BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Vekilin kelebekleri

Vekilin kelebekleri

Ressam, şair ve yazar kimliğiyle Meclis’in renkli simalarından olan Recep Garip, "Koza'dan Kelebeğe..." adlı resim sergisini Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi'nde açtı.



Şair, ressam ve AKP Adana milletvekili Recep Garip'in son dönem çalışmalarından oluşan "Koza'dan Kelebeğe..." adlı sergisi Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi'nde açıldı. Şairliği ile öne çıkan, birçok dergide şiirleri yayımlanarak kitaplaştırılan, kendine has üslubu ile Türk resim sanatına özgün eserler kazandıran Garip, resimleriyle şiirlerini dengeler bir görüntü çiziyor. Yoğun siyasi trafiğe rağmen sanata olan ilgisini azaltmayan Recep Garip'le kültür ve sanat üzerine konuştuk; ¥ Sanatın hemen her dalıyla uğraşıyorsunuz, resimle tanışmanız nasıl oldu? Bu merak 1974 yılında edebiyat dergisi çıkardığım gençlik dönemlerime rastlar. Tabii o dönemde şimdiki gibi elekronik makinalar yoktu. Her şey eski düzende devam ediyordu. Oradaki çalışma ortamının renk karması, özellikle makina başındaki ustanın o çalışma atmosfetri beni çok çekiyordu. Matbaadaki boya ile tanışmam, derginin hazırlanması sırasında mizampajı ve renk ayarlarını verirken artık kağıtlara çızdiğim yağlıboya çalışmaları, benim daha sonraki yıllarda farkettiğim resim tutkuma bir arka plan teşkil etti. Ben alaylı bir ressamım, mektepli olmadığım için böyle bir sürecinde kendiliğinden beni beslediğini söyleyebilirim. Bu süreç 1987íli yıllara kadar devam etti. Sonraki yıllarda bir resim öğretmeni olan dostumun derslerine gidip geldiğimde içimdeki ateş biraz daha kendiliğinden yanmaya başladı. Sonra bir gün yağlıboya ve diğer malzemelerimi aldım. O noktadan sonra resme daha yakın hissettim kendimi..." ¥ Serginin başlığı hayli ilginç şiirleriniz gibi... "Koza'dan Kelebeğe..." neyi ifade ediyor sizin için? Ben biraz düşünce ağırlıklı bir sergi olmasını arzu ettim bu sefer. Yani insanlar baktıklarında somut imgelerden yola çıkarak soyut çalışmalarla sonsuzu yakalamalarını istedim. "Koza'dan Kelebeğe..." bu anlamda da kendi kozasını ören şair ve ressamı anlatıyor. Aslında herkes kendi kozasını örüyor bu dünyada. Bu anlamda iç dünyamızda öteden beri büyüttüğümüz her tür ve her renkten narin ve ince kelebekler var. Çok sevgili olan kelebekler var, ışıklara girip yanan kelebekler var aşklar gibi... Bizler kozamızdan kelebekler oluşturup, aşk kıvılcımlarımızı herkese uçuralım istedik. Verdiğim sözü tutuyorum ¥ Yoğun bir siyasi trafiğe rağmen sanatla olan birlikteliğiniz tüm hızı ile devam ediyor. Meclisten sanat dünyasına bakmak daha mı farklı? Meclise girmeden önce kendime ve seçmenlerime bir söz vermiştim; resim, şiir ve yazı devam edecek diye... İşte bu 15'inci sergim, önümüzdeki aylarda bir başka sergimde Adana'da açılacak. Şiir ve yazıya da devam ediyorum, şimdi de meclisten günlükler kaleme almaya başladım. Seçim meydanlarında yaşadıklarım, beynimin arka planına attığım kareler, karşılaştığım yüzlerdeki o ifadeler, hayatımda çok fazla yer işgal ediyor. İşte bu birikim farklı bir bakış açısıyla, meclisten yeni tablolar, yeni şiirler ve yazılarla devam edecek. ¥ Bu sergi Milletvekili olarak sanatseverlerle olan ilk buluşmanız değil mi? Ülkemiz şu an çok kritik bir dönemden geçiyor ve yaşananlar halkımızın umutlarını zaman zaman kırıyor. Bir sanatçı duyarlığı bu sergimle bir ilkbahar esintisi getireyim dedim. Sergi boyunca insanlar sevgilerini bizimle paylaşsınlar, ilkbaharı hissedip, aşkı yeniden tadsınlar diye düşündüm. Umutsuzlukların yanı başında yepyeni umutların olduğunu hatırlatmak istedim resimlerimle. İşte bu düşüncelerden yola çıkarak sergi fikri oluştu. Millet Meclisinden bakışımızla toplumumuzun kaynaşması arasındaki bu ince çizgiyi bugün burada yakaladığımı düşünüyorum. Resimle müzik arasında, resimle şiir arasında, resimle aşk arasında, coşkunun, umudun ve yepyeni mevsimlerin bizi beklediğini burada kendi üslubumla dile getirdiğimi düşünüyorum. ‘Mavi Türkü’ ile şiire devam ¥ Serginizle birlikte birde şiir kitabınız yayınlandı bugün, "Mavi Türkü"den biraz bahseder misiniz? Altıncı şiir kitabım olan "Mavi Türkü" ile bugün onuncu eserime imza attım. "Mavi Gül" isimli kitabım 1998'de yayınlanmıştı, Peygamber efendimize yazdığım kasideden oluşan bir kitaptı bu. Araya bir "Bir Leyla Düşü" isimli eserim girdi. Okuyanlar; "Bu Leyla kimdi?" diye sordular. Leyla bir sevgiliydi aslında, şairinde, yazarında, ressamında arayıp durduğu sevgiliydi. Bu gün çıkan "Mavi Türkü" isimli eserim ise sonsuzluğu ve biraz somutu algılayarak evrensel bir bakışlıyla kendi aşkımızı anlattığım bir kitap. ¥ AKP'nin kültür politikaları nasıl olacak, mevcut sıkıntılar aşılacak mı sizce? Daha önce şiir okuyanların tutuklandıkları dönemlerde "Özgürlük" isminde bir tablo yapmıştım. Bundan sonra düşünceye, şiire, sanata ve sanatçıya karşı ince bir bakışın olmasını yeğliyorum ve bu anlamda AKP olarak ciddi çalışmalar yapıyoruz. Diliyorum ki önümüzdeki sıkıntıları büyük bir kararlılıkla aşacağız. Bizim yüzyıllar öncesinden gelen bir medeniyet anlayışımız ve kültürel bakışımız var. Daha önceden verilmiş olan sözlerin yerine getirileceği ve başlanan projelerin tüm hızla süreceğini yakinen biliyorum. Düşünceye saygılı olduğunuz sürece medeniyeti taşıyabilirsiniz. Dünden bu güne bir medeniyetimiz varsa ve bu nedeniyetin yeniden şekillenmesi gerekiyorsa, bu konuda kültür ve sanat elçileri duruşlarını çok net olarak belirlemeli.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT