BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Haçlı Seferleri devam ediyor

Haçlı Seferleri devam ediyor

Hıristiyan Batı Haçlı kinini ve zihniyetini asla değiştirmemiş, sadece taktik ve siyasetini değiştirmiştir. Hıristiyan Batı’nın “putu” para ve menfaattir. Şayet Saddam Irak petrolünü ABD’ye teslim etmiş olsaydı, kendisine Nobel Ödülü bile verilirdi. Nitekim Saddam’ı Irak’ın başına bela eden, İran’a saldırtan ve Kuveyt’i işgale teşvik eden ABD’dir. Geçmişte kitlesel silah, zehirli gaz ve teknoloji veren de ABD idi. Şu anda dünyaya güçlü olduğunu göstermek, Irak petrolünü gasp etmek ve emrinde olduğu İsrail’in güvenliği için Saddam ve Irak halkını hedef seçen ABD çifte standartlıdır.



Hıristiyan Batı Haçlı kinini ve zihniyetini asla değiştirmemiş, sadece taktik ve siyasetini değiştirmiştir. Hıristiyan Batı’nın “putu” para ve menfaattir. Şayet Saddam Irak petrolünü ABD’ye teslim etmiş olsaydı, kendisine Nobel Ödülü bile verilirdi. Nitekim Saddam’ı Irak’ın başına bela eden, İran’a saldırtan ve Kuveyt’i işgale teşvik eden ABD’dir. Geçmişte kitlesel silah, zehirli gaz ve teknoloji veren de ABD idi. Şu anda dünyaya güçlü olduğunu göstermek, Irak petrolünü gasp etmek ve emrinde olduğu İsrail’in güvenliği için Saddam ve Irak halkını hedef seçen ABD çifte standartlıdır. Çünkü kitlesel silaha sahip İsrail, Kuzey Kore ve diğerlerine ses çıkarmazken Irak gibi ülkelere en büyük baskıları yapar. İnsan haklarını en yüksek seviyede ihlal eden Çin ve Rusya’ya ses çıkarmaz. Aksine bunlarla münasebetlerini en üs seviyeye çıkartır. ABD için esas olan menfaatidir. Menfaatine hizmet eden zalim de olsa, demokrasinin “D”sini yaşamasa yine de önemli değildir. ABD Lahey Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesini destekler ama BM nezaretinde Roma’da çalışan ve insanlığa karşı işlenen suçları yargılamak için kurulan mahkemeyi çalıştırmaz. Çünkü böyle yaparsa kendi zulmü gündeme gelir. Batı’nın itirafı İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi Kilise Tarihi Öğretim Görevlisi ve uzmanı Prof. Dr. Jonathan Riley Smith bir eserinde şu itirafı yapmıştır: “Geçmişte asıl amacı Ortadoğu’nun zenginliklerini elde etmek isteyen ama bunu Kudüs’ün ve mübarek toprakların Müslümanların elinde bulunması maskesi ardına gizleyen ve Hilal’e karşı savaşan Haçlılar; bugün aynı mücadeleyi devam ettirmektedir. Günümüzde dini şiddet, siyasi İslâm, fundamentalizm, soykırım, Müslümanları dinlerinden soğutmak ve uzaklaştırmak, sapık ve bidat yollara kanalize etmek, nüfus planlaması, kürtaj, doğum kontrolü, fuhuş, kötü alışkanlıklar, ekonomik baskı, zayıf hükümet ve kukla rejimler, mali krizler, borç ve faiz bataklığına sürüklemek, kültür emperyalizmi, Batı karşısında eziklik ve aşağılık kompleksi ve İslâmiyet düşmanlığı ile aynı mücadele devam ettirilmektedir.” 11 Eylül’den sonra Bush cuntası Üsame bin Ladin ve Talibanları bahane ederek Afganistan’ı işgal etti. Şimdi ise kitlesel silah ve terörle mücadele maskesi altında Irak’ı işgal etmek istemektedir. Kilisenin sloganı Pazar ayinlerinde kiliselerde söylenen şu idi. “Haç’ın girdiği yere bir daha hilal girmez” Bosna Hersek’te Kosova’da katliam bunun için yapıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fiili ve hukuki varlığını sona erdirmek için İngilizlerin hazırladığı Annan planı, bu slogan gereğidir. Maalesef en büyük zaafımız Batı’nın gerçek, daha doğrusu çirkin yüzünü, çifte standardını, Haçlı kinini ve zihniyetini tanıyamamamızdır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT