BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Kıbrıs’ta ‘ver kurtul’ yok

Kıbrıs’ta ‘ver kurtul’ yok

Ada’da çözüm için, Annan planını tartışmaya hazırız. İstismar etmeyin Kıbrıs’ta asla “ver-kurtul” gibi bir politika izlemediklerini belirten AK Parti lideri Erdoğan, “Ama bu saatten sonra 40 yıldır sürdürülen politikalarla da bir yere varılamayacağını söylüyoruz. BM planı müzakere edilebilir, tartışılabilir, değiştirilebilir. Hiç kimse bu sözlerimizi ve Denktaş’ı istismar etmeye kalkmasın” dedi. Irak için BM kararı Irak savaşına da değinen Erdoğan, “Halklarını ezen diktatörler istemiyoruz ama uluslararası ilişkileri güçle yönlendiren politikalar da istemiyoruz. Irak için BM’nin alacağı karar bizim içinbağlayıcı olacaktır. Savaş istemiyoruz ancak her türlü ihtimale de yüzyıllara dayanan devlet tecrübemizle hazırlıklı durumdayız” açıklamasını yaptı.



ANKARA - AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz, Kıbrıs'ta asla (ver kurtul) politikasından yana değiliz ama bu saatten sonra 40 yıldır sürdürülen politikalarla bir yere varılamayacağını da söylüyoruz" dedi. AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının sona ermesinin ardından, parti il başkanları, Genel Başkan Erdoğan'ın başkanlığında toplandı. Erdoğan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, iç ve dış siyasi gelişmelere ilişkin görüşlerini dile getirdi. Kıbrıs ile ilgili gelişmelere değinen Erdoğan, Kıbrıs meselesinin "el zayıflatan bir mesele olmaktan çıkarılması gerektiğini, bunun için de müzakereye açık olduklarını ifade ettiğini" hatırlattı. Kıbrıs konusunda statükonun yerleşik dilini kullanmaktan yana olmadıklarını ifade eden Erdoğan, bu çerçeveden bakıldığında 40 yıldır devam eden Kıbrıs problemine bir çözüm bulmak gerektiğini söyledi. Kıbrıs gözden çıkarılamaz Her iki tarafın da çözümsüzlüğü bir siyaset biçimi olarak benimsememesi gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Bize göre Annan planı, müzakere edilebilir bir tasarımdır. Kimi çevrelerce iddia edildiği gibi bu plan tartışılmaz ve değiştirilmez bir metin değildir. Kimse Kıbrıs meselesini gözden çıkaramaz ve Kıbrıs'ın önemini küçültemez. Bizim söylediğimiz görüşme, müzakere sürecine katılarak hem Kıbrıs Türk halkının, hem de Türkiye'nin geleceğini düşünerek akılcı davranmaktır. Bu meseleyi çözebiliriz ve çözmeliyiz diyoruz. Kimse bu iyi niyetimizi ve problem çözme irademizi çözümsüzlüğe dayalı, sonuçta bir öneri getirmeyen eski argümanlarına malzeme yapmasın. Bu hiçbir siyasetçiye yakışmaz. Çözümsüzlük siyasetiyle Kıbrıs Türk halkının refahından, mutluluğundan ve uluslararası itibarından taviz veren bu kişiler ne bizim söylemlerimizi, ne de Sayın Denktaş'ı istismar etmeye kalkmasınlar. Biz, Kıbrıs'ta asla (ver kurtul) politikasından yana değiliz ama bu saatten sonra 40 yıldır sürdürülen politikalarla bir yere varılamayacağını da söylüyoruz." Erdoğan, yıllarca bu ülkede hükümet edenlerin Kıbrıs sorununu çözemediğini, çözümsüzlük ürettiklerini ve bu kafa yapılarıyla da sorunun giderilemeyeceğini kaydetti. BM kararı bağlayıcıdır Irak'taki gelişmelere de değinen Erdoğan, dünyanın hiçbir bölgesinde ve özellikle de Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada savaş, kan ve gözyaşı istemediklerini söyledi. Savaş nedeniyle bir tek insanın burnunun kanamasını, çocukların babasız, hiçbir insanın yersiz yurtsuz kalmasını ve hiçbir ocağın sönmesini istemediklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Bu anlamda hükümetimizin ve sürece dahil olan bütün kurumların gösterdikleri pozitif tavır her türlü takdire şayan olup, Başbakanımızın Ortadoğu seyahati barış imkanının henüz bitmediğini dünyaya göstermesi açısından çok anlamlıdır. BM başta olmak üzere dünya ülkelerinin savaşsız çözüm ve barış için daha fazla etkinlik ortaya koymasını bekliyoruz. Biz BM kararını, kendimiz için bağlayıcı sayıyoruz. Irak konusunda BM'nin alacağı karar çerçevesinde yükümlülüklerimizi yerine getireceğiz, bu işin doğal neticesidir. Halklarına acı ve ıstırap çektiren otoriter yönetimler istemediğimiz gibi uluslararası ilişkilerin de güç ve kudret ilişkisine dayalı olmaması gerektiğini düşünüyoruz." İktidar sarhoşu olmayın Erdoğan, parti teşkilatlarını da uyararak AK Parti'nin bir "Türkiye partisi" olduğunu unutmamaları gerektiğini söyledi. Erdoğan, il başkanlarına şöyle seslendi: "Türkiye partisi olmak herkese ve her kesime hizmet etmek demektir. Kimse ama kimse iktidar sarhoşluğuna ve gurura kapılmasın. Kimse gerçeğin yalnızca bizim tekelimizde olduğunu düşünmesin. Kimse (güç bende, güç bizde) diye büyüklenmesin. Bizler fani insanlar olduğumuzu unutmadığımız müddetçe doğru yol üzerinde yürüyebiliriz. Şunu hepimizin çok iyi anlamasını istiyorum: Tarih bizi bir kereliğine iktidara geldiler ve gittiler diye yazsın istemiyorum."
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT