideri Saddam Hüseyin’in kendiliğinden görevini bırakıp sürgüne gitmesinin iyi bir seçenek olduğuna inandığını, ancak bu yönde özel bir plan geliştirilmediğini bildirdi.



ANKARA - Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü ve Dışişleri Başdanışmanı Büyükelçi Tacan İldem, ABD’nin Irak’a askeri müdahalesinin henüz kaçınılmaz bir duruma gelmediğini belirterek, barışa tüm taraflarca fırsat tanınması gerektiğini kaydetti. İldem, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında, Irak konusunun halen gündemi işgal etmeye devam ettiğini, Türkiye’nin, bölgesindeki gelişmeleri yakından izlediğini söyledi. Diplomasi tükenmedi Son zamanlarda Irak’a askeri operasyonun kaçınılmaz olduğuna ilişkin yorumlar yapıldığını anlatan İldem, şöyle devam etti: “Oysa bizim kanımıza göre, ABD’nin askeri müdahalesi henüz kaçınılmaz bir duruma gelmiş değildir. Biz öteden beri askeri bir operasyonun ancak son seçenek olarak düşünülebileceğini hep belirttik. Gerçekten, barışa tüm taraflarca fırsat tanınmalıdır. Barışçı yollar ve diplomatik yöntemler henüz tüketilmiş de değildir.” Musul ve Kerkük Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasına büyük önem verdiğini tekrarlayan İldem, “Irak açısından geçerli kırmızı çizgiler olarak adlandırdığımız kimi beklentilerimiz bulunmaktadır. Her durumda görüşlerimizin, beklentilerimizin yerine getirilmesi önem taşımaktadır” dedi. İldem şunları söyledi, “Musul ve Kerkük, hem tarihî hem de doğal kaynaklar zenginliği açısından özelliği olan bölgelerdir. Bu bölgelerin behemahal merkezi Irak yönetiminin otoritesi altında tüm grupların yararlanacağı bir biçimde yönetimin parçası olması bizim beklentimizdir. Yani, belli bir grup veya grupların o şehirler ve bölgeler üzerinde hak iddiaları, bizim açımızdan geçerli olamaz. Bu, kırmızı çizgilerden biridir. İlgili tüm taraflarca da bu hususlar bilinmektedir.” Politikamız değişmez İldem, Körfez Krizi sırasında büyük kayıplara uğrayan Türkiye’nin, bu kez aynı durumla karşılaşmak istemediğini belirtti. BM silah denetçilerinin raporu ve bu raporun Güvenlik Konseyi’nde değerlendirmeye tabi tutulmasının önem taşdığını anlatan İldem, 1441 sayılı kararın da otomatik bir şekilde askeri operasyon başlatılmasına imkan tanımadığını ifade etti. İldem, “Böyle arzu etmediğimiz bir askeri operasyon zaruretinin doğması halinde, uluslararası oydaşma ve yasallık ilkeleri temel olmalıdır. Bu politikamızda bir değişiklik söz konusu değildir” dedi. Türkiye’nin ABD ile gerek siyasal gerek askeri alanda danışmalarının sürdüğünü kaydeden İldem, şöyle devam etti: “Türk ekonomisinin arzu etmediğimiz böyle bir harekattan etkinlenmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla, Türk ekonomisinin büyüme trendine girdiği, enflasyonda düşüşün yaşandığı bir ortamda, bu dengeleri alt üst edecek bir gelişmeyi arzu etmediğimiz ABD tarafından bilinmektedir. Yürütülen çalışmalarda da ekonomik desteğin ne şekilde yapılabileceği üzerinde durulmuştur. Her halükarda Türkiye’nin Irak’la ilgili siyasi mesajlarının hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde alınmış olduğunu söyleyebilirim. Bölge ülkesi olmamız dolayısıyla barış çabalarına katkıda bulunmamız da önem taşımaktadır ve bölgesel ülkelerle işbirliği içinde olmamız da doğal karşılanmalıdır.” Muhtemel kayıplar iletildi Muhtemel bir operasyon durumunda Türkiye’nin kayıplarının telafisi konusunda ABD’den nasıl bir talepte bulunulduğunun sorulması üzerine de İldem, Hazine Müsteşarlığı’nın teknik çalışmalarını yürüttüğünü ve muhataplarına ilettiğini kaydetti. İldem, “Rakamsal bir tahmin veremem. Ancak, belirttiğim hedeflerin korunması bizim açımızdan önelidir. Bütün çalışmalarımızı ve yürüttüğümüz danışmaları bu çerçevede değerlendirmekte ve ele almaktayız” dedi. Kıbrıs Türkiye için de önemli Tacan İldem, Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasının Türkiye Cumhuriyeti’nin olduğu kadar KKTC’nin de hedefi olduğunu belirterek, “Elbette çözümsüzlük çözüm olamaz. Böyle bir hedef peşinde koşulduğunu da sanmıyoruz. Ancak, planda temel kimi konularda kabulde zorluk çekilen hususlar yer almaktadır. Bunlar, toprak, göçmenler, mal-mülk, güvenlik konuları olarak sayılabilir. Bugün şayet Annan Planı’nda bizim olumlu olarak gördüğümüz hususlar bir kazanım olarak elde edilmişse, kuşkusuz KKTC ve Sayın Denktaş’ın şimdiye kadarki müzakerelerde gösterdiği basiretli tutumun rol oynadığını kabul etmek gerekir. Kuzey Kıbrıs Türk halkının beklentileri ne kadar önemliyse, hem garantör devlet olma niteliğiyle hem de Anavatan olma vasfıyla Türkiye Cumhuruyeti’nin de tarihsel ve ahdi hakları bulunmaktadır. Bunun da unutulmaması gerekir” dedi. Saddam’a sürgün yolu WASHINGTON- ABD, Irak lideri Saddam Hüseyin’in, kendiliğinden görevini bırakıp sürgüne gitmesinin iyi bir seçenek olduğuna inanıldığını, ancak bu yönde özel bir plan geliştirilmediğini bildirdi. İran gazetesi İntihab, ABD’nin, milyarlarca dolara mal olacak kanlı yeni bir Körfez Savaşı yerine Saddam Hüseyin’i yerinden indirmeyi tercih ettiğini yazmıştı. Gazete, Alman Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’ın, İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi’ye telefonda, Washington yönetiminin Saddam’ı, kansız bir darbeyle indirmek için Rusya’dan yardım istediğini anlattığını ileri sürmüştü. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Boucher ise, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ve Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in, Irak liderinin görevi kendiliğinden bırakması yönünde konuşmalar yaptıklarını söyledi. Boucher, gazetecilerin sorusu üzerine, kendiliğinden görevi bırakmak gibi bir şeyi seçenek olarak görmesi halinde, Saddam Hüseyin’in “Bu seçeneği değerlendirmesinin iyi olacağını” ancak ABD’nin, bu yönde bir öneri sunmadığını, bu tür teşebbüsü bulunmadığını kaydetti. Boucher, “Saddam Hüseyin’in silahlanma amacından vazgeçmesi, ülkeyi kendiliğinden veya zorla terketmesi gibi her ne seçenek olursa olsun, ABD’nin tek amacının, Irak’ın silahsızlandırılması olduğunu” vurguladı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98466
    % -0.17
  • 5.714
    % -1.25
  • 6.623
    % -1.19
  • 7.5476
    % -0.83
  • 225.606
    % -1.18
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT