BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

Fil yavrusu evcilleşmeye başlamıştı... Mine Yıldız artık Kara İdris’in bir dediğini iki etmez, onun yanından ayrılamazdı. Fakat şu haliyle film çalışmalarına devam etmesi çok zor görünüyordu. Onu kuvvetli bir motivasyona tabi tutup, bu olayın şokunu üzerinden attırmalıydı. Mine Yıldız şu anda ekmek teknesiydi. Beyaz perdeden azami oranda verim alıp, sonra diğer işlerinde kullanacaktı. Ünlü sanatçıların eroin taşıyıcılığı yapması çok verimli oluyordu. Bu arada ona hissettirmeden eroin taşıttıracaktı.



Fil yavrusu evcilleşmeye başlamıştı... Mine Yıldız artık Kara İdris’in bir dediğini iki etmez, onun yanından ayrılamazdı. Fakat şu haliyle film çalışmalarına devam etmesi çok zor görünüyordu. Onu kuvvetli bir motivasyona tabi tutup, bu olayın şokunu üzerinden attırmalıydı. Mine Yıldız şu anda ekmek teknesiydi. Beyaz perdeden azami oranda verim alıp, sonra diğer işlerinde kullanacaktı. Ünlü sanatçıların eroin taşıyıcılığı yapması çok verimli oluyordu. Bu arada ona hissettirmeden eroin taşıttıracaktı. Ama hepsinden önemlisi onunla birlikte olmalı, ondan hevesini almalıydı, bunun için yanıp tutuşuyordu... Yalıya vardıklarında Emine duş almak için giderken dahi Kara İdris’in yanından ayrılmaya korkuyordu. -Tamam güzelim, her şey bitti, korkacak hiçbir şey kalmadı. Sakin ol, duşunu al! Bu arada ben Uludağ’dan rezervasyon yaptıracağım... -Hayır, hayır o adamların yakınları beni takip eder... -Yanında ben olacağım ya! Benim yanımda kimse senin kılına dokunamaz, senin saçının bir teline dünyayı yakarım, anlıyor musun? -Çok iyisiniz İdris bey, beni kurtardınız, size nasıl teşekkür edeceğimi, minnet borcumu nasıl ödeyeceğimi bilemiyorum... -Hadi şimdi duş al, saçlarını yaptırmak için kuaför çağırsınlar. Film çalışmalarına iki gün ara veriyoruz, olayın şokunu attıktan sona devam edersin.. -Ya film setine de gelirlerse? -Gelemezler, artık kimseler gelemez! Onlar boyunun ölçüsünü aldı, şu mücevher kutunu da al, yukarda bir oda tahsis etsinler sana, beğendiğin odaya yerleş, bir müddet burada kalırsın... -Ben bir müddet kasabaya gitsem İdris bey... Mine’nin bunu düşünebileceğini hesaba katmamıştı. Uzun müddetten beri İsmail ile diyaloğunu kesmeye çalışmış, birbirlerine mektup göndermelerine engel olmuştu. İsmail ile görüşmemeleri gerekiyordu. Zaten ilk fırsatta İsmail’in işini bitirmeyi tasarlıyordu! Bir kazaya kurban gidecekti İsmail!.. -Ama kasabada seni korumam güçleşir güzelim! Biliyorsun benim burada işlerim var seninle orada olup seni koruyamam, hem caniler oraya gelirse yakınlarına da zarar verebilirler... Bu ihtimal Emine’nin gözünü korkutmaya yetmişti. -Peki İdris bey kasabaya gitmeyelim o zaman, senin yanında kendimi güvende hissediyorum.. -İki günlük tatil sana iyi gelecek göreceksin, iki günde her şeyi unutacaksın. -İnşallah...  Uludağ tatili iyi gelmiş, sinirleri bir nebze de olsa yatışmıştı. İdris bey en meşhur doktorları çağırmış gerek fiziki, gerekse psikolojik olarak onu tedavi ettirmeye çalışmıştı. Fakat bu korkunç olayın etkisi kolay kolay geçmiyordu. Temiz dağ havası yanında İdris beyin aşırı ilgisi ilaç gibi gelmişti. Patronuna çok güveniyordu artık, onu seviyordu ama bu sevgi bir baba sevgisi gibiydi. Yoksa kalbi İsmail’e aitti. Gerçi son aylarda ona bayağı gücenmişti, mektuplarına cevap vermemiş, halini, hatırını sormamıştı. Kara İdris’i henüz tanıyamamıştı. Evli miydi, etrafında bir sürü süslü püslü kadın vardı, kimdi bu kadınlar, şu ana kadar onu ilgilendirmemişti. Fakat İdris’in kendine bakışlarından tedirginlik duymuyor değildi ama onun kötü niyetle baktığına ihtimal vermiyordu. Akşam yemeğinden sonra salona geçtiklerinde Mine Yıldız hayranları etrafını çevirmiş, birlikte fotoğraf çektirmişlerdi. Bir müddet müzik dinlediler. Spiker, -Sayın izleyiciler! Şu anda aramızda ünlü aktris Mine Yıldız var! İzninizle ünlü yıldızımızı mikrofona davet ediyorum... deyince bir alkış tufanı kopmuştu. Mine Yıldız bir emri vaki ile karşılaşmıştı. Mikrofona alışık değildi. Hayranlarıyla yüz yüze onlara ne söyleyebilirdi ki, İdris beyin de teşvikiyle sahneye çıktı. Hayranlarının karşısına canlı olarak çıkmaya alışık olmadığı için eli ayağı birbirine dolaşıyordu. Elini dudaklarına götürerek kendini alkışlayan izleyicilere öpücük dağıttı. Bu sırada alkışların dozu arttığı gibi hayranları hep bir ağızdan “isteriz, isteriz, şarkı isteriz...” diye bağırmaya başlamışlardı. -Sevgili dostlarım, ilginize çok teşekkür ederim! Biz sanatçıların gıdası sizlerin bu ilgisidir, sizin ilginiz olmasa biz olamayız. Ben topluluk karşısında konuşmaya alışık olmadığım için heyecanımı bağışlayın. Sizlerin karşısında şarkı söyleyecek kadar güzel bir sese sahip değilim ama sizleri kırmamak için eski bir türkü okumaya çalışacağım... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98991
    % 0.53
  • 5.5628
    % -2.49
  • 6.4211
    % -2.84
  • 7.3095
    % -2.49
  • 219.503
    % -1.98
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT