BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD, AB ve Türkiye

ABD, AB ve Türkiye

Amerika’nın niçin dünyayı ayağa kaldırmayı göze aldığını bir defa daha vurgulamak istiyorum. Irak operasyonu, dünya petrol ve doğalgaz rezervlerinin mümkün olabilen en büyük kısmı üzerinde hakimiyet kurmak savaşının bir safhasıdır. Bu safha tamamlanmadan diğer safhalara geçilemeyeceği için, Amerika’nın geri adım atması imkânı yoktur. Bu savaşı Amerika, cihanşümul bir terör savaşı yaftası altında yürütüyor.



Amerika’nın niçin dünyayı ayağa kaldırmayı göze aldığını bir defa daha vurgulamak istiyorum. Irak operasyonu, dünya petrol ve doğalgaz rezervlerinin mümkün olabilen en büyük kısmı üzerinde hakimiyet kurmak savaşının bir safhasıdır. Bu safha tamamlanmadan diğer safhalara geçilemeyeceği için, Amerika’nın geri adım atması imkânı yoktur. Bu savaşı Amerika, cihanşümul bir terör savaşı yaftası altında yürütüyor. ABD ve İngiltere’nin petrolleri var, fakat kifayet etmiyor. Petrol ithalatları her yıl arttıkça artıyor. Almanya ve Fransa, arada İtalya ve Hollanda gibi Avrupa devletleri ise petrol konusunda tamamen dışarıya bağlı. Amerika’dan sonraki dünyanın en büyük sanayi ülkesi Japonya da öyle... Dünya servetinin ve üretiminin yarısından fazlası ABD+AB’nin elindedir. Ancak gerek ABD, gerek AB, üretimlerini ve tüketimlerini sürdürmek için gerekli enerji kaynaklarında dışarıya bağımlıdırlar. Enerji kaynakları, petrol ve doğalgaz, demokrasi ile yönetilmeyen, az gelişmiş ülkelerdedir. Epey paradoks bir durum ama, gerçek böyledir. Bu gerçek unutulmadığı takdirde, ABD ile AB arasındaki çekişme anlaşılır hâle gelir. Türkiye’nin üzerinden bile biribirlerine güç gösterisi yapıyorlar. Ama asıl güç, Birleşik Amerika’dadır. Almanya ile Fransa, medeniyetlerini ayakta tutan enerji kaynaklarına ulaşmak için ABD aracılığına muhtaç duruma düşmek istemiyorlar. Türkiye, İngiltere hariç, Birleşik Amerika ile en girift ilişkileri bulunan Avrupa devletidir. Bu ilişkilerini, Avrupa devleti olduğunu unutmaksızın yürütebildiği nispette başarı kazanır, serpilir ve gelişir. Dengeyi bozarsa, alt sıralara düşer ve önemi azalır. Amerika ile sıkı ilişkilerimiz, asla Avrupa ölçütlerinin tamamını kabûl edip uygulamak için engel oluşturamaz. Statükocularımızdan bir kısmı, Türkiye’yi böyle bir yola sokup statükoyu sürdürmek için Avrupa kriterlerinden uzak tutmak isterler. Bu hususta uyanık olmalıyız. Bu hususta gaflet, Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık düzeyinden ebediyen uzak kalmak demektir. Irak savaşı, Avrupa Birliği nezdinde Türkiye’nin ağırlığını artıracaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT