BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İki başlı görüntü

İki başlı görüntü

AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakan olması gerektiğine atıfta bulunanlar, gerekçe olarak çift başlılığı gösteriyorlar. Bunu diyenler, bir taraftan bir hakkı teslim etmek isterken diğer taraftan da hatalı bir tesbit içindeler. Partisini iktidara taşıyan bir lidere türlü hukuki zorluklar çıkartarak başbakanlığının yolunu kesmenin ayıbı ortada.



AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakan olması gerektiğine atıfta bulunanlar, gerekçe olarak çift başlılığı gösteriyorlar. Bunu diyenler, bir taraftan bir hakkı teslim etmek isterken diğer taraftan da hatalı bir tesbit içindeler. Partisini iktidara taşıyan bir lidere türlü hukuki zorluklar çıkartarak başbakanlığının yolunu kesmenin ayıbı ortada. Bunu bizzat başbakan Abdullah Gül “anormal durum” tarifiyle defalarca açıkladı. Ortada anormal bir durum mevcut mu? Evet mevcut. Peki iki başlılık? İki başlılık olabileceği yolunda önce herkeste bir kaygı vardı. Olmadı... Şu ân herkes elini vicdanına koyup konuşsun. Tayip Erdoğan-Abdullah Gül ikilisinden dolayı nerede iki başlılık yaşandı? Hiç görülmedi. Hiçbir yerde de olmadı. Hatırlanacağı gibi başbakanlık için çok kişinin ismi geçmişti. Bir çok kimseden söz ediliyordu. Fakat Erdoğan, Gül’ü seçti. İsabetli seçim yapılmış. Gül, hazımlı bir insan. Hem başbakan olup hem de bir başkasının kendi yerinde olmadığını kabullenmek kolay değil. Eğer bir başka parti aynı durumda olsaydı şimdi savaş manzaraları içinde bir de parti içi kavga-gürültü çekişmeleri yaşardık. Hükümet de çoktan dağılmış olabilirdi. İsabetli seçim, iki bakımdan önemli. Birincisi Tayip Erdoğan, uzaktan kumandayla idare edeceği zayıf bir adamı değil bir başka lideri Başbakanlığa getirdi. İkinci husussa buna bağlı. Böyle birinin başbakan olmasıyla şu günlerde Kıbrıs, AB gibi zorlu dış politikaları Türkiye’nin menfaatlerine olarak en iyi çizgide sürdürüyoruz. İç problemlere çözümler üretiliyor. Gül Hükümeti, bir taraftan dev gibi dış meselelerle uğraşırken diğer taraftan da emeklinin, işçinin esnafın, çiftçinin dertlerine derman olmaya çalışmakta. Fakir-fukaradan o kadar dua aldılar ki sırtları kolay kolay yere gelmez. Diğer taraftan ana muhalefetle de iyi bir ahenk içindeler. TSK ile çalışmaları takdir edilecek seviyede. Geçenlerde Kültür Bakanı Hüseyin Çelik gecenin 23.30’unda bizi aradığında günde 18-20 saat çalıştıklarını söylemişti. Hemen hepsi öyle... Bunlar terbiyeli, pırıl pırıl Anadolu evlatları. Gösterişsiz, mütevazı, hatta biraz mahcup, ülkemiz ve yarınlarımız için koşturan insanlar. Bu insanların başındaki lider, 9 Mart seçimlerinden sonra 23 Nisan 2003’te artık başbakanlık koltuğuna oturmalı. İki başlılık, çift başlılık olduğu için değil. Bir anormalliği ortadan kaldırmak maksadıyla. Hakkı teslim etmek için. Hak yerini bulunca mülk, muhkem olur...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT